-
ıMKB Bugün ıçin Beklenti :
ABD’den bu hafta pek de önemli dataların gelmeyeceği, daha çok bilanço
hareketlerinin yaşandığı bir haftaya girerken ıMKB Cuma akşamı açıklanan ve beklentileri
çok üzerinde gelen olumsuz enflasyon datalarını sindirmeye çalışacak. Zira cuma akşamı
açıklanan enflasyon datası sonrasında TCMB’nın fazileri 50 baz puan arttıracağının
beklentisiyle dolarda satışları beraberinde getirdi.
ıMKB30 spot endeks ise 53500 - 54000 seviyelerinde tutunma çabası veriyor. Bu
seviyelerde tutunup yukarı yönde hareketini sürdürmesi durumunda ıMKB30 spotun önemli
direnç bölgesi 56500-57000 seviyeleri olacaktır.
Bu hafta başından itibaren Türk Telekom’un halka arzına yapılacak yoğun katılımın
etkisi ve beklentisiyle ıMKB’de genel bir satıcılı hava olma olasılığı yüksek görülüyor. Ancak
yurtdışında yaşanacak olumlu havanın sürmesi yaşanacak satışların endekse etkisini
azaltabilir. Aksi taktirde olası geri çekilmelerde ıMKB30 spotta 53000 seviyesinin öenmli
destek olduğu unutulmamalıdır.
şu ana kadar ki verilere bakılarak bugün VOB’ta, açılışta;
Haziran vadeli ıMKB30 sözleşmelerinin güne; [COLOR="Red"]150-350 puanlık düşüşle bir başlangıç
yapacağını bekliyorum.[/COLOR]
Nuri SEVGEN
A YATIRIM
-
[B][COLOR="Red"]LB: Kırılganlıklar artıyor[/COLOR][/B]
05.05.2008
Lehman Brothers ekonomisti Tolga Ediz yayınladığı raporda, Türk ekonomisinin 2006'ya kıyasla daha kırılgan bir yapıda olduğunu, TCMB'nin sıkı para politikasına yöneleceğini ve PPK'nın bu ayki toplantısından 50 baz puanlık faiz artışı kararı çıkacağını beklediklerini ifade etti. Raporda şöyle devam edilmekte:
Türkiye'de PPK'nın para politikasını sıkılaştırması gerektiğine dair çağrımız hayli ihtilaflıydı. Yaygın eleştiri mevcut şartların Mayıs-Haziran 2006 döneminde para birimde yaşanan sert satış dalgasının ardından para politikasının sıkılaştırılmasında etkili olan şartlardan çok daha farklı yönündeydi. ''Türkiye ekonomisi 2006'dakinden daha iyi durumda mı?'' sorusunun dikkate değer olmasına rağmen bu karşılaştırmanın sıkı para politikasına yönelik çağrımızla ilgisiz olduğunu düşünüyoruz.
Mevcut görünümün 2006'dan çok daha iyi olduğu inancımıza dair üç sebep bulunmakta:
* şu anda kaldıraç miktarı daha az... Mayıs-Haziran 2006 para biriminin çökmesi bir bakımda finansal sistemde -özellikle döviz opsiyon piyasasında- kaldıraç miktarının artması sonucuyla ortaya çıktı. Geçtiğimiz Nisan ayında zımni dalgalanma en düşük seviyelerindeydi. Bu da YTL'nin zayıflamasında etkili oldu.
* Bu sefer aşırı ısınma daha az... 2006'da ekonomi aşırı ısınma işaretleri gösteriyordu. Cari işlemler açığı daha hızlı bir oranda artıyordu, tüketici kredileri yıllık bazda %100 oranının üzerinde artıyordu ve yurtiçi talep patlıyordu. Bu tür dengesizlikler şu dönemde daha az keskin. Yurtiçi talep durgun ve cari işlemler açığı şu anda daha yüksek olmasına rağmen artma hızı yavaşlıyor. Reel politika faizleri Mayıs 2006 öncesi ile aynı seviyede. Enflasyon tahminlerindeki artış Mayıs-Haziran 2006 döneminde daha hızlı olmasına rağmen şu anda enflasyon beklentileri öncekine göre daha yüksek.
* Döviz mevduatları şu anda daha yüksek... Yurtiçi döviz likiditesi muhtemelen 2006 başlarına kıyasla çok daha fazla. 2006 döneminde özellikle 2007 seçimlerine kadar yerel şirketler ve hanehalkı döviz tasarruflarını artırdılar. Bugün, döviz mevduatları çok daha yüksek miktarda ki bu para birimini destekleyen kilit faktörlerden birisi.
Burası iyi haberlerden sona erdiği nokta. Aşağıdaki sebepler ekonominin neden şu anda daha kırılgan olduğunu gösteriyor:
* Döviz cinsi varlıklar kadar döviz cinsi yükümlülükler de hayli fazla... Türkiye'nin özel sektörü 2006 yılından bu yana borçlanma furyasında, dış borç 200 milyar dolar civarında veya GSYıH'nın %27 kadarı. Sadece geçen sene Türkiye'nin net yatırım pozisyonu 108 milyar dolar kötüleşti ve dış yükümlülükleri bu sene (dış borç geri ödemeleri ve cari işlemler açığı) 90 milyar dolar seviyesinde veya GSYıH'nın %12'sine eşit. Mücadele burada başlıyor: Gelişmekte olan piyasalara küresel sermaye akışının yavaşladığı şu dönemde Türkiye bu yıl aynı miktarda yabancı sermayeyi çekmek durumunda.
* Uluslararası ortam çok kötü. 2006 para birimi bozgunu küresel risk primi çok düşükken olmuştu, küresel büyüme son 10 yıldaki en güçlü seviyesindeydi ve gelişmekte olan piyasalara sermaye akışı hızlı bir şekilde artıyordu. 2006'da para politkası sıkılaştırıldığında yatırımcıların yüksek getiri sağlayan Türk aktiflerine yönelmesiyle piyasalar çabucak normale döndü. şu an küresel piyasalar görünümü daha kötü, sıkılaşan küresel kredi/likidite koşulları ortasında küresel büyüme yavaşlıyor gibi.
* 2006'ya kıyasla kamu sektörü borç yükü daha az olmasına rağmen mali çapanın gerçekten zayıf olduğunu düşünüyoruz. Bunun sonucu olarak mali öykünün kredibilitesi daha düşük: AKP hükümeti oy kazanmak için harcama yapmaktan kaçınmayacaktır. Bunun bu yıl için dikkate alınması gerekiyor, yerel seçimler sadece bir yıl sonra ve zayıflayan ekonomi mali politikayı gevşetmek için siyasi baskıyı arttırabilir.
* Siyasi görünüm kötüleşti. şu an hükümet ve başbakan AKP'nin kapatma davasının tehditi altında. Dava sonuçlanana kadar siyasi istikrarın sağlanması zor görünüyor- bu yıl sona ermeden önce olması mümkün gözükmüyor.
Kolay bir yol yok
Özet olarak bu dönem Mayıs-Haziran 2006 bölümünden daha fazla zorlayıcı. Piyasalar YTL ve faiz oranlarındaki ani hareketlere pek alışık olmadığından para birimindeki mevcut zayıflığın zarar verme potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz özellikle de 2006'da mevcut olmayan bir zayıflama tabanında.
TCMB'nin tek yetkisi enflasyon, para birimi değil. Enflasyonun iki haneli rakamlara ulaşması ve en azından bir buçuk yıl için hedefin yukarısında kalmasıyla, para birimine ne olursa olsun dikkate almadan politika sıkılaştırmasına ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.
Bununla birlikte, TCMB'den gelen bu haftanın enflasyon raporu bizi bu yıl için, Mayıs'taki görüşmede 25 baz puanlık arttırımla başlayacak, 125 baz puanlık bir sıkılaştırma beklentisine yöneltti. Bu TCMB'nin kredibilitesini ve ayrıca para birimini (merkez bankası enflasyon hedefini değiştirmeyi ihmal ettiği ve enflasyonu azaltmak için büyümeyi kesmeye ihtiyaç olduğunu kabul ettiği sürece) destekleyecektir. şimdilik piyasalar için bekle ve gör yaklaşımını benimseyeceğiz. Daha iyi giriş seviyeleri bekliyoruz ve risk koşullarındaki iyileşme olasılığı azalabilir. Eğer PPK beklediğimiz arttırımları yapar ve mücadeleci yoldan ayrılmazsa daha zayıf seviyelerde uzun YTL pozisyonları oluşturabiliriz.
-
TCMB: Enflasyon son çeyrekte inecek
05.05.2008
Merkez Bankası Nisan ayı fiyat gelişmeleri raporunu yayımladı. Raporda enflasyonun yılın son çeyreğinde kademeli düşüş eğilimine gireceği belirtildi.
Raporun özet bçlümünde şöyle denildi:
Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 1,68 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 9,66’ya yükselmiştir. Bu yükselişte gıda ve petrol fiyatlarındaki artışların devam etmesi ile döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkileri belirleyici olmuştur.
ışlenmemiş gıda fiyatlarındaki göreli düzeltmenin sürmesine karşın işlenmiş gıda fiyatlarındaki artış eğilimi hızlanarak sürmüştür. Bunun yanında, petrol fiyatlarındaki artış ile YTL’deki değer kaybı sonucunda enerji fiyatları yüksek oranda artmıştır.
Nisan ayı itibarıyla yıllık enflasyonun 6,3 puanlık kısmı gıda ve enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmıştır. Kira enflasyonu istikrarlı düşüş eğilimini korurken, gıda ve enerji fiyatlarındaki olumsuz gelişmelere paralel olarak yemek hizmetleri ile ulaştırma hizmetleri fiyatları yükselmeye devam etmiştir.
Döviz kurunun gecikmeli yansımaları ve arz şoklarının ikincil etkileriyle temel enflasyon göstergeleri de yukarı yönlü bir hareket sergilemiştir. Enflasyonun kısa vadede yüksek seyrini koruması, yılın son çeyreğinden itibaren ise kademeli olarak düşüş eğilimine girmesi beklenmektedir.
-
Piyasalar yeni göstergeleri hazmediyor
05.05.2008
Geçen