IMF Anlaşması |ESAY RUL|

IMF An-t-laşması


Öncelikle başlığın açıklaması; IMF, genel kabul gördüğü üzere çağdaş! sömürge düzeninin merkezi organlarından biridir. Hani eskiden ortada paylaşılacak birşey olduğu zaman “yamyamlar” bir araya gelir kimin ne kadar yiyeceğine karar verirlerdi. Paris Konferansı, Sevr Antantı v.b. v.b…Vahşilikleri bir sırtlan’la veya vahşi köpeklerle kıyaslandığında, hiç bir eksikliği olmayan hatta fazlası olan bu fenomenleri bu hayvanlardan daha aşağalık kılan ise kuşkusuz ki doymak bilmemeleridir. Bu yamyamlar, yağmayı sürekli kılmak ve olay bazlı “yamyam”lamak yerine kurumsal yapılar oluşturmayı akıl ettiler biliyorsunuz..IMF de bunlardan biri..yani yamyamların iktisadi uşak-entellektüellerini malum amaç için bir araya getiren bir kurum..Bu yüzdendir ki IMF ile bir devlet anlaşma imzaladığı zaman, kolunun bacağının ne kadarını ona yemek olarak sunduğunun koşullarını belirlemiş demektir. Her bir IMF anlaşması bir sömürgecilik anlaşmasıdır ve içimi burkar.. IMF ve IMF an-t-laşmaları hakkında söylecenek çok şey var ama bu yazının konusu bu değil.

Herkesin malumudur, tüm para ve sermaye piyasalarımız aylardır “yılbaşına kadar imzalanacak” – “seçime kadar kesin imzalanacak” olan IMF anlaşmasını bekliyor. IMF nin istekleri yine ahlaksızlık ölçüsünde ikiyüzlü ve tutarsız. Ama konumuz IMF nin istekleri de değil. Konumuz tam olarak şu; HÜKÜMET’in gerçekte böyle bir anlaşma imzalamaya isteği var mı?
Koşullara bir bakalım. Ekonominin %5-7 arası küçülmesi bekleniyor. Bir sonraki yıl ise hem dünyada hem Türkiye’de, her ne kadar yamyam ağalar tersini söylesede durum benzer oranda kötü olacağa benziyor. Ve devamında seçim var. Yani zaten iktisadi koşullardan iyice bunalmış olan bir halka bir de IMF nin isteğiyle gelecek kemer sıkmaları dayatacaksınız ve sonra da seçimden iktidar çıkmayı bekleyeceksiniz. Sözün özü; hükümet IMF işini sürümcemede bırakarak, krizin hafiflemesine duacı bekliyor..Olur ya kriz bitmeye yüz tutar da IMF e gerek kalmayıverir belki…İktidar da kurtuluverir..Hükümetin politikası bence bu şekildedir.

Burda IMF ile anlaşma yapılmalı-yapılmamalı gibi bir polemik açayacağım. Çünkü ne hükümetin IMF ile anlaşmayı sallama gerekçeleri savunulabilir ne de yamyam kuruluşun istekleri kabul edilebilir. Şimdi sağda solda pek çok neo-liberal vatandaşın “aaa ne güzel işte Gelir İdaresinin Özerkleşmesini istiyorlar, siyasi etkiden uzak kalacak, daha ne” türü, sanki TC değil IMF vatandaşı ayarındaki çığlıklarını duyabilirsiniz. Onların lügatında devlet bile karlı birer organizasyona dönüşmelidir, onlar için halk, ulus, onların ortak çıkarları yoktur. Onlara göre herkes “karlı” birer organizasyon olsun yeter, zaten herşey yoluna girecektir. Öyle ya “herkesin şansı eşittir”, “herkes kendini karlı bir organizasyona dönüştürebilir” “sağlık sistemi de, eğitim sistemi de ve hatta güvenlikle adalet bile karlı olmalıdır..Kar etmeyenin yaşamaya bile hakkı yoktur, asgari ücretle bile..Sözün özü; dünyanın sonunu getirecekse bu neo-liberal yamyamlar getirecek……
Konu dağıldığı için bir toparlama ihtiyacı ile son sözü söyleyeyim.
Kriz derinleşmedikçe veya başka siyasi dinamiklerle Türkiye manipüle edilmedikçe hükümetin kısa vadede IMF ile bir anlaşma imzalamaya bence niyeti yoktur..

Bu Da Dikkatini Çekebilir

bir atımlık barut dahamı, yoksa emtiyalar ve borsalar tatlı inişemi

bu olayı borsa açısından değerlendirmek istifa eden kişi ve kişilere haksızlık olur en başında,… borsanın …

Yunanistan batarsa En Çok zarar görecek Ülkeler Fransa başı çekiyor

İspanya İşsizlik %21 Enflasyon %3,5 Dış ticaret – 3962.00 B açık veriyor ve sanayi üretiminde …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *