-
Topyekun kurtarma planı
19.09.2008
ABD Hazinesi ve Fed mali kurumların tümünü birden kurtaracak bir plan üzerinde çalışıyor. Plana göre ABD hükümeti, mali kuruluşların kötü varlıklarını toplayarak kurulacak yeni bir şirkete devredecek.
Düşünülen seçenekler arasında finansal kuruluşlardan kötü varlıkları satın alacak 800 milyar dolarlık bir fonun yanı sıra Federal mevduat sigortası kurumunda 400 milyar dolarlık bir havuz kurularak para piyasasında yatırımları sigorlayarak kredi sıkışıklığını önlemek de bulunuyor.
Wall Street´te işlemler devam ederken, Demokrat Senatör Charles Schumer, ABD Hazinesi ve Fed´in daha kapsamlı bir çözüm arayışında olduğunu ve mali şirketlere sermaye pompalayacak bir kurum oluşturulmasını önerdiğini söyledi.
Gün içinde 10,459 puana gerileyen Dow Jones % 3,86 yükselişle 11,019 puandan kapandı. Nasdaq % 4,78, S&P 500 % 4,33 yükseldi.
Günün en çok kazananı Morgan Stanley´le satınalma görüşmeleri yapan Wachovia Bank oldu. Wachovia % 59 yükselirken, WaMu % 49´la izledi.
UBS´in % 24,Citigroup´un % 19 yükselmesi dikkat çekerken, Morgan Stanley % 46´lık kaybı geri almayı başardı. Goldman % 25´lik düşüşten geri döndü.
VIX Endeksi 42´ye çıktıktan sonra % 6,6 gerileyerek 33,82´den kapandı.
Kapanışın ardından ABD Hazine Bakanı Henry Paulson ve Fed Başkanı Ben Bernanke, dün gece ABD Kongresi liderleri ile biraraya gelerek finansal piyasalarda devam eden kargaşanın azaltılması için hazırladıkları bir plana ilişkin bilgi verdikleri öğrenildi.
Açığa satış yapanlar üzerinde de ciddi bir baskı oluşturulmaya başlandı.
İngiltere´de mali sektör hisselerinin açığa satışı yılsonuna kadar yasaklandı. Ciddi siyasi baskı altında kalan ABD Sermaye Piyasası Kurulu da açığa satışı geçişi olarak yasaklamayı değerlendiriyor. Açığa satışın hisselerin tümünü mü yoksa mali kurumları mı kapsayacağı henüz belirginleşmedi.
Öte yandan New York Başsavcısı açığa satış yapanlar hakkında soruşturma başlattı. Başsavcı Andrew Cuomo, özellikle Lehman Brohters, AIG, Morgan Stanley ve Goldman Sachs gibi şirketlerin hisselerin değer kaybetmesi için kasıtlı davranışlarda bulunulup bulunulmadığını araştıracak. Cuomo, "Açığa satış yasa dışı değil, ancak bu yalan bilgilerle yapılırsa o zaman yasadışı olur" diye konuştu.
3 emeklilik fonu da açığa satış için hisse senedi ödünç vermeyi durdurduklarını duyurdu..
Dün 1,45 gören euro dolar paritesi gelişmeler üzerine 1,42´ye indi. New York´ta 902 dolara çıkan altın ise 845 dolara geriledi.
Asya´da endeksler zıpladı. Tokyo % 3,5, Hong Kong % 6,5, Şanghay % 9,5 yukarıda
-
ABD bilançoları temizleyecek
19.09.2008
ABD hükümetinin banka ve finansal kuruluşların kötü varlıklarını toplayarak kurulacak yeni bir şirkete devredecek bir plan üzerinde çalıştığı haberleri Wall Street´i kapanışa doğru yukarı itti.
Hazine Bakanı Henry Paulson, Fed Başkanı Ben Bernanke´nin bazı kongre üyeleriyle kısa sürede böyle bir şirket kurulmasına olanak verecek yasaların çıkartılması için dün görüştükleri bildirildi.
Görüşmeden sonra bir açıklama yapan Hazine Bakanı Paulson, "sermaye piyasasındaki sistemik riski ve mali sistemdeki gerginliği azaltacak bir yaklaşım üzerinde çalışıyoruz" dedi.
[B]Paulson, "Finansal kuruluşlarınızın bilançolarında bulunan nakte çevrilemeyen varlıklardan kaynaklanan bu sorunun temeline yönelik hızlı ve etkili bir çözüm bulmak için toplandık" ded[/B]i
[B]Bu girişimin, ipotek kaynaklı değeri kalmamış alacakları finans kurumlarınıdan almanın yanı sıra para piyasasında yatırımları da sigortalayacağı ve 1929 Büyük Bunalımı´ndan bu yana en büyük krizin aşılmasına yardımcı olacağı düşünülüyor.[/B]
Düşünülen seçenekler arasında[B] finansal kuruluşlardan kötü varlıkları satın alacak 800 milyar dolarlık bir fonun yanı sıra Federal mevduat sigortası kurumunda 400 milyar dolarlık bir havuz kurularak para piyasasında yatırımları sigorlayarak kredi sıkışıklığını önlemek de bulunuyor.[/B]
Diğer bir seçenek ise hükümetin daha önce el koyduğu Fannie Mae ve Freddie Mac´ı kullanarak bu varlıkları satın almak olarak gösteriliyor.
Fed ve Hazine´nin aylardır tek tek banka ve finansal kurumların kurtarılması üzerinde çalıştıktan sonra, bu kez şu ana kadar 518 milyar zarar yazılmasına neden olan krizin ABD ekonomisini daha da etkilememesi için bu formüle yöneldikleri sanılıyor.
Temsilciler Meclisi Mali Hizmetler Komitesi başkanı Barney Frank, "çok hızlı bir şekilde yeni bir yasa hazırlamak zorundayız" dedi.
SEC Başkanı Christopher Cox da komisyonun toplanarak piyasada likiditenin arttırılması için yeni kurallar üzerinde çalışacağını bildirdi.
-
Bush Yönetimi ile Kongre, [COLOR="red"]yarın ABD piyasaları açılıncaya kadar[/COLOR] anlaşmaya varmaya çalışıyor...
Piyasaları kongre telaşı sarmış durumda ...Pariteler , fdow hepsi keskin düşüşlerde ..
Ben bunları kongreye "elini çabuk tut, bu iş fazla uzamasın" gözdağı olarak görüyorum ..
Paulson: Plan bir an önce kongreden geçmeli
22.09.2008
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, mali sistemi düzeltmek için gerekli
olan 700 milyar dolarlık kurtarma planının Kongre´den bir an önce
geçmesini istedi.
Paulson, ABC Televizyonu´nda yaptığı açıklamada, [B][COLOR="Red"]Kongre´deki Demokrat üyelerin, ilave önerilerde bulunmasından çok paketin bir an önce çıkması için destek vermelerini istedi. [/COLOR][/B]
Demokratlar, kurtarma paketinden, ipotek riski bulunan kredi almış
konut sahiplerinin de faydalanmasını istiyor.
Henry Paulson, 700 milyar dolarlık kurtarma paketinden, ABD´de
faaliyet gösteren yabancı bankaların da faydalanabileceğini çünkü bu
bankaların doğrudan ABD ekonomisini ilgilendirdiğini kaydetti.
ABD Hazine Bakanı, diğer ülkelerin de ABD´nin yaptığı gibi kurtarma
paketi hazırlamaları çağrısında bulundu.
Bush Yönetimi, Kongre´den 700 milyar dolarlık kurtarma paketi için
yetki istedi.
Bush Yönetimi ile Kongre, yarın ABD piyasaları açılıncaya kadar
anlaşmaya varmaya çalışıyor. Anlaşmanın ardından ise kurtarma
paketinin gelecek haftadan itibaren yürürlüğe girebileceği
belirtiliyor.
Hazine´nin önerisinin onaylanması halinde, ABD Yönetiminin borçlanma
limiti, 10,6 trilyon dolardan, 11,3 trilyon dolara çıkacak.
ABD Hazinesi, 700 milyar dolar ile mali kurumların karşılıksız
borçlarını, iki yıllık bir süreç içinde satmasına imkan verecek.
Hazine, bankalara karşılıksız sağlayacağı bu para karşılığında,
bankalardan herhangi bir varlık satın almaz iken sadece destek
sağladığı bankalar ve mali kurumları yeniden düzenleyecek,
operasyonlarına karışabilecek.
ABD yetkilileri, böyle bir kurtarma paketinin sağlanmaması halinde,
vadesi gelen ancak tahsil edilemeyen konut kredileriyle derin bir
yapıya kavuşan mali krizin, tüm sektörleri ve dünya ekonomisini
sararak, yıkıcı sonuçlar yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
700 milyar dolarlık kurtarma paketi, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımından
bu yanaki en büyük kurtarma paketi olarak değerlendiriliyor. ABD
Hazine Bakanı Paulson, piyasaların istikrar kazanması açısından, bu
paketin, Kongreden, "sulandırılmadan ve gecikmeden" çıkması
gerektiğini ifade ediyor.
[B]Piyasalar kurtarılmayı bekliyor [/B]
ABD´de Bush yönetim ve Kongre, mali sektörü kurtaracak 700 milyar
dolarlık planın çalışmalarını sürdürürken, piyasalar gelecek haberleri
bekliyor.
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson sürecin hızlandırılması yönünde
açıklamalar yaparken Demokrat Parti´den bazı talepler gelse de plana
siyasi partilerden genelde destek geldiği görülüyor.
Başkan adayları Barack Obanma ve John McCain de destek verenler
arasında. Demokrat Parti başkan adayı Obama, Kongre´nin hızlı hareket
etmesi gerektiğini, ancak yetkililerden vergi mükelleflerini
korumalarını ve mali şirketler üzerindeki kontrolün artırılmasını
istedi.
Tartışmaların yoğunlaştığı bir nokta, ABD Hazinesi´nin hızlı hareket
edebilmek için yapılacakların yargı denetiminin dışında olmasını
istemesi. Plana göre ABD Hazinesi altı ayda bir Kongre´ye hesap
verecek.
Planın içine yerleştirilmek istenen maddelerden biri de kötü
varlıkları satın alınacak şirketlerin CEO ücretlerine sınırlama
getirilmesi. Şirketlerini kötü duruma düşüren yöneticilerin bu şekilde
cezalandırılması isteniyor.
Kongre´de bazı Demokrat Parti temsilcileri, planın bir parçası olarak
evleri ipotekli olanlara da destek verilmesini talep ediyor.
Haftasonu yapılan görüşmelere katılan Demokrat Parti Senatörü Chuck
Schumer, kötü varlıkların geri alımını engellemediği sürece Paulson´ın
değişikliklere açık olduğunu söyledi. Schumer, perşembe gecesi
kurtarma planını kamuoyuna duyuran ilk kişi olmuştu.
Plana göre [B]Hazine geri alım düzenleyerek likiditesini kaybetmiş
varlıları alacak.[/B] İhalelerde en düşük tekliften başlanarak alım
yapılacak. Tahvillerin fiyatlanması da şu anda olmasa da bir süre
sonra tartışmalarda öne çıkacak gözüküyor.
[B]ABD Hazinesi ayrıca satın alınacak varlıkların yönetimi için Wall
Street´ten mali kurumları görevlendirmek istiyor. [/B]
[B]Plana göre hedge fonlardan tahvil satın alınmayacak.[/B] ABD´de faaliyet
gösteren mali kurumlar ise geri alım ihalelerine katılabilecek.
Geri alım 2 yıl sürecek ancak geri alınan varlıkların yönetimi ve
yeniden satılması süreci gerektiği kadar devam edecek.
-
Büyük yatırım bankası kalmadı
22.09.2008 07:53
ABD´de büyük yatırım bankaları dönemi sona erdi..Goldman Sachs ve Morgan Stanley mevduat toplayabilen banka olacak...
[B][COLOR="Red"]Fed, Goldman Sachs ve Morgan Stanley´in bağımsız birer yatırım bankası olarak fonlama kaynakları bulmakta zorlanmaları nedeniyle bu iki bankaya ticari bankacılık yapma hakkı verdi. [/COLOR][/B]
Fed Yönetim Kurulu, pazar gecesi iki firmanın da banka holding şirketi konumuna gelme başvurularını onayladı. Bu kararla her iki banka Fed´in kredi imkanlarından pratikte sınırsız biçimde yararlanabilecek.
Bu kararın ardından Morgan Stanley´in birleşme görüşmelerinin donması bekleniyor. Wachovia ile birleşme çabaları analistler tarafından sağlıksız bir yapı oluşacağı gerekçesiyle eleştiriliyordu.
Böylece ABD´de 5 olan büyük yatırım bankası sayısı sıfırlandı. Bear Sterns ve Lehman Brothers´ın ardından Merrill Lynch, Bank of America ie birleşme kararı almış, piyasadaki baskı 1 ve 2 numaralı yatırım bankaları Goldman ile Morgan üzerinde yoğunlaşmıştı...
-
Açığa satış yasağı dünyaya yayılıyor
22.09.2008
Pazar günü Avusturalya, Tayvan ve Hollanda´nın yatırımcıların hisseler düşeceği yönünde bahislerini engellemek için kısıtlamalar açıklamasıyla açığa satışı kaldırma çabaları ivme kazandı.
Avusturalya, Cuma günü bazı kuralları sıkılaştırmasının ardından, Pazar günü herhangi bir hissenin açığa satışını yasakladı.
Tayvan, Pazartesi gününden başlayarak 15 gün boyunca, bir önceki kapanışın altında işlem gördükleri zamanlarda piyasanın 150 büyük şirketinin açığa satışını yasaklayacak.
Bu arada Hollandalı düzenleyici AFM finansal kuruluşların çıplak açığa satışını üç ay yasakladı.
Çıplak açığa satış yatırımcı hisseleri borçlanmadan satış yaptığında oluşuyor.
-
-
[B][COLOR="Red"]Fatura 2 trilyon dolara ulaşmak üzere [/COLOR][/B]
22.09.2008
Piyasalar ABD´nin kurtarma planıyla ilgili gelecek haberleri son günlerdeki volatilite dikkate alındığında daha sakin bir havada bekliyor. Borsalar Cuma günkü keskin yükselişlerin ardından hafif kar satışlarıyla seyrediyor.
İMKB - 100 Endeksi ilk seansı % 0,71 kayıpla 36,113 puandan kapadı. Avrupa borsaları da hafif ekside seyrediyor.
Kurlar ve emtia daha hareketli bir seyir izliyor. Cuma günü 1,4150 gören euro-dolar paritesi bu sabah 1,46 gördü. Dolardaki zayıflama emtiada alım getiriyor. Petrol 106 doların üzerine çıktı, altın 880 dolar civarında işlem görüyor.
ABD Kongresi´nden 700 milyar dolarlık kurtarma planı için çalışmalar sürüyor.
ABD Hazine Bakanlığı, Kongre temsilcileriyle birlikte hafta boyunca bir plan oluşturmak için çalıştı. Plan, finansal sistemi yıkımdan korumak için banka ya da diğer finans kurumlarının bilançolarından kötü konut kredileri ve diğer varlıkları satın almak için 700 milyar dolar harcamayı öngörüyor.
Cuma günü para piyasası fonları için yeni bir garanti sunan Hazine desteğiyle birlikte Washington´un potansiyel yardım musluğundan akan para 1.8 trilyon dolara çıkacak.
Rakamlar şöyle:
700 milyon dolar ayakta kalmaya çabalayan kurumlardan kötü varlıkları satın almak için kullanılacak. Plan, finansal kurumlardan kaynaklanan ipotek kredilerinin etkilerini gidermeyi amaçlıyor fakat Hazine´ye geri alım konusunda geniş bir serbestlik sağlıyor.
50 milyar dolar para piyasası fonlarında ana parayı garanti etmek için kullanılacak. Para piyasası fonundan satın alınacak varlıkların finansmanı için Fed iskontolu krediler sağlayacak.
Hazine Eylül´de en azından 10 milyar dolar konut ipoteği destekli tahvilleri satın almak için kullandı. Programı Cuma günü iki katına çıkaran Hazine gelecek aylarda daha fazla satınalma yapabileceğini belirtti.
Fannie Mae ve Freddie Mac´ten 144 milyar dolar ek ipotek destekli tahvil satın alımı yapılacak. Hazine el koyduğu şirketlerin yatırım portföy limitlerini her biri için 850 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. 30 Haziran´da Fannie portföyü 758.1 milyar dolar, Freddie´ninki 798.2 milyar dolardı.
AIG´ye %79.9 hisse karşılığında ve şirketin iflasını engellemek için verilen 85 milyar dolar verildi.
JP Morgan´a batan yatırım bankası Lehman ile yaptığı işlemlerin finansmanı için ön ödeme olarak en az 87 milyar dolar verildi. Oysa ABD Hazine Henry Paulson öceki hafta sonunda şirketi kurtarmak için fonların kullanılmayacağını kesin bir dille açıklamıştı.
Fannie Mae ve Freddie Mac için 200 milyar dolar. Hazine, el koyduğu şirketlerin sermayelerini güçlendirmek için her birine 100 milyar dolar aktaracak.
Konut kurtarma yasasının bir parçası olarak geçen, batan emlak kredilerini, hükümet garantisi ile yeniden finanse etmek için Federal Konut Yönetimi´ne verilen 300 milyar dolar.
Belediyelere emlak kredisi hacizleri nedeniyle terk edilen evleri almak ve tamir ettirmek için hibe edilen 4 milyar dolar.
Mart ayında JP Morgan´ın hükümet aracılığı ile Bear Stearns´ü satın almasının finansmanı için verilen 29 milyar dolar. Hükümet 30 milyar dolar değerinde şüpheli Bear varlıklarını teminat olarak almayı kabul etti. JP Morgan ilk 1 milyar dolar zarardan yükümlü tutuldu, daha fazla zarar için hükümet destek olmayı kabul etti.
Fed´in kısa vadeli ihaleler (TAF) yoluyla bankalara verdiği ve son günlerde 28 günlük kredilerin yanı sıra 84 gün vadeli kredilerle genişletilen 200 milyar dolar tutarındaki likidite imkanları.
-
´Kurtarmalar stagflasyon riskini artırıyor´
22.09.2008
Pimco CEO´su Mohamed El-Erian´a göre Washington´a 1.8 trilyon dolara
mal olacak olan finansal sistemi kurtarma planı stagflasyon riskini
artırabilir ve hedge fonlar ve daha küçük bankalar için problemler
yaratabilir.
Plan uzun vadede daha zayıf, daha az riskli ve muhtemelen daha az
verimli bankacılık yönetimi getirecek fakat kısa vadede işler karışık
olacak. El-Erian bunu ağır kriz yönetimi karşılığı olarak görün diyor.
"Geç geldi fakat büyük oldu. Karışık olacak, zarif olmayacak." diyen
El-Erian, kurtarma planı finansman gerektirdiği için gelecek iki yıl
için stagfaslyon riskinin arttığını ekledi.
El-Erian´a göre, yatırmcılar Cuma günü açığa satış yapanların
yasaklarla sıkıştırıldığı teknik bir sıçrama gördüklerinden borsalarda
volatilite devam edecek.
"Risk primlerinde büyük bir değişiklik görüyorsunuz, görünüm yeniden
tanımlanıyor ve ilk hamle yapanlar avantajlı olacak" diyen El-Erian, "
Dünya herkes için çok çabuk değişti" diye ekledi....
-
Nouriel Roubini: Gölge bankacılık sistemi çöküyor
Geçen hafta, 20 yılda oluşan gölge bankacılık sisteminin çöküşünü gördük. Bankaların geniş çaplı kontrol altında olması nedeniyle birçok finansal aracılık faaliyeti (broker-dealer (komisyoncu-tacir), hedge fonlar, özel sermaye grupları, yapılandırılmış yatırım araçları ve yolları, para piyasası fonları ve banka olmayan mortgage kredisi verenler) 20 yıldır bu gölge sistem içinde büyüdü, gelişti...
Bu sistemin çoğu üyesi, bankalar gibi kısa vadede ve likit yollarla borçlanıyor, bankalardan daha fazla kaldıraç kullanıyor (para piyasası fonları hariç) ve çok daha az likit olan, uzun vadeli borç verip yatırım yapıyorlar. Bankalar gibi, normalde aktifleri borçlarından fazla ama likit yükümlülüklerin kendi kendine ve yıkıcı bir şekilde çekilmesi riskiyle karşı karşıyalar.
Fakat bankalardan farklı olarak mevduat sigortası ve merkez bankalarının son borç verme mercii likiditesi yoluyla kaçış riskinden korunamıyolar –gölge sistemin çoğu üyesinin kaçışları önleyen bu güvenlik duvarına erişim imkanı olmadı...
Bu gölge bankalardaki geniş anlamda kaçış, hangi kurumların ödeme gücü olduğuna dair belirsizlikleri ortaya koyan aktif köpüğü patlamasından sonra kaldıraçtan faydalanılamadığı zaman başladı. İlk evre yatırımcıların yatırımlarının ve kısa vadeli fonlamasının çalışmamasının farkına varmaları sonucunda bütün yapılandırılmış yatırım araçlarının yıkımıydı.
Bir sonraki evre büyük ABD broker-dealerlarındaki kaçıştı: ilk önce Bear Stearns birkaç günde likiditesini yitirdi. Fed sonrasında sistemik olarak önemli broker-dealerları desteklemek için son borç verme mercii desteğini çalıştırdı. Fakat bu diğer broker-dealerlardan kaçışı engelleyemedi: Lehman Brothers’ın çöküşü geldi. Satılmasaydı Merrill Lynch’in de sonu aynı olacaktı. Baskı Morgan Stanley ve Goldman Sachs’a uzandı.
Üçüncü evre hem likit olmayan hem de ödeme gücü olmayan diğer borçlu kuruluşların çöküşüydü: Fannie Mae, Freddie Mac, diğer 300’den fazla mortgage borç verenleri ve AIG.
Dördüncü evre para piyasalarında yaşanan panikti. Fonlar varlıklar için agresif bir biçimde rekabet ediyorlardı ve yatırımcıları yüksek getiriler sunmak suretiyle cezbetmek için bazıları likit olmayan araçlara yatırım yaptılar. Bu araçlar da iflas edince yatırımcılar arasında panik baş gösterdi ve bu tip fonlardan büyük çaplı kaçışlar başladı. Bu felaket olabilirdi; bu sebeple bir diğer radikal hareketle ABD mevduat güvencesini para piyasası fonlarına kadar genişletti.
Sonraki evre yüksek oranda borçlu binlerce hedge fondan kaçış şeklinde olacak. Geçici bir dönem sonrasında bu fonlardaki yatırımcılar çeyrek dönemlerde yatırımlarını çekebilirler; böylece hedge fonlardan, banka benzeri kaçış hayli olası. Borçlanma yoluyla büyük riskler alan ve kötü şekilde yönetilen yüzlerce küçük ve kısa geçmişe sahip fonlar batabilir. Şişkin hedge fon endüstrisinin büyük çaplı silkelenmesi gelecek iki yıl içinde gerçekleşebilir.
Hatta özel sermaye fonları ve onların tehlikeli boyuttaki yüksek kaldıraçlı hisse alımları da bu dalgadan kurtulamayacak. Özel sermaye balonu 1 trilyon dolarlık kaldıraçlı alım (LBO) gerçekleştirdi. Bu LBO’lardan kaçış bazı hükümlerin işlerlik kazanmasıyla yavaşladı fakat bunlar yeniden finansman krizini sadece geciktirmekte ve çok daha kötü iflasları arkasından getirecek. En büyük LBO olan GMAC ve Chrysler bile risk altında.
Gölge bankacılık sisteminde artan bir kaçış gözlemliyoruz. Eğer son borç verme mercii destekleri ve mevduat güvencesi, gölge bankacılığının üyelerinin çoğuna genişletilirse bu kuruluşlar ahlaki çöküntüyü önlemek için bankalar gibi düzenlenmek zorunda kalacaklardır. Elbette bu ciddi finansal kriz geleneksel bankalar üzerinde de etkisini gösteriyor: yüzlercesinin ödeme gücü yok ve kapanmak zorunda kalacaklar.
Finansal krizin reel ekonomiye yansıması ciddi bir ABD durgunluğu olacak. Finansal bulaşıcılık, güçlü euro, düşen ABD ithalatı, Avrupa konut balonunun patlaması, yüksek petrol fiyatları ve savaşçı Avrupa Merkez Bankası, euro bölgesinde, İngiltere’de ve çoğu gelişmiş ekonomide bir resesyona sebep olacak.
Avrupa finans kuruluşları zehirli ABD menkul kıymetlendirilmiş ürünlerinin onlara satılmasından dolayı keskin kayıp riski taşıyor; agresif risk alma ve yerel menkul kıymetleştirme ardından kaldıraçtaki geniş çaplı artış; dolar yokluğunda ve kredi krizi sebebiyle kötüleşen ciddi boyuttaki likidite sıkışıklığı; yerel konut balonunun patlaması; resesyondaki hane halkı ve kurumsal iflaslar; düzenleyiciler tarafından gizlenen kayıplar; konut ve kredi balonunun yabancı paralarla finanse edildiği İsveç, Avusturya ve İtalyan bankalarından Baltık devletleri, İzlanda ve Güney Avrupa’ya kadar birçok yerde risk yüklenimi sert inişe geçmek üzere.
Böylece yüzyılın finansal krizi Avrupa finansal kuruluşlarını da içine alacak....
Roubini, New York University Stern School of Business ekonomi profesörüdür. Bu makale Financial Times gazetesinde yayımlanmıştır.
The shadow banking system is unravelling
By Nouriel Roubini
Last week saw the demise of the shadow banking system that has been created over the past 20 years. Because of a greater regulation of banks, most financial intermediation in the past two decades has grown within this shadow system whose members are broker-dealers, hedge funds, private equity groups, structured investment vehicles and conduits, money market funds and non-bank mortgage lenders.
Like banks, most members of this system borrow very short-term and in liquid ways, are more highly leveraged than banks (the exception being money market funds) and lend and invest into more illiquid and long-term instruments. Like banks, they carry the risk that an otherwise solvent but liquid institution may be subject to a self*fulfilling and destructive run on its *liquid liabilities.
But unlike banks, which are sheltered from the risk of a run – via deposit insurance and central banks’ lender-of-last-resort liquidity – most members of the shadow system did not have access to these firewalls that *prevent runs.
A generalised run on these shadow banks started when the deleveraging after the asset bubble bust led to uncertainty about which institutions were solvent. The first stage was the collapse of the entire SIVs/conduits system once investors realised the toxicity of its investments and its very short-term funding seized up.
The next step was the run on the big US broker-dealers: first Bear Stearns lost its liquidity in days. The Federal Reserve then extended its lender-of-last-resort support to systemically important broker-dealers. But even this did not prevent a run on the other broker-dealers given concerns about solvency: it was the turn of Lehman Brothers to collapse. Merrill Lynch would have faced the same fate had it not been sold. The pressure moved to Morgan Stanley and Goldman Sachs: both would be well advised to merge – like Merrill – with a large bank that has a stable base of insured deposits.
The third stage was the collapse of other leveraged institutions that were both illiquid and most likely insolvent given their reckless lending: Fannie Mae and Freddie Mac, AIG and more than 300 mortgage lenders.
The fourth stage was panic in the money markets. Funds were competing aggressively for assets and, in order to provide higher returns to attract investors, some of them invested in illiquid instruments. Once these investments went bust, panic ensued among investors, leading to a massive run on such funds. This would have been disastrous; so, in another radical departure, the US extended deposit insurance to the funds.
The next stage will be a run on thousands of highly leveraged hedge funds. After a brief lock-up period, investors in such funds can redeem their investments on a quarterly basis; thus a bank-like run on hedge funds is highly possible. Hundreds of smaller, younger funds that have taken excessive risks with high leverage and are poorly managed may collapse. A massive shake-out of the bloated hedge fund industry is likely in the next two years.
Even private equity firms and their reckless, highly leveraged buy-outs will not be spared. The private equity bubble led to more than $1,000bn of LBOs that should never have occurred. The run on these LBOs is slowed by the existence of “convenant-lite” clauses, which do not include traditional default triggers, and “payment-in-kind toggles”, which allow borrowers to defer cash interest payments and accrue more debt, but these only delay the eventual refinancing crisis and will make uglier the bankruptcy that will follow. Even the largest LBOs, such as GMAC and Chrysler, are now at risk.
We are observing an accelerated run on the shadow banking system that is leading to its unravelling. If lender-of-last-resort support and deposit insurance are extended to more of its members, these institutions will have to be regulated like banks, to avoid moral hazard. Of course this severe financial crisis is also taking its toll on traditional banks: hundreds are insolvent and will have to close.
The real economic side of this financial crisis will be a severe US recession. Financial contagion, the strong euro, falling US imports, the bursting of European housing bubbles, high oil prices and a hawkish European Central Bank will lead to a recession in the eurozone, the UK and most advanced economies.
European financial institutions are at risk of sharp losses because of the toxic US securitised products sold to them; the massive increase in leverage following aggressive risk-taking and domestic securitisation; a severe liquidity crunch exacerbated by a dollar shortage and a credit crunch; the bursting of domestic housing bubbles; household and corporate defaults in the recession; losses hidden by regulatory forbearance; the exposure of Swedish, Austrian and Italian banks to the Baltic states, Iceland and southern Europe where housing and credit bubbles financed in foreign currency are leading to hard landings.
Thus the financial crisis of the century will also envelop European financial institutions.
The writer, chairman of Roubini Global Economics ([url]www.rgemonitor.com[/url]), is professor of economics at the Stern School of Business, New York University
[url]http://www.ft.com/cms/s/0/622acc9e-87f1-11dd-b114-0000779fd18c.html[/url]
-
Petrol yoldan çıktı, hisseler çarpıldı
23.09.2008 07:30
Wall Street´te çılgın bir gün daha yaşandı. 700 milyar dolarlık kurtarma planıyla ilgili görüşmeler sürerken, doların düşüşü petrolde çılgınca bir yükselişi tetikledi. Hisse senetleri belirsizliklerin artması, petrol fiyatlarındaki tırmanış ve kurtarma planının durgunluğa engel olamayacağı yönündeki beklentilerle sert bir düşüş yaşadı.
Dow Jones Endeksi % 3,27 kayıpla 11,015 puandan kapadı. Nasdaq % 4,17, S&P 500 % 3,82 düştü.
Mali sektöründe açığa satış yasağına rağmen sert satışlar dikkat çekerken en çok kaybedenler listesinde değişiklik vardı. Washington Mutual % 20 kayıpla ilk sırada yer aldı. Kurtarma planının banka için talep getirecek kadar iyi sonuç doğurmayacağı beklentisi satışları hızlandırdı. WaMu´nun kendisatışı için açtığı ihaleye son katılan Toronto-Dominion Bank oldu. Daha önce JPMorgan, Citigroup, Wells Fargo ve Banco Santander´in ilgilendiği açıklanmıştı.
Barclays % 19 düşerken en sağlam bankalar olarak görülen JP Morgan % 13, Wells Fargo % 12 geriledi. Diğer mali kuruluşlar % 8-10 kayıpla takip etti. S&P 500 Banka Endeksi, 1989´da oluşturulduğundan bu yana en yüksek kaybı yaşayarak % 12 indi. Bunda bölgesel banka hisselerine gelen satışlar etkili oldu.
İnşaat sektörü hisseleri de % 12 düştü.
Demokrat Parti kurtarma planıyla ilgili taleplerini genişletti: CEO´ların ücretlerinin sınırlanması ve mortgage kredisi kullanmış evsahiplerinin desteklenmesinin yanı sıra hükümetin kurtarma planına katılan kurumlardan hisse alması önerisi gündeme geldi.
Günün yıldızı ise kuşkusuz petroldü. 90 doları gördükten sonra kurtarma planıyla 100 doların üzerine çıkan petrol dün iki saat içinde önce 20 dolar yükseldi, sonra 9 dolar düştü. Cumaya göre 26 dolar kazanarak 130 dolara kadar çıkan petrol New York´ta 121 dolardan kapandı. Petrol Asya´da 109 dolara indi.
Petroldeki sıçramayı dolardaki düşüş destekledi. Yeni kontrata geçiş öncesinde kısa pozisyonları olanların kapanmak içib yaptığı alımlar da petrolü yukarı itti. Cuma 1,4150 gördükten sonra 1,45´ten kapanan euro-dolar paritesi kontrolsüz bir yükselişle 1,4866´ya kadar çıktı. Parite bu sabah 1,48´in altında.
Kurtarma planı netleşinceye kadar volatilite hız kesmeden sürecek gözüküyor.
-
700 milyar dolar hala masada
24.09.2008
Hazine Bakanı Henry Paulson ve Fed Başkanı Ben Bernanke Kongre´de uyarıcı konuşmalar yaparma kurtarma planının bir an önce geçirilmesini, aksi halde ekonominin daha büyük bir yükle karşılaşacağını söyledi. Ancak Kongre´de iki parti temsilcilerinin de yeterince ikna olmadıkları gözlendi.
Tartışmalar geri alım ihalelerinin hangi fiyattan yapılacağına kayarken iki partinin Kongre liderleri gruplarını ikna etmekte zorlanıyorlar. Bernanke, Hazine´nin tahvilleri piyasa fiyatlarından değil, itfaya kalan gün sayısına göre iskontolanan fiyattan geri alacağını açıkladı.
Bernanke konuşma için hazırlanan ve Pazartesi gecesi Kongre üyelerine dağıtılan metnin medyada yer alması üzerinde konuşmasında tahvillerin geri alımı konusuna geniş yer ayırdı. Bernanke konut piyasası ve ekonomideki belirsizlikler nedeniyle tahvillerin ölü fiyatına işlem gördüklerini, bu nedenle varlık silme ve varlıkların değerlerini kaybetmesinden oluşan bir kısırdöngünün oluştuğunu söyledi. Bernanke yüksek fiyattan geri alım yapılmasının piyasada likidite sıkışıklığını sona erdireceğini, kredi piyasalarındaki kilitlenmenin açılacağını, belirsizliği azaltacağını ve bankaların sermaye çekebileceklerini söyledi.
Tahvilleri ölü fiyatına almanın ve itfa tarihine kadar beklemenin vergi mükelleflerini koruyacağını, ancak bu durumun piyasalara daha da zarar vereceğini ve ekonominin karşı karşıya olduğu sorunları çözmeyeceğini söyledi.
Ancak analistler çöp tahviller için yüksek fiyatla yapılacak alımların bile bankaların sermayelerinin yeterince güçlendirmeyeceğini, Hazine´nin bunun yerine hisseye dönüştürülebilir tahvil almasının daha doğru olacağını belirtiyor.
Kurtarma planıyla ilgili belirsizlik arasında Wall Street 2002´den bu yana iki gündeki en yüksek düşüşünü yaşadı. % 1,47 gerileyen Dow Jones 11,854 puandan kapandı.
Mali sektör hisselerinde satışlar devam ederken Wachovia Bank ve RBS dışında çok ciddi satış alan hisse olmadı. Wachovia % 11, RBS % 9 geriledi.
Kapanışın ardından Warren Buffett´ın fonu Berkshire Hathaway´in Goldman Sachs´ta 5 milyar dolarlık yatırım yapacağı haberi geldi. Bunun üzerine Goldman hisseleri elektronik işlemlerde % 8 yükseldi.
Warren Buffet´ın sahibi olduğu yatırım şirketi Berkshire Hathaway, Goldman Sachs´a en az 5 milyar dolar yatırım yapacak.
Goldman Sachs´dan yapılan açıklamada Berkshire´a yüzde 10 temettü taşıyan tercihli hisselerin verileceği, aynı zamanda Berkshire´a 5 milyar dolar tutarında adi hisseyi beş yıl için hisse başına 115 dolar fiyatla satın alma opsiyonu verileceği belirtildi. Bu hisselerle birlikte Berkshire´ın payı % 9´a yükselecek. Goldman ayrıca 2,5 milyar dolarlık adi hisse satışı yapacağını duyurdu.
Pazartesi gecesi 130 dolara kadar çıkan petrol dün sakin bir gün sonunda 107 dolara indi. 1,4866 gören euro-dolar paritesi ise 1,47´nin altına düştü.
-
Buffett, Goldman Sachs´a ortak oluyor
[B][COLOR="Red"]Warren Buffet´ın sahibi olduğu yatırım şirketi Berkshire Hathaway, Goldman Sachs´a en az 5 milyar dolar yatırım yapacak. [/COLOR][/B]
Goldman Sachs´dan yapılan açıklamada Berkshire´a yüzde 10 temettü taşıyan tercihli hisselerin verileceği, aynı zamanda Berkshire´a 5 milyar dolar tutarında adi hisseyi beş yıl için hisse başına 115 dolar fiyatla satın alma opsiyonu verileceği belirtildi. Bu hisselerle birlikte Berkshire´ın payı % 9´a yükselecek. Goldman ayrıca 2,5 milyar dolarlık adi hisse satışı yapacağını duyurdu.
Dünkü kapanışın ardından gelen haberle Goldman hisseleri elektronik işlemlerde % 8 yükseldi.
Berkshire Hathaway´ın toplam varlıkları 278 milyar dolar. Şirketin Wells Fargo, American Express ve Washington Post´ta yatırımları bulunuyor.
-
Curcuna havası devam ediyor
24.09.2008 08:56:30 - ÖZGÜR ALTUĞ
Curcuna havası dünya piyasalarının genelinde devam ediyor. Dün nispeten güne iyimser bir başlangıç yapan Amerikan borsalarında Bernanke ve Paulson’un Bankacılık Komitesi’nde Kongre’den onay almak için savunduğu pakete ilişkin tartışmalar alevlenince borsalarda düşüş yaşandı. DJ %1.5 ve Nasdaq %1.2 oranında geriledi.
[B]Nomura’nın Lehman’ın Avrupa ve Ortadoğu bölümünü alması sevinç yaratırken Amerika operasyonlarını alan Barclays’in 3 ay içinde Lehman’dan 5,000 kişiyi atacağını açıklaması da ayrı bir ironi yarattı.[/B] Fakat seans kapandıktan sonra Warren Buffett’in Berkshire Hathaway’inin Goldman Sachs’a 5 milyar dolar koyarak hisse alması vadeli işlemleri destekledi. Amerikan borsaları vadeli işlemleri şu sıralarda %1 civarında yukarıda bulunuyor.
Ortalama olarak %1.6’lık düşüşün gözlendiği Avrupa piyasaları doğal olarak bugün de ABD´deki gelişmeleri takip edecek. Avrupa’da bu sabah itibariyle karışık bir açılış olması bekleniyor. Asya’da ise tatilden dönen Japonya’da bu sabah tamamen yatay bir seyir gözleniyor. Diğer Asya piyasalarında ise Çin dışında %1 civarında yukarıda bulunuyor. [B]FakaT bu yükselişlerin kalıcı olması beklenmiyor.[/B]
Mali piyasaların riskli görülen çocukları olan gelişmekte olan piyasalarda dün yine satışlar vardı. Latin Amerika’da dün satışlar %4’e kadar ulaştı. Brezilya borsası Bovespa %3.8 oranında geriledi. Rusya %3 civarında düşerken petrol fiyatlarının 105 dolara gerilemesi etkili oldu.
Emtia piyasalarındaki hareketin yanında bugün ABD´de 17:00’de açıklanacak Ağustos ayı ikinci el ev satışları (önceki: 5.00M, beklenti: 4.94M) ve Fed Başkanı Bernanke’nin Ekonomi Kurulu´nda yapacağı sunum önemli olacak. Ayrıca yine ABD´de açıklanacak Nike ve Bed Bath & Beyond karları takip edilecek. Avrupa’da ise 11:00’de Almanya’da açıklanacak IFO endeksi (önceki: 94.8, beklenti: 94.3) izlenecek.
ÖZGÜR ALTUĞ
Raymond James Türkiye Başekonomisti
-
Kurtarma planı ikna etmedi
24.09.2008
Wall Street Jounal haberine göre ABD Hazine Bakanı Henry Paulson ve Fed Başkanı Ben Bernanke, kurtarma planı hakkında Senato ile pek de dostça olmayan ve 5 saat süren bir görüşme yaptı.
Fed Başkanı Kongre’nin bir şey yapmamasının piyasaları daha da kötüleştireceğini, bunun daha fazla işsizlik, haciz ve tüm ekonomide bir küçülme getireceğini söyledi.
Programın nasıl yapılması gerektiğine dair limitsiz yetki arayışında olan Paulson’a yetkililer karşı geldi. Yönetimi sağlayacağını belirten Paulson bunu nasıl yapacağı hakkında pek bir şey söylemedi. Kongre üyeleri toplantı sonuna kadar ikna olmamış göründüler.
Planın maliyeti ve sonuçları hakkında eleştiriler artarken Demokrat ve Cumhuriyetçi liderler Başkan Bush’un kurtarma planına destek arayışındalar.
Birçok üye tekliften memnun olmadığını, planın onaylanmadan önce önemli değişikliklere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Üyeler yasama işlemini engelleyeceklerini söylemedi.
Senato Bankacılık Kurulu Başkanı Christopher Dodd "Bize gönderdikleri şey kabul edilemez, bu işe yaramayacak" dedi.
Demokratlar planın ABD vatandaşlarına milyarlarca dolar vergi yükü getireceğini fakat kurtarılan kurumların yöneticilerine hiçbir yükümlülük getirmediğini söyledi. Demokratlar hükümet tarafından kurtarılan kurum yöneticilerinin maaşlarına limit getirilmesini istemişti. Paulson "böyle bir limit olursa mali kuruluşlar plana katılmaktan çekinirler" diyor.
Azınlık lideri John Boehner Hazine kabul ederse yönetici ödemelerine limit getirilmesini istiyor. Hazine, orta yol bulmaya çalışıyor.
Toplantıda hükümetin kurtardığı şirketlerden neden hisse almadığı konuşuldu. Senatör Jack Reed vergi ödeyenlerin yardımlarının karşılığını görmeleri gerektiğini söylüyor.
Bernanke bu durumun katılan şirket sayısını azaltacağını söyledi ve "varlıklarını satmayı tercih eden şirketlere cezalandırıcı önlemler uygulayamayız" dedi.
-
Paulson İngiliz bankalarını da sattı
[B]Subprime patlamasını tahmin ederek milyarlar kazanan ABD fon yöneticisi John Paulson İngiliz bankalarını en çok açığa satan kişi oldu. [/B]
Paulson &co. kurucusu Paulson, [B]yeni düzenleme rejimine göre yapılan bildirimlere göre beş büyük İngiliz bankasında açığa satış yaptı.[/B] Paulson zor durumda olan şirketlerle empati kurduğunu belirterek medya eleştirilerini engellemeye çalıştı, ancak açıklamalar eleştirilerini yumuşatmayacak gibi.
Paulson, [B]Barclays [/B]hisselerinde 350 milyon siterlin, [B]RBS[/B]´de 292 milyon sterlin, [B]Lloyds[/B]´da 260 milyon sterlin açığa satış yaptı.
-
Merrill Lynch: Türk hisseleri tercih listesi
24.09.2008
Türk hisse senetleri 2008´in ilk yarısında endeksin altında getiri sağlayan başlıca hisselerdi. Şu an, siyasi riskte keskin bir düşüş, düşen petrol ve kötüleşen değerlemeler tarafından desteklenerek 3. çeyrekte şu ana kadar piyasa MSCI Gelişmekte olan ülkeler endeksinin %19 üzerinde getiri sağladı.
Türkiye´nin üçüncü çeyrekteki güya güvenli liman statüsü örnek dışı, şu an için ekonominin temelde geçen yıllara kıyasla daha az kırılgan olduğunu düşünüyoruz. Piyasa hakimyetinin daha dengeli olmasıyla; endeks üzeri getirinin özellikle petrol fiyatları yüksek kalmayı sürdürürse yumuşamaya devam etmesi beklenebilir.
MB ihtiyatlı davranırsa risk-getiri cazip...
Üçüncü çeyrekte güçlü bir performans kaydederek küresel duyarlılığın artması durumunda Türkiye´nin bedel ödemesi pek olası gözükmüyor (hayli satış yiyen büyük piyasalar mevcut). Eğer piyasalar mücadeleye devam ederse hem Türk piyasalarında hem reel ekonomide safsataların olmaması bizi Türk piyasalarına kaşı daha güvenli yapacak ve para birimi görece olarak yılsonuna doğru daha iyi desteklenmiş olarak kalacak.
Fakat şu an dizginlenemeyen bir heyecan ortamı mevcut değil. Oranların keskin şekilde düşmesi mümkün değil ve ihracat büyümesi yavaşlamalı. Daha barışçı olan MB´nin zamansız indirime gitmeyeceğini varsayar ve risk altındaki YTL´yi dahil edersek, esnek gelirler, düşük değerlemeler ve enflasyonu öteleyen maliyet fırsatı ve 2009´da faizleri yumuşatma gibi etkilerden piyasanın fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Kısacası kısa-orta vade risk-getiriyi cazip buluyoruz.
Temiz bilançoları, görece olarak düşük fonlama endişeleri ve bir miktar faiz indirimi ışığında Türk bankaları ile ilgili olumlu beklentilerimizi sürdürüyoruz. Düşük değerli rafineri Tüpraş gibi İş Bankası en çok tercih ettiklerimiz arasında yer almaya devam ediyor. Ekim ortasında %8’lik ara temettü dağıtacak (yılın tümü için %17.5) olan Ford Otosan’ı listemize yeni dahil ederken 2008 için 3x Firma Değeri/FVAÖK çarpanıyla işlem gören Hürriyet de en çok tercih edilenler listemizde yer alıyor.
Üçüncü çeyrekte marj zayıflama beklentisiyle Arçelik ve yüksek bir görece değerde olan Şişe Cam en az tercih ettiklerimiz. Ortalamadan yüksek riske sahip olan Bank Asya´yı da listemize dahil ettik. Devam eden zararlara bağlı olarak Doğan Yayın da en az tercih ettiklerimizden.
[url]http://research1.ml.com/C/?q=NpMwxZulMezltljEpgrEYA%3D%3D&r=guneal[/url]
-
Semih Saçlı: Dünya piyasalarına ne oluyor?
24.09.2008
Dünya piyasaları hızlı bir dalgalanma içinde. Başta ABD olmak üzere piyasalar bir aşağı bir yukarı sallanarak belki de son 70 yılın en dalgalı günlerini yaşıyorlar. Sistemik risklerin yükseldiği bu zaman sürecinde başta ABD hükümeti olmak üzere diğer hükümetlerin ciddi adımlar atarak piyasaları kontrol altına almaya çalıştıklarını görüyoruz.
Bu gelişmelerin büyük bir parçası olan ABD piyasalarındaki uzun vadeli dinamiğin kırılma noktasına gelmesi ve kırılmaya başlaması, içine girmiş olduğumuz dalgalanmaların en önemli nedenlerinden biri olduğu kanısındayım. Bu kırılmanın farkında olan ABD hükümeti 700 milyarlık bir paketi hızlı bir şekilde piyasalara sokmaya çalışıyor. Piyasalar, ABD hükümeti tarafından yapılan bu sentetik yardıma tepki olarak, bir toparlanma hareketi içine girme çabasında.
Bu atmosfer piyasalardaki kısa vadeli sert hareketlerin daha da artmasına yol açabilir. ABD piyasasındaki uzun vadeli trendin kırılma noktasına gelmesinden dolayı, trend iki arada bir derede kalarak basma tulumba misali piyasaları bir yukarı bir aşağı sert hareketler ile karşı karşıya bırakabilir.
Fakat hükümetin oluşturmuş olduğu böyle büyük bir ölçekli müdahale, piyasalarda önemli bir riski hızlı bir şekilde yükseltiyor. Bu risk serbest piyasa riski dediğimiz önemli bir dinamiğin oluşmasına yol açıyor. ABD hükümetinin panik anlarında açıkladığı bu tür paketlerin şimdiye kadar sadece geçici bir etki yarattığını daha önceki dalgalanmalarda da görmüştük. Piyasaların gerçek bir dip yapabilmesi için hükümetin müdahalesinin olmaması ya da müdahalelerin artık piyasalara hiçbir etki sağlayamayacağı bir noktaya gelmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Bu da bana şu soruyu sorduruyor: Peki şimdi ne olacak? Piyasalar toparlanacak mı yoksa bu trend kırılıp piyasalardaki baskı daha ciddi bir şekil mi alacak? ABD hükümetinin piyasaları kontrol altına alma çapaları piyasalarda serbest piyasa riskini gittikçe arttırıyor. ABD hükümetinin geleceği bilemeyeceğini varsayarsak, hükümetin ulaşabileceği bilgilerin bir noktada sınırlı kaldığını kabul edebiliriz. Bunun da, beklenmedik bir gelişmenin oluşması halinde, Dow Jones’da bir günde %10’luk panik satışlarının oluşması olasılığını ciddi bir risk haline gelmesini sağladığını düşünüyorum.
Böyle sentetik bir şekilde ayakta tutulmaya çalışan bir piyasanın, beklenmedik bir gelişmenin etkisiyle dağı kıran su misali, kısa zamanda piyasaları çok sert bir düşüş trendi içine sokabileceği bir geçek. Bu yüzden piyasaları etkisi altına alan bu hükümet müdahaleleri, bence her şey iyi giderse çok olumlu olabilecek fakat beklenmedik bir gelişme gerçekleşirse olumlu etkisinin tersine çok daha fazla olumsuz etki yaratabileceğini düşündüğüm riskli bir strateji. Çünkü çoğu yatırımcı hükümete güvenerek satmak istediği yatırımlarını satamıyor. Beklenmedik bir gelişme ile hükümetin kontrolü dışında olan bir dinamiğin piyasaları etkisi altına alması, belki de sıkışmış piyasaları ve yatırımcıları kısa bir sürede aynı yöne yığarak, piyasaları bir günde %10’luk düşüşlere sürükleyebilir.
Gerçi her şeyi zaman gösterecek, fakat piyasaları etkisi altına alan sadece sistemik riskler değildir. Piyasaları daha değişik risklerin de etkileri altına aldığını tarihte hep görmüşüzdür. Zaten gerçek dipler sistemik olmayan bu gizli risklerin gün ışığına çıktığı zaman oluşmaya başlar. Sonuçta piyasaları etkileyen çok daha değişik riskler söz konusu. Bazen bu da mı olur denen bir gelişme olmadan, piyasalar anlamlı bir dip bulamayabiliyor. Gerçi her şeyi zaman gösterecek ama piyasalar bu pakete bile tepki vermezse artık piyasaları bekleyen ne var diye kendimize sormamız gerekiyor diye düşünüyorum..
Not: Bu yorumlar benim şahsi görüşlerimdir. Kesinlikle bir yatırım tavsiyesi değildir.
-
[B]Bankalar kurtulsa da durgunluktan kurtuluş yok :-((( [/B]
Kurtarma planıyla ilgili tartışmalar ve beklentiler süredursun analistler planın uygulanmasından sonraki dönem için kaygılarını sürdürüyor. HSBC´nin global ekonomi ekibinin başındaki Stephen King, genel beklentilerden daha uzun ve muhtemelen daha derin bir ekonomik gerileme bekliyor.
HSBC´nin raporu özetle şöyle:
Bunalımdan kaçılırken konu başarılı olmak değil, hayatta kalmak!!!
Büyük Buhran'ın açıkça gösterdiği gibi banka iflasları ciddiye alınmalı. 1930'lardaki büyük üretim ve iş kayıplarına bakılınca banka iflasları 1929'daki kazadan daha önemliydi. Parasal sistem donduğundan kurtarıcılar ve yatrımcılar arasındaki bağlar koptu. Ve ekonomi zayıfladıkça insanlar riskli varlıklarını sattılar. Nakit talebi patladı fakat Fed karşılık vermedi. Deflasyon ağırlığını koydu ve daha fazla banka iflas etti....
Bir an için Eylül 2008 başka bir Büyük Buhran'ın başlangıcı gibi göründü. Neyse ki yetkililer tarihi iyi biliyorlar. Özellikle Ben Bernanke, Buhran ve ona bağlı bankacılık krizi ile ilgili dünyanın en büyük otoritelerinden biri. Şu ana kadar, kitapların yazdığı standart likidite aktarımlarının ötesine geçtik. Kamulaştırma, sosyalleştirme ve vergi mükellefleri el koymaları gündemde. Bunlar, hem dünya ekonomisi hem de kapitalizm için olağandışı zamanlar...
Hank Paulson'ın ikinci bir Resolution Trust Corporation (RTC) planına gösterilen coşku pek şaşırtıcı değildi. Eğer kötü varlıklar bankaların bilançolarından çıkarılırsa, bankalar birbirlerine kredi verirken daha rahat hissedecekler ve karşı taraf riski azalacak. Mali problemlerin bittiğini söylemek için çok erken. Orijinal RTC, Tasarruf ve Kredi krizi ışığında 1989'da açıklanmıştı fakat kredi krizi 1994'e kadar son bulmamıştı...
Bunun ötesinde bilançolardaki risklerin azaltılması hala gündemdeyken, büyüme ve enflasyon arasında rahatsız edici, ters yönde bir etkileşim varken, dünyadaki en iyi politikalar uygulansa da [B]Buhran yerini derin bir resesyon alabilir[/B], hala düze çıkamadık. Genel beklentilerden [B]daha uzun ve muhtemelen daha derin bir ekonomik gerileme bekleyin....[/B]
How to cope with depression : Why the threat of the 1930s is galvanising policymakers
23 September 2008
* Banking collapses carry echoes of the 1930s
* While Depression will be avoided...
* ...it's a matter of surviving rather than thriving
As the Great Depression demonstrated all-too-clearly, banking collapses
have to be taken seriously. Arguably bank failures were more important
than the 1929 Crash in explaining the huge loss of output and jobs in the
1930s. As the monetary system froze, so the links between savers and
investors broke down. And, as the economy weakened, so people sold their
risky assets. Demand for cash exploded but the Federal Reserve didn't
respond. Deflation took hold and even more banks failed.
For a moment, September 2008 looked as though it might be the month to
mark the beginnings of another Great Depression. Fortunately,
policymakers know their history. Ben Bernanke, in particular, is one of
the world's leading authorities on the Depression and its associated
banking crises. We've now gone well beyond the standard liquidity
injections favoured by textbooks. Nationalisation, socialisation and
taxpayer bailouts are all on the agenda. These are extraordinary times
for both the world economy and for capitalism.
The initial euphoria associated with Hank Paulson's plans for a
Resolution Trust Corporation (RTC) mark II was hardly surprising. If bad
assets are removed from banks' balance sheets, the banks will feel
happier lending to each other again and counterparty risk should decline.
To suggest, though, that financial problems are over would be a step too
far. The original RTC was introduced in 1989 in the light of the Savings
and Loan crisis but the associated credit crunch didn't really come to an
end until 1994.
Moreover, with lots of household deleveraging still in the pipeline, an
uncomfortable trade-off between growth and inflation for the time being
and the likelihood that, even with the best policies in the world, the
Depression might only have been limited to a deep recession, we're not
yet out of the woods. Expect a longer - and possibly deeper - economic
downswing than the consensus currently fears.
(See attached file: RDV.pdf)
Contributors:
Stephen King [email]STEPHEN.KING@HSBCIB.COM[/email] +4402079916700
Subscription Changes
If you would like to unsubscribe from this research, voicedrop or any
other research service, please reply to this email and type
"Unsubscribe" in the subject field followed by the research service.
Alternatively to modify your subscriptions please access our web site
( [url]https://www.research.hsbc.com)If[/url] you need further assistance, you can also contact our subscription
team in the following locations:
London +44 20 7991 9131
Hong Kong +852 2996 6560
New York +212 525 3453
HSBC Global Research is also available through the following channels:
- Thomson One Analytics
- Bloomberg: HSBC <go>
- Reuters Knowledge
- Web Site: [url]https://www.research.hsbc.com[/url]
-
Pazarlık sürüyor, baskı artıyor
25.09.2008
ABD´de kurtarma planıyla ilgili pazarlıklar sürerken Kongre üzerindeki baskı artmaya başladı. Dün Bernanke ve Paulson´ın ardından ABD Başkanı George Bush, [B]mali piyasalara istikrar kaandıracak bir plan bir an önce geçirilmezse ekonominin "uzun ve sancılı" bir durgunluk dönemine gireceğini söyledi.[/B]
Bush [B][COLOR="Red"]"Ciddi bir mali krizin ortasındayız, bütün ekonomimiz tehlike altında"[/COLOR][/B] dedi. Bush, Kongre´nin isteksizliği karşısında artan işsizlik, kapanan işyerlerini vurgulayan karamsar bir tablo çizdikten sonra Cumhuriyetçiler ve Demokratlar´ın ortak talplerinin kabul edilebileceğini söyledi.
Dün Kongre´de Fed Başkanı Ben Bernanke ve ABD Hazine Bakanı Henry Paulson´ın plan üzerine sorgulaması sürerken Bernanke, ABD´nin mali istikrarının ciddi tehdi altında olduğunu, kredi krizinin bireylerin ve işyerlerinin harcamalarını etkilemeye başladığını belirtti.
Ekonominin geniş anlamda yavaşladığını vurgulayan Bernanke "mali sistemin istikrar kazanması ekonominin canlanması için temel önkoşuldur" dedi.
En önemli gelişme ise ABD Hazine Bakanı Henry Paulson´ın CEO maaşları ve plana katılan mali kurumlarda hisse alınması yönündeki Kongre taleplerini kabul etmesi oldu. Kongre´nin tepkisi karşısında geri adım atan Paulson kurtarma planının içine yönetici maaşlarıyla ilgili kısıtlamaları ekleyebileceklerini söyledi. Temsilciler Meclisi Mali Hizmetler Kurulu Başkanı Barney Frank ise kurtarma planından yararlanan şirketlerde kamunun hisse alması önerisini Paulson´ın kabul ettiğini belirtti. Paulson, şirketlerin plana sıcak bakmayacakları gerekçesiyle bu iki öneriye karşı çıkıyordu.
Dow Jones dün dalgalı bir seans sonunda 29 puan kayıpla kapandı. Berkshire Hathaway´in Goldman Sachs´ın hisselerini satın almasının olumlu etkisi, diğer mali kurumlarla ilgili kaygıların sürmesi nedeniyle genele yayılmadı.
Asya´da Hong Kong artıda, Tokyo´da ise % 1,3 düşüş var. Şanghay % 4 yüksek.
-
Marc Faber: ´Kurtarma planı yetersiz´
25.09.2008
Yatırım analisti Marc Faber, ABD´nin 700 milyar dolarlık kurtarma planının mali sektörü canlandırmaya yetmeyeceğini öne sürdü.
1987 “Kara Pazartesi” çöküşünü bilmesiyle ünlenen Faber, ABD hükümetinin zor durumdaki konut sahiplerinden bu konutları satın almasını önerdi.
Hong Kong´da bir yatırım konferansı sırasında gazetecilere konuşan [B]Faber, “ABD´nin birçok sorunu var. Önümüzde reel olarak hiç büyüme görmeyeceğimiz yıllar var,” dedi. [/B]
[B]Faber kurtarma planı kabul edilince S&P 500´ün, hisse fiyatları çok düştüğü için, 1,350 seviyesine kadar yükselmesini beklediğini söyledi. [COLOR="Red"]Bu dünkü kapanışa göre yüzde 14 bir artış anlamına geliyor.[/COLOR][/B]
Buna karşılık Faber hisselerin yükselişine yatırım yapmayacağını söyleyerek, [B]“Ben gene de hisselerin çok ucuz olduğunu düşünmüyorum.Şu anda bir değerleme balonu değil, bir kazanç balonu var. 2009´da hisse kazançları hayal kırıklığı yaratacak”[/B] dedi.
Mark Faber ayrıca Çin´in ekonomik büyümesinin “düş kırıcı” olacağını, Hindistan´da da hiseelerin düşeceğini söyledi.
-
[B]IMF: Krizin maliyeti 1,3 trilyon doları bulacak[/B]
ABD yönetimi finansal krizi frenlemek için 700 milyar dolarlık önlem paketini Kongre’den geçirmeye hazırlanırken, IMF Başkanı küresel krizin toplam faturasının 1,3 trilyon doları bulacağı tahminini yaptı.
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel finansal krizin toplam maliyetinin 1,3 trilyon doları bulacağını tahmin ettiğini söyledi.
Dominique Strauss-Kahn, açıklamayı yükselen emtia fiyatlarının ekonomik etkileriyle ilgili olarak düzenlenen bir konferansta yaptı. Strauss-Kahn böylece, daha önceki 1-1,1 trilyon dolar olan tahminini yükseltmiş oldu.
-
Kurtarma planından izlenimler
25.09.2008 - BURAK SALTOĞLU
Bundan 1 hafta önce krizi analiz edebilmek için ABD senatosunu izleyeceğim aklıma gelmezdi. Ama dünya ekonomisinin geleceği bu hafta ABD senatosunda yapılan konuşmalara bağlı. Tartışmalara genel bir çerçeve çizmek ve görüşleri aktarmak faydalı olacaktır. Anlaşmazlık konularını şöyle sıralayabiliriz.
1. 700 milyar nasıl hesaplandı? Ben Bernanke burada bilimsel bir metrik olmadığını toplam 14 trilyon ABD dolarlık toplam konut kredisinin kabaca %5’i olarak seçilmiş. Hiç net değil. Burada sorun bu varlıkların mark-to-market (adil değer ya da makul değer Türkçesi) mi yoksa tarihsel değer üzerinden mi belirleneceği belli değil. Daha doğrusu piyasası olmayan bir varlığı nasıl fiyatlayacağımız belli değil. Buna bir daha detay vermek kesin şart.
2. Yapılacak kurtarmanın gerçekten 700 milyara değil eğer ilerde işler açılırsa daha az bir maliyet olacağı konusunda halk ve komisyon tam ikna olmamış gibi. Akademik çalışmalar sistemik riskin önüne geçilmesinin çok önemli refah avantajları olduğu gösterilmiştir. Ama vergi mükellefleri ve politikacılar buna ikna olmakta zorluk çekiyor. İsveç’te 1990´larda olan özel şirketlerin de ihaleye katılmasını isteyen senatörler var. Ama o olabilse bugüne kadar olurdu. Buffet biraz da yasa geçsin diye devreye girdi gibi...
3. Bu kurtarma maliyetinin uzun dönemli etkileri ekonomiye nasıl yansıyacak ve buradaki belirsizliklerde Bernanke ve Paulson açıklamaları çok ikna edici gelmediler. Bernanke eğer işler açılırsa 2009’un ikinci yarısında faiz artırımını düşünebileceklerini söylüyor. Yani paniği bir aşalım gerisini sonra düşünürüz havası var.
4. Olayın diğer kısımları halkın önemli bir kesimi bu konuda bu kurtarma operasyonunun hükümetin sorumluluğunda olmadığını düşünüyor. Carnegie’den çok ünlü bir Profesör Meltzer de yasanın hiçbir işe yaramayacağını düşünüyor. Ekonomide reel yanda o denli sorunlu olmadığını ve bunun buradan geçmişte faydalanan kesimler tarafından ödenmesi gerektiğini soyluyor.
Neler olabilir?
Belirli bir olasılıkla bu yasa tasarısı senatodan geçmez. Sonucu ilk aşamada ciddi bir kriz olur. Sonrası FED ve Hazinenin yoğun çalışmaları olacaktır. Bizim için çok olumsuz ve belirsiz sonuçları olabilir.
Plan demokratların eklemeleri ile geçebilir. Örneğin geçen dönem olduğu gibi düşük gelirli ABD’li tüketicilere, belki Araba üreticilerine, vs destekle beraber çıkar. Bu 700 milyarlık ana yardım kaynağından mı kesilir bilmek zor. Ama izleyebildiğim kadarı ile 700 milyarlık rakam çok tartışılıyor, bu rakamın aynı şekilde kalma olasılığı pek yok.
En az olasılık ise bu yasanın Paulson’ın yazdığı şekilde geçer.
Gerçekten tahmin zor ama bu şekliyle geçirilmesi de kanımca çok zayıf.
Piyasa tüm bu kaygıları fiyatlıyor. Örneğin Dolar/EURO ve EURO/YEN örtük volatiliteleri (implied volatility) kısa vadede (3 aydan kısa vadeli opsiyonlarda ) çok yüksek. Bu carry trade’in hızla kesilmesine ve EURO Dolar paritesinde çok hızlı ve önemli değişimler olabileceğini gösteriyor. Çok likit kalmak belki hiç bu kadar gerekli olmadı...
BURAK SALTOĞLU
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü
-
[B]Plan yattı, WaMu battı [/B]26.09.2008
ABD´de kurtarma planı Başkan Bush´un düzenlediği "hızlandırma toplantısı"ndan sonra kaosa girdi, ABD tarihinin en büyük iflasıyla Washington Mutual´e el kondu.
Bush´un toplantısına başkan adayları John McCain ve Barack Obama da katıldı. Demokratlar, Cumhuriyetçi aday McCain´in seçim kampanyasını yarıda keserek dönmesinin ardından Cumhuriyetçiler´in anlaşılan konulardan geri adım attığını söyleyerek Mc Cain´in suçladı. Kurtarma planı konusunda Kongre temsilcileri aralarından büyük ölçüde anlaştıklarını açıkladıktan sonra Cumhuriyetçiler Bush´un toplantısına doğrudan kaynak aktarılması yerine yeni bir sigorta fonu kurulması önerisiyle geldi.
Wall Street Journal´ın haberine göre toplantının kaos içinde dağılmasının ardından ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, toplantının sonunda Demokrat Parti temsilcileriyle görüşerek planın çıkmasını engelleyecek bir açıklama yapmamaya ikna etti.
McCain´in yardımcıları, zaten ortada Cumhuriyetçi Parti temsilcilerinin desteklediği bir plan olmadığını, McCain´in geçebilecek bir anlaşma ortaya çıkması için çalıştığını vurguladı.
Demokratlar bugün görüşmelere devam edeceklerini açıkladı ancak son duruma göre görüşmelere Cumhuriyetçi kanadın katılması beklenmiyor. Paulson´la bir saat görüşen Demokrat Parti temsilcileri planı için çalışmalara Cumhuriyetçi Parti temsilcileri olmadan devam edebilir. Oluşan kaosa rağmen kurtarma planının değişmiş bir şekilde hafta sonu çıkma olasılığı bulunuyor.
Oysa Wall Street´te işlemler devam ederken ABD Kongresi´ndeki iki partinin 700 milyar dolarlık kurtarma planında anlaştığı duyurulmuştu. Kurtarma planı şöyle şekillenmişti:
ABD Hazinesi ilk aşamada 250 milyar dolar, daha sonra 100 milyar dolar kullanacak. Kongre programın sonuçlarından memnun kalmazsa geri kalan ödemeyi durdurabilecek.
Programa katılan tüm şirketler yönetici maaşlarına kısıtlama getirecek.
Büyük olasılıkla plandan yararlanan şirketler Hazine´ye hisse garantisi verecek.
Senatör Bob Corker, yasanın Pazartesi piyasalar açılmadan önce geçmesini beklediğini söyledi.
Dow Jones 300 puan artıştan sonra 197 puan yükselerek 11,022 puandan kapanmıştı.
[B]
Asya´da borsalar % 2 aşağıda.[/B]
-
[B]Bill Gross: 700 yetmez ..500 milyar dolar daha gerekli[/B]
26.09.2008
Uluslarararası yatırım yönetimi şirketi PIMCO´nun kurucusu Bill Gross,
bankacılık sisteminin ayakta kalabilmesi için ABD Kongresi´nde
görüşülen 700 milyar dolarlık kurtarma paketinin üzerine 500 milyar
dolar daha gerekeceğini söyledi.
Gross, kurtarma planının bankaların bilançolarını rahatlatacağını ve
bankaların tekrar para vermeye başlayacaklarını, ancak planın sisteme
reel olarak ancak 50 milyar dolar ek fon katacağını söyledi.
Gross, "Kurtarma planı sermaye arttırımı konusunda fazla bir şey
içermiyor, bankacılık ve yatırım bankacılığı sistemine 500 milyar
dolar daha gerekecek. Bunun nereden geleceği henüz belli değil" dedi.
Gross ayrıca, Fed´in karşı taraf riski konusundaki kaygıları ortaran
kaldırmak için devreye girmesi ve bir tarafın borcunu ödememesi
durumunda bile işlemin sonuçlanacağı bir sistem kurması gerektiğini
söyledi.
ABD ekonomisinin 2009´da "taşlı yollarda" ilerleyeceğini söyleyen
Gross, işsizlik oranının yüzde 7´ye çıkabileceğini öne sürdü.
-
Fed´den hızlı indirim gelebilir
26.09.2008
Birkaç Fed analisti hızlı bir faiz indiriminin önümüzdeki günlerde kesinlikle masada olacağını belirtti.
Bank of Tokyo/Mitsubishi baş ekonomisti Chris Rupkey eğer Pazartesi sabahı açılıştan önce 50 baz puanlık indirim yapılırsa buna şaşırmayacağını belirtti.
Rupkey kendisini hiçbir şeyin şaşırtmayacağını, Merrill, Lehman ve AIG´in varlıklarına dair sistematik şoklarlardan sonra bir şekilde Fed´in piyasaları rahatlatmak için her şeyi deneyeceğini söyledi.
Daiwa Menkul Kıymetlerin baş ekonomisti [B]Mike Moran Fed´in yıl sona ermeden faiz oranlarını yarım puan indirebileceğini belirtti.[/B] Fed ve Hazine için bir sonraki adımın borcu ortadan kaldırmak için metodlar dizayn etmek olacağını belirtti.
Finansal piyasalarda geçtiğimiz haftalardaki karmaşık olaylar [B]Fed Başkanı´nın faiz indirimi için Kongre´ye göz kırptığına dair spekülasyonları arttırıyo[/B]r, özellikle Fed Başkanı Kongre´ye 700 milyar dolarlık kurtarma planının geçmesi konusunda baskı yaptığından bu yana.
-
WaMu tahvillerinde para batıranların listesi
Dün itibariyle, farklı birçok şirkette [B]28 milyar dolar değerinde WaMu tahvili vardı.[/B]
İşte WaMu´nun tahvillerini taşıyan şirketler ve batan borçların miktarları. Bilinen rakamları kapsayan listede çok sayıda sigorta şirketi var.
1) Capital ResearchManagement - $1.5bn
2) Vanguard Group Incorporated - $336m
3) American Life Insurance - $166m
4) Teachers InsuranceAnnuity Co - $159m
5) Jackson National Life Insurance - $148m
6) Nuveen Advisory Corp - $124m
7) Genworth Life Insurance - $113m
8) Principal Life Insurance - $97m
9) AIG Annuity Insurance Co - $93m
10) Hartford Life Insurance Co - $91m
11) Metropolitan Life Insurance Co - $88m
12) AXA Equitable Life Insurance - $85m
13) Sun Life Assure Co of Canada - $82m
14) Thrivent Financial for Lutheran - $80m
15) Western Asset Management - $77m
16) Principal Asset Management - $69m
17) Allianz Life Insurance Co of North America - $59m
18) Riversource Life insurance co - $58m
19) Northwestern Mutual Life Insurance - $57m
20) Lincoln National Life Insurance - $56m
-
[B]Kurtarma paketi için anlaşıldı[/B]
ABD´de hükümetin 700 milyar dolarlık kurtarma planı yasa tasarısına ilişkin görüşmelerde Kongre´deki, Demokrat ve Cumhuriyetçi Parti´nin önde gelen isimleri, paketin temel maddeleri üzerinde anlaşmaya vardı.
Kurtarma paketinin yarın, önce Temsilcileri Meclisi´nde, ardından da Senato´da onaylanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Paketin yürürlüğe girmesinde, Kongre´de çoğunluğu oluşturan Demokrat üyeler kritik oy hakkına sahip bulunuyor.
Paketin genel içeriği
700 milyar dolarlık kurtarma paketi Hazine´nin, bankalar ve diğer yatırımcıların elindeki hacizli ipotek alacağı ve konut kredisi destekli menkul kıymetleri satın almasını, daha sonra da bu hacizli ipotek alacaklarını, en iyi fiyattan satmasını içeriyor.
Ellerindeki hacizli ipotek alacaklarından kurtulan sıkıntıdaki bankalar ve yatırım kurumları, yeni krediler oluşturarak, hem yeni finansman imkanı bulabilecek, hem de piyasaya yeni kredi imkanı sunabilecek.
Yeni pakete göre, iflas etmiş ya da zor duruma düşmüş mali kurumların üst yöneticileri ile işten çıkartılan yöneticilere yapıaln ödemelerde sınırlama getiriliyor.
Hükümet kurtarma paketi karşılığında, yardımda bulunduğu şirketlerden hisse senedi garantisi alarak, vergi mükelleflerine, bu şirketlerin gelecekteki karlarını paylaşma imkanı getiriyor.
İlk aşamada 350 milyar dolar serbest bırakılacak
700 milyar dolarlık kurtarma paketinde, ilk olarak 350 milyar dolar serbest bırakılacak. Eğer Kongre, programın iyi sonuç getirmediğine inanması durumunda, 350 milyar dolarlık ikinci dilimi bloke edebilecek.
-
[B]Kurtarma paketinin senatodaki oylaması en erken çarşamba günü yapılacak ..[/B]
U.S. Senate vote Wed. at earliest on bailout-sources
WASHINGTON, Sept 28 (Reuters) - Legislation providing up to $700 billion to bail out the U.S. financial industry will be voted on in the U.S. Senate no earlier than Wednesday, sources close to the discussions said on Sunday.
The House of Representatives will vote on the bill on Monday, said House Financial Services Chairman Barney Frank, a Massachusetts Democrat.
But the Senate faces more complex problems in passing legislation. Before bills get to the floor, leaders must determine whether any senator is considering procedural hurdles to slow down action. And a Jewish holiday that starts at sundown on Monday will put off any Senate work through Tuesday.
"The earliest the Senate could get to it is Wednesday," said one source, who asked not to be identified, while a Democratic Party source said procedural moves would be made to clear the way for a vote on Wednesday.
[url]http://www.reuters.com/article/americasRegulatoryNews/idUSWBT00987620080928[/url]
-
Şimdi de kredi krizi Avrupa´daki bankalarda .. euro düşüyor..
06.10.2008
Bu hafta sonu ABD´deki değil Avrupa mali sistemindeki kaos ön plana çıktı. Bankalarla ilgili güvensizlik artarken Almanya mevduatlara güvence getirdiğini açıkladı. Hafta sonu Fortis ve Hypo ile ilgili haberler ön plana çıktı...
Önce Fortis´in Hollanda´daki faaliyetlerine Hollanda Hükümeti el koydu. Belçika ve Lüksemburg ise Fortis´in geri kalanını BNP Paribas ´ya satıyor. Paribas, Fortis´in Belçika´daki kısmının % 75´i için 8,25 milyar euro ödeyecek. Lüksemburg´daki kısmının ise % 66´sını satın alıyor.
Almah Hükümeti, bankaların Cumartesi günü Hypo´nun kurtarılması planından geri çekildiklerini açıklamalarının ardından devreye girerek bu kez 50 milyar euroluk bir desteğin verilmesini sağladı. Bankalar katkılarını 30 milyar euroya yükseltti...
UniCredit yatırımcıları sakinleştirmek için 6,6 milyar euroluk sermaye artırımına gideceğini duyurdu..
Geçen hafta 6,4 milyar dolar kamu desteği alan Dexia ise yeni bir sermaye artırımına ihtiyacı olmadığını duyurdu.
Avrupa Birliği´nin, aynı zamanda G-8 üyesi de olan dört ülkesinin lideri, Cumartesi günü yaptıkları toplantıda zor durumdaki mali kurumları destekleme sözü verdi. Zirveye, Almanya Başkanı Angela Merkel, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ve İngiltere Başbakanı
Gordon Brown ile AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet de katıldı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel de her ülkenin ulusal düzeyde sorumluluk yüklenmesi isteyerek, ancak bunun diğer Avrupa ülkelerinin
çıkarlarına dokunmaması gerektiğini söyledi.
Merkel, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında, her ülkenin karar verdiği kurtarma planının, Avrupa bankaları arasındaki dürüst rekabet kurallarına saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Özellikle İrlanda hükümetinin bazı büyük İrlanda bankalarına garanti verme girişiminden memnun olmadığını belirten Merkel, adil şekilde davranmanın ve ülkeler arasında zarara neden olmamanın önemli olduğunu, rekabete saygı gösteren adımların gerekliliğini vurguladı.
Merkel Hükümeti gelişmeler üzerine dün tüm mevduatlara güvence getirdiğini açıkladı.
Avrupa´daki kriz euronun düşmesiyle sonuçlandı. Euro-dolar paritesi 1,36´ya doğru indi. Parite 13 ay aradan sonra bu seviyelere geriledi...
Citigroup, Wells Fargo-Wachovia birleşmesini mahkeme kararıyla durdurmaya çalışıyor, ancak Wells Fargo ve Wachovia bir sorun olmadığını açıkladı. Citigroup´la yapılan anlaşmanın Wachovia hissedarları tarafından onaylanması gerekiyor ancak Wells Fargo´nun
Citigroup´un 7 misli,1 milyar dolar teklif etmesinin ardından Citigroup ´un önceki anlaşmayı canlı tutmayı başarması için teklifi yükseltmesi gerekecek...
ABD´de kurtarma planının beklenen etkiyi vermemesi ve Avrupa mali sistemindeki kriz Asya borsalarında % 3-4 düşüş getirdi. Tokyo´da Nikkei 255 Endeksi % 4,4´ün üzerinde geriledi..
Asyada dolar kotasyonları 1,32 ler e yükselmiş durumda ..
Dow Jones Future ları %1,5 ekside seyrediyor..
Avrupa endekslerinin güne %4 eksi ile başlaması bekleniyor
-
Kriz taşları yerinden oynattı..
Kriz dünya devlerinin piyasa değerini eritince, taşlar yerinden oynadı. [B]Türk şirketleri Akbank ve Turkcell artık ABD’li Ford, GM ve Harley Davidson ile İngilizler’in efsane markası Rolls Royce’dan daha değerli.[/B]
Dünya ekonomisini yerle bir eden kriz, uluslararası şirketler liginde de dengeleri değiştiriyor. Gözler ABD’deki mortgage ve finans piyasası ile cuma günü Başkan Bush tarafından imzalanan kurtarma planına çevrilmişken, Batı ekonomisinin sembol markalarının değerleri borsalardaki son düşüşlerle birlikte mum gibi erimeye başladı. Bir zamanlar Türk yatırımcıların yanlarına bile yaklaşamadığı dünya devlerinin fiyatları İMKB’de işlem gören şirketlerin altına geriledi. Akbank, Turkcell, Türk Telekom ve İş Bankası gibi Türk devleri artık gelişmiş ülkelerdeki benzerlerinden daha yüksek değere sahip.
14 milyar dolarlık Akbank ve 13.6 milyar dolarlık Turkcell, ABD’li GAP, Ford Motors, Sara Lee, Harley Davidson ve General Motors gibi devlerin önüne geçti. İngiltere’nin efsane markası Rols Royce, Alman panzerleri Commerzbank, Adidas, Luftansa, MAN, Japon mucizesi Bridgestone, Nikon, Panasonic ve Mazda, Türk devlerinden daha düşük fiyatlarla işlem görüyor. Bu değişimde en önemli etken Türk firmalarının kriz sırasındaki düşüşe daha dayanıklı çıkması. Dünya çapında isim yapmış uluslararası markaların değerlerinde son bir yılda
yaşanan düşüş yüzde 50’lere ulaştı. Hatta bazı şirketler bir yıl içinde değerlerinin yüzde 70’inden fazlasını kaybetti.
PİYASA değerleri bugüne kadar gösterdikleri faaliyetler ve marka bilinirliliğine göre ‘kelepir’ düzeye düşen şirketler, dünya piyasalarındaki krizin önümüzdeki dönemde alacağı boyutun da bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Her şeyden önce söz konusu firmaların çoğu kriz sırasında ‘toksik atık’ olarak nitelenen türev
mortgage tahvillerini alıp büyük zararlar yazan finans şirketleri değil. Daha çok tüketime ve lükse yönelik hizmet veren reel sektör firmaları. Bu şirketlerin hisselerindeki gerileme mali krizin uzun süreceğinin sinyali olarak değerlendiriliyor. Krizin önümüzdeki aylardan itibaren tüketici talebini ve reel sektörü vurması bekleniyor.
İç giyim markası Victoria’s Secret’in borsa değeri yüzde 27.6 düştü. Küresel piyasaları çalkalayan kriz lüks tüketimin simgesi isimleri de etkiliyor. İç giyimin dünyaca ünlü markası Victoria’s Secret’in üreticisi Ltd Brands de borsalardaki düşüşten payını alanlardan. Victoria’s Secret dışında Lazenza, Both&Body Works ve Bigelow gibi üst
sınıf markaların sahibi olan Ltd Brands’in hisseleri yüzde 27.6 düştü. Piyasa değeri 5.4 milyar dolara indi. Kolay kazanılan parayla harcamada limit tanımayan Wall Street bankacılarının pahalı hediyeleri arasında yer alan diğer markalarda da hızlı düşüş var. Örneğin Polo Ralph Lauren yüzde 24, mücevher devi Tiffany yüzde 41.5 düştü.
KRİZE yüksek petrol fiyatları sayesinde uzun süre direnen dev enerji şirketleri de sonunda düşüşlerden etkilenmeye başladı. ‘7 kızkardeşler’ olarak adlandırılan petrol şirketlerinden dördünün hisselerinde özellikle geçen hafta önemli düşüşler görüldü. ABD’li Exxon Mobil’in piyasa değeri yüzde 14.5 düşüşle 405 milyar dolara
indi. Bir başka ABD’li dev Chewron yüzde 11.6 kaybetti ve toplam değeri 163 milyar dolara indi. Royal Dutch Shell ise yüzde 13 kayıpla işlem görmeye başladı.
Verdikleri notlar nedeniyle Türkiye’de ‘sıfırcı hoca’ olarak bilinen ve sık sık Türk ekonomisiyle ilgili olumsuz açıklamalarda bulunan kredi derecelendirme şirketleri Moody’s ve S&P’nin durumu hiç de iç açıcı değil. Hiçbir otorite tarafından denetlenmeyen, buna karşın hem şirket hem de ülkelerin borçlanma maliyetleri üzerinde
hayati etkiye sahip olan iki şirket hatalarının bedelini ağır ödüyor.
Kriz sırasında S&P’nin ana şirketi McGrave-Hill’in hisseleri yüzde 46 düşerken değeri 9.1 milyar dolara indi. Moody’s’in değeri de yüzde 42.6’lık düşüşle 7.3 milyar dolara indi. Her iki şirket krizin de baş sorumluları arasında gösteriliyordu. Söz konusu iki şirket mortgage tahvillerine hak etmediği kadar yüksek kredi notu vermiş ve bunları
alan bankalar daha sonra batmıştı.
-
Semih Saçlı: VİX endeksi 2001 Eylül rekorunu kıracak mı?
06.10.2008
Dünya piyasaları 850 milyar dolarlık kurtarma paketinin etkilerini konuştuğu bugünlerde, geleceğe dönük beklentilerin her geçen gün daha tutarsız bir çizgi çizmeye başladığını görüyoruz. Paketin başarılı olup olmayacağı sorusu birden yatırımcılar açısından ciddi bir problem haline geldi. Gözle görünen problemlerin, gözle görünmeyen diğer riskler ile bir araya gelme olasılığı, piyasalardaki tedirginliği iyice üst seviyelere çıkardı.
[B][COLOR="Red"]Ben piyasaların içine girmiş olduğu bu tedirginliğin, piyasalardaki bir aşağı bir yukarı basma tulumba misali sert hareketlerin daha da artmasına neden olabileceği kanısındayım.[/COLOR][/B] Yani piyasalar sert hareketler ile iki gün yukarı sonra yine sert hareketler ile aşağı yönlü dalgalanmalarını devam ettirebileceklerini düşünüyorum. Bu da şu soruyu iyice ön plana çıkarıyor; acaba ne zaman piyasalar orta vadeli bir sindirim dinamiği içine girip düşüşlerin dengelenmesi başlatacak? Bu gerçekten de zamana kalmış bir şey, fakat piyasaların böyle bir dinamiği oluşturabilmesi için, küresel dinamikteki olumlu haberin değil olumsuz haberin şiddetini artırması gerektiği kanısındayım. Böylece piyasalar tam anlamlı bir dengelenme hareketini hiçbir olumlu beklenti olmadan, doğal olarak başlatabilir. Ayrıca bence böyle bir sindirim hareketinin başlaması için, [COLOR="Red"][B]piyasaların Dow Jones‘u bir günde 1000 puanlık kayıplara sürükleyecek bir dinamiğin içine girme olasılığı da çok yüksek. [/B][/COLOR]
Piyasalardaki tekniksel dinamiğe baktığımızda, özelikle S&P ve Dow Jones’un son günlerde gittikçe sıkışmaya başladığını görüyoruz. Bu sıkışmayı, VİX endeksinin 45 seviyelerine çıkması ile de açık ve net bir şekilde algılayabiliyoruz. Geçtiğimiz haftalarda VİX’in 35 seviyesinin üzerine çıkması, ister istemez yatırımcılarda olumlu bir toparlanma beklentisi yükselmişti. Fakat bu beklentinin piyasalar tarafından onaylanmaması, yatırımcıları ilk defa VİX ile uzun süreden beri bir yanılmaya düşürdü.
Peki VİX deki bu tutarsızlığın nedeni neydi? Bence bunun nedeni tekniksel bakış açısından baktığımızdan süper boğa trendinin kırılmasından dolayı oluşan satış baskısının, piyasaları Eylül 2001’den beri ilk defa bu tür bir dinamik içine sokmasından kaynaklanıyor. Bence bu yüzden VİX bugünlerde, 2001 Eylül ayındaki dinamiğine benzer bir dinamik içine girmiştir. 2001 Eylül ayındaki panik piyasaları çok sert satışlar ile arka arkaya düşüşlere sürüklemiş ve VİX endeksinin 57 seviyelerine çıkmasına neden olmuştu.
Sonuçta, bence piyasa dinamiğinin bir parçası olan VİX’in 2001 seviyelerini kırarak yeni bir rekor zirveye ulaşma olasılığı çok yüksek. Böyle bir hareket piyasalarda anlamlı bir orta vadeli sindirimi, ekim ayında yavaş yavaş başlatabilir. Gerçi her şeyi zaman gösterecek, fakat bir günde Dow Jones’da 1000 puanlık bir düşüşün, VİX endeksini 60 seviyelerinin üzerine çıkartarak 2001 Eylül rekor seviyelerini geçebilmesini sağlayabilir.
Orta vadeli bir dip’in oluşması için piyasalarda olumsuz bir gelişmenin, olumlu beklentileri tamamen yok ederek piyasaları tam bir hakimiyet altına alması gerektiğini düşünüyorum. Ancak böylece içine girmiş olduğumuz fırtına yavaşlayıp yerini güzel bir toprak kokusuna bırakabilir. Ama sonuçta değişmeyen tek bir şey varsa o da her şeyi zaman gösterecektir.
-
Borsalarda kıyım sıradanlaştı
07.10.2008
Piyasalar bir haftaya daha piyasalarda yüksek volatilite ve borsalarda yoğun satışlarla başladı. Her zamankinden farklı olarak bu kez çok somut bir neden de yok. Güvensizlik ortamı piyasalarda dengelerin tümüyle alt üst olmasına neden oldu. Merkez bankaları ve hükümetlerin aldıkları önlemler faydasız kalırken satış tek çare olarak kalmış durumda...
700 milyar dolarlık kurtarma planı ABD Kongresi´nde kabul edilmesiyle etkisini yitirmesi bir oldu. Bunun bir nedeni de mali sistemi ayakta tutmak için bu paranın yeterli olmayacağı, bankaların 550 milyar doları aşan zararlarının 2 trilyon dolara doğru çıkacağı korkusu....
Merkez bankalarının piyasaya para pompalamaları hala işe yaramazken neyin işe yarayacağı konusunda belirsizlik de sürüyor. Fed´in bilançosu yaptığı açık piyasa işlemleri nedeniyle 1,5 trilyon dolara ulaşmış durumda. Fed dün 28 ve 84 günlük ihalelerle verdiği likiditeyi bir kez daha katlayarak 900 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Bu durumda Fed´in fonlaması 2 trilyon dolara doğru yükselecek.
Fed´in yanı sıra başta ECB olmak üzere diğer merkez bankaları da fonlama yapıyor. Ancak buna karşın bankalararası piyasada faiz oranlarındaki yükseliş sürüyor.
Avrupa´da, özellikle İngiltere´de mali sektörle ilgili kaygılar bugün piyasaların sabahtan itibaren karışmasına neden oldu ancak para piyasalarında süregelen kilitlenmenin ötesinde özel bir durum, batması beklenen bir banka yoktu. Panik ve kaos havası bütün sistemi çökmenin eşiğine getirmiş durumda.
İMKB dahil Avrupa borsalarında % 7-9´luk kayıpların ardından Amerika kıtasında da yoğun satışlar devam etti. ABD´de endeksler 3,5-4,5 arasında kayıpla tamamladı ama seans içinde düşüş % 8´e kadar çıktı. Dow Jones Endeksi 800 puan gerileyip 9,525 puanı gördükten sonra toparlanarak 9,955 puandan kapandı. Dow Jones 4 yıl sonra ilk kez 10 bin puanın altında günü tamamladı.
S&P 500 Endeksi´nin volatilesini gösteren VIX Endeksi, 1992 yılından bu yana çıkmadığı seviyelere ulaşarak 52´den kapandı. Endeks gün içinde 58 seviyesini aştı.
Brezilya´da endeksin % 15 gerilemesinin ardından işlemlere ara verildi. İki kez durdurulan borsa toparlanarak kapandı. Bovespa Endeksi % 5 düşüşle tamamladı.
Rusya´da düşüş nedeniyle işlemlere 3 kere ara verildi ama endeksin % 19 değer yitirmesinin önüne geçilemedi.
Emtia fiyatları ise durgunluk kaygıları nedeniyle geriliyor. Petrol Şubat´tan bu yana ilk kez 88 dolar seviyesinde kapanırken buğdaydan bakıra fiyatlar geriliyor. Altın ise kaosun büyüklüğüne göre yavaş değer kazanıyor. Geçen hafta 900 doların üzerine çıkan, daha sonra 800 dolara doğru inen altın bugün % 4 artişla 860 dolara çıktı.
Kaosun değerlenen para birimleri ise yen ile dolar oldu.
-
Bugün Bernanke ve Trichet izlenecek
07.10.2008 08:32:51 - ÖZGÜR ALTUĞ
Maddeler halinde dünya piyasalarını özetlemeye devam ediyoruz:
1- Irlanda, Yunanistan ve Almanya´nın ardından Danimarka mevduata tam güvence verdi; İsveç ise mevduat garanti kapsamını genişletti.
2- Avrupa borsalarında dün kayıplar ortalama %8 civarında gerçekleşti; Euribor faizi arka arkaya 7 gün yükselerek rekor kırdı.
3- ABD borsalarında bir ara % 8´e varan düşüşler yaşandı; daha sonra FED´in attığı adımlar ve spekülasyonlarla %4 civarında
düşerek günü kapattı.
4- DJ endeksi 2004´ten bu yana ilk defa 10000 seviyesinin altina indi. Bu sabah Japon Nikkei endeksi de seans icinde 10000 seviyesinin altina inip geri geldi. Nikkei su siralarda yuzde 1.8 civarinda dususte.
5- Avusturalya´nin biraz once 50 baz puanlik beklentiye karsilik faizleri 100 baz puan indirdi ve son 16 yilin en agresif indirimini yapti. Bu indirim Asya borsalarindaki kayiplari azaltti.
6- Japon Merkez Bankasi faizleri beklendigi gibi yuzde 0.5 seviyesinde tuttu. Cuma gunu yapilacak G-7 zirvesinde ortak bir karar (belki ortak bir faiz indirimi) cikmasi spekulasyonu da yapiliyor.
7- EUR/USD paritesi 1.3500 seviyesinde seyrederken Brent petrol 84 dolara geriledi. Altin tarafinda ise guvenli liman arayisi yukselisi suruyor. Altin 870 dolara yukseldi.
8- Hindistan banka nakit tutma rasyosunu 50 baz puan indirdi. 5 yil sonra ilk defa yapilan bu indirim likidite acisindan onemli.
9- Pakistan´in kredi notu S&P tarafindan iki kademe dusuruldu ve gorunum borc odemelerindeki belirsizlik nedeniyle negatif olarak belirlendi.
10- FED´den surpriz faiz indirimi spekulasyonunun yaninda FED´in teminatsiz kredileri genisletme egiliminde oldugu yorumlari da yapiliyor.
11- FED´in acikladigi onlemler arasinda yaptigi fonlama miktarini 900 milyar dolara cikarmasi onemli.
12- Citibank ve Wells Fargo´nun Wachovia mucadesinde Citibank´in bir miktar geri adim attigi belirtiliyor.
13- Bank of America karini erken acikladi. 1.1 milyar dolar ile beklentilerin altinda kalan kardan daha onemlisi BoA´nin 10 milyar dolarlik sermaye artirimi yapacagi ve temettu odemelerini yuzde 50 azalttigini aciklamasiydi. Seans sonrasi islemlerde BoA hisseleri yuzde 10 dustu.
14- e-Bay toplam istihdamini yuzde 10 (1000 kisi) azaltacagini acikladi.
15- Fitch tarafindan otomobil satislarinin azalacagi goruntusuyle Ford´un kredi notu dusuruldu.
16- Gelismekte olan piyasalarda satis cilginligi vardi. RUSYA´da yaklasik yuzde 20´ye varan dususlerin ardindan 3 kere durdurulurken Brezilya borsasi Bovespa yuzde 15´e yakin dusunce islemler 2 kere durduruldu. Ama Amerika´daki toparlanma Brezila´nin yuzde 5.4 dususle gunu kapatmasina neden oldu.
17- EM para birimlerinde de satislar devam ediyor. Brezilya Merkez Bankasi Real´deki kanamayu durdurmak icin 2.5 milyar dolar verdi. ZAR, ISK, BRL, TRY, KRW hizli sekilde deger kaybetti.
18- Yatirimcilar bugun ECB Baskani Trichet´nin ve FED Baskani Bernanke´nin yapacagi aciklamalari takip edecek. Ayrica TSI 21.00´de son FED toplanti tutanaklari aciklanacak. TSI 11.30´da aciklanacak Ingiltere
sanayi uretimi de piyasalar da takip edilecek.
19- Amerika´daki dunku buyuk dususten sonra vadeli islemlerde DJ, S&P ve Nasdaq future´lari yuzde 1´in uzerinde yukseliste.
ÖZGÜR ALTUĞ
Raymond James Türkiye Başekonomisti
-
700 milyar dolarlık planı Kashkari yönetecek..
ABD´de finans sektörünü kurtarmak amacıyla oluşturulan 700 milyar dolarlık planı uygulayacak Hazine Bakanlığı içindeki Finansal İstikrar Bürosu´nun yöneticiliğine, halen uluslararası ekonomiden sorumlu bakan yardımcılığı görevinde bulunan, Goldman Sachs´ın eski başkan yardımcılarından Neel Kashkari getirildi...
Finansal İstikrar Bürosu´ndan sorumlu olacak Hazine bakan yardımcılığına Kashkari´nin geçici olarak atandığı bildirildi.
Başkan George W. Bush´un görevinin sona ermesine 3.5 aydan biraz fazla süre kaldığı ve Hazine Bakanlığı´nda oluşturulan bu yeni büronun başındaki ismin Senato tarafından onaylanması gerektiği için, bu pozisyona asli atamanın ve Senato onayının, yeni yılda yeni başkan döneminde gelebileceği belirtiliyor...
Her durumda 35 yaşındaki Kashkari, getirildiği konumda, en azından yeni ABD yönetimi gelecek yıl başlarında oluşturulana kadar görev yapacak.
Hazine Bakanı Henry Paulson gibi Goldman Sachs kökenli olan Kashkari´nin, finans sektörünü kurtarma planı konusunda zaten bir süredir gayriresmi olarak Paulson´ın danışmanlığını yaptığı kaydediliyor.
Hazine Bakanlığı´ndan Kashkari´nin atanmasına ilişkin yapılan açıklamada, yeni oluşturulan büronun faaliyetlerinin ayrıntıları üzerinde çalışıldığı bildirildi.
Kongre tarafından geçen hafta kabul edilen ve Bush tarafından imzalanarak yürürlüğe giren yasaya göre, 700 milyar dolarlık finans sektörünü kurtarma paketi çerçevesinde, bankaların ve finans kuruluşlarının elindeki batık kredilerin ve bu kredilere konu olan varlıkların devlet tarafından devralınması öngörülüyor...
-
Arkadaşlar mesajı sileyim derken konuyu silmişim düzeltmeye çalışıyorum durumu ..
çooook özür ..
-
Sen düzeltemezsin onu. VBye yeni bir özellik eklenmediyse silinen konu geri gelmez en son databaseden yedek yüklemesi yapılması lazım. O yetki de adminde var sanırım. HeLLiMe haber ver istersen.
-
[IMG]http://img388.imageshack.us/img388/3673/abdbilancolarekimrj9.gif[/IMG]
[url=http://imageshack.us][img=http://img361.imageshack.us/img361/9853/abdbilancolarekimen3.gif][/url]
EKİM AYINDA ABD'DE AÇIKLANACAK BİLANÇOLAR
-
´Kısa vadede piyasa dip yapabilir´
Gloom Boom Doom Report editörü Marc Faber borsalarda satışın 1987´deki çöküş kadar fazla olduğunu ve piyasanın gelecek yılın başa kadar yükselmeye başlayabileceğini söyledi.
CNBC ile yaptığı röportajda Faber piyasaların 1987´den beri en fazla satış gördüğünü söyledi.
Faber "Ekim-Mart aylarında genellikle mevsimsellik olur, bu nedenle S&P 500 Endeksi şu andan ay sonuna kadar dip yapabilir" dedi.
Fakat[B][COLOR="Red"] Faber´e göre 1,000 puanda bile S&P cazip değil [/COLOR][/B]ve yatırımcılar 2009 boyunca düşen kazançlarla karşı karşıya kalabilir
"Küresel ekonomi resesyonda olduğu için gelecek yıl da kazançlar hayal kırıklığı yaratmaya devam edecek" diyen Faber, daha uzun vadede yatırımcıların küresel iyileşmeden yararlanmak için gelişmekte olan ülkelerin hisselerine yönelmelerini tavsiye etti.
[B][COLOR="red"]Faber, merkez bankaları daha fazla faiz indirimine ve para basmaya hazırlanırken altının hala cazip olduğunu düşünüyor: Yatırımcılar çoğalamayacak altın ve gümüş enstrümanlara yönelmeli.[/COLOR][/B]
Faber, Pazartesi günü Fed´den tam puan faiz indirimi isteyen Pimco´dan Bill Gross için "Bazen Bill´in yeni Fed Başkanı olduğu hissine kapılıyorum çünkü politika dikte ettiriyor gibi görünüyor" dedi.
-
Borsalarda düşüş ivmelendi
Borsalarda hızlı düşüş Wall Street´te gelen satışların ardından Asya´da devam ediyor. Mali sisteme güvenin sağlanamaması borsalardan kaçışı hızlandırırken ABD borsaların gibi Asya´da da % 5-6 düşüş var.
Dün Fed´in aldığı önlemler ve Fed Başkanı Ben Bernanke´nin açıklamaları Wall Street´i sakinleştirmeye yeterli olmadı. Fed´in "olağandışı" denecek bir kararla özel sektör tahvillerini desteklemek için yeni bir program açıklamasının etkisi de çok kısa süreli oldu. 1,7 trilyon dolarlık bu piyasadaki kilitlenmenin çözülmesi için Fed bu piyasada da doğrudan fonlama yapacağıbu duyurdu. Fed´in sağladığı likidite hızla 2 trilyon dolara doğru çıkarken piyasalar buna duyarsız kalmaya devam ediyor.
Bernanke´nin faiz indirimine gidileceğine yönelik imada bulunması da tatmin etmedi. Piyasalar hemen bir faiz indirimi beklentisinde ancak bu kaosun sona ermesi için ne kadar etkili olacağı belirsizliğini koruyor.
Dün sabah 3 İngiliz bankasının hükümetten 27´şer milyar dolar istedikleri haberinin etkileri Wall Street´te de sürdü. RBS hisseleri % 40 düşerken Bank of America ve Morgan Stanley yoğun satışlarla İngiliz bankalarını izledi. Morgan Stanley´deki düşüş de bir ara % 40´a ulaşırken, Mitsubishi UFJ´ye satışın suya düşebileceği haberi bunda etkili oldu. Morgan´ın % 25 hisse satış anlaşmasının sürdüğünü açıklamasının ardından hisseler % 19 düşüşle kapandı. Kötü bir bilanço açıklayan Bank of America ve yeni parçası Merrill Lynch % 25-26 gerilerken Citigroup´ta Wachovia´nın elden kaçmasıyla başlayan düşüş devam etti e hisseleri % 13 geriledi.
Dow Jones Sanayi Endeksi % 5,11 daha kayıpla 9,447 puana indi. Geçen yılki tarihi zirveden düşüş % 34´e ulaştı.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown´ın bankalara sermaye desteği verilmesini söylemesi de mali sektörden kaçış havasını durdurmadı. Bu sabah İngiltere´nin 35-50 milyar sterlin düzeyinde sermayeyi İngiliz bankalarına aktaracağını açıklaması bekleniyor. Haftasonundan bu yana çözüm arayan hükümet bankaların bir bölümünü kamulaştırarak kanamayı durdurmayı amaçlıyor.
Asya´da mali sektör hisseleri öncülüğünde % 5-7 düşüşler var. Tokyo´da kayıp kapanışa doğru % 6´nın üzerine çıktı.
Döviz ve emtia piyasaları ise borsalara göre sakinleşmiş durumda. Euro-dolar paritesi 1,36 civarında seyrederken petrol 90 doların hemen altında işlem görüyor. Altın ise bu mali kaosa rağmen ciddi bir yükseliş yakalayamadı, bu sabah 860 dolar civarında.
-
Tails from the dark side... (08-10-08)
Maddeler halinde dünya piyasalarındaki krizi özetlemeye devam ediyoruz:
1- İzlanda’da Hükümet Landsbanki’ye el koydu. Varlıklarının toplam değeri ülke GSYH’sının 3 katından fazla olan banka için sermaye gerekirken, İzlanda hükümeti para birimi koruna’yı döviz sepetine endeksledi ve Rusya’dan 4 milyar EUR kredi alınması konusunda görüşmelere başladı.
2- BBC’nin haberine göre RBS, Barclays ve Lloyds İngiliz Hükümeti’nden 79 milyar dolarlık hisse karşılığı sermaye istedi. Barclay’s yalanlarken diğer bankalardan net bir değerlendirme gelmedi.
3- İngiltere’de Brown Hükümeti bankalardan varlık satın alacak yeni bir plan üzerinde çalıştığını açıkladı. Detayların bugün açıklanması bekleniyor.
4- Almanya’nın daha önce kabul etmediği Fransa’nın 300 milyar EUR’luk banka destek paketine daha sıcak bakmaya başladığı konuşuluyor.
5- AB’de dün yapılan ECOFIN toplantısında alınan kararlara göre AB’de 20 bin EUR olan mevduat garantisi 50 bin EUR’a çıkarılacak ama istenirse beş kata kadar artırabilecek.
6- İspanya mevduat garantisini 100 bin EUR’a çıkardı. Ayrıca Zapatero yönetimi İspanya bankalarından 30 milyar EUR’luk kötü aktif alımı yapacak.
7- İngiltere Merkez Bankası faiz toplantısı bugün başlıyor. Faizle ilgili kararın yarın açıklanması beklenirken genel olarak piyasalarda 50 baz puanlık bir indirim beklentisi hakim.
8- IMF bankaların sildiği kötü aktifler için daha önceki 1 trilyon dolara yaklaşan tahminini 1.4 trilyon dolara yükseltti.
9- Rusya dün açılış seansını TSİ 12:00’ye erteledi. Hükümetin açıkladığı pakete göre bankalara devlet 36 milyar dolar daha destek sağlayacak.
10- Avrupa borsalarında dün yatay bir kapanış dikkat çekerken bazı banka hisselerinde ciddi satışlar dikkat çekti. Dün Amerikan borsalarındaki olumsuz kapanış sonrası bügün Avrupa borsalarının %3 civarında düşüşle açılması bekleniyor.
11- Dün Amerika’da FED’in açıkladığı yeni önlemlere karşın beklenen faiz indiriminin gelmemesi ve Morgan Stanley ile ilgili artan söylentiler (şirket tarafından seans içinde yalanlandı) hisselerin satış görmesine neden oldu. DJ %5.1, S&P %5.7 ve Nasdaq %5.8 oranında düşüşle günü kapattı. Bu düşüşe rağmen vadeli işlemlerde bu sabah %1 civarında daha düşüş gözleniyor.
12- Amerika’da seans sonrası açıklanan Alcoa karı da beklentilerin oldukça altında kaldı ve olumlu bir kar sezonu açılışına işaret etmedi.
13- FED’in yeni açıkladığı önlemler arasında en dikkat çekeni FED’in bir Commercial Paper Funding Facility (CPFF) kurarak 3 aylık özel sektör ticari tahvillerini alması yeralıyor. FED artık bu işlemle finansal olmayan şirketlere de bir anlamda destek olacak.
14- Amerika’da son yapılan fiyatlamalarda %75 olasılıkla FED’den 50 baz puan ve %25 olasılıkla 75 baz puan faiz indirimi fiyatlanıyor. 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisi artık masada bile değil.
15- Bu sabah Asya piyasalarında satışların hızlandığını görüyoruz. Global kredi krizinin ve Toyota’dan gelen olumsuz açıklamaların etkisiyle Nikkei’deki satışların %7’yi aştığını ve benzer satışların diğer Asya piyasalarında da olduğunu görüyoruz.
16- Altın güvenli liman olmaya devam ediyor. Bu sabah altın fiyatları 890 dolara yükseldi.
17- Yatırımcıların bugün takip etmesi gereken veriler arasında Amerika’da TSİ 17:00 Ağustos ayı ikinci el ev satışları (önceki: -3.2%, beklenti: -1.1%) bulunuyor. Avrupa Bölgesi’nde ikinci çeyrek GSYH büyümesi nihai revizyonu yapılacak. Kar tarafında ise takip edilmesi gereken önemli bir kar bulunmuyor.
Ozgur Altug
Research
Raymond James Securities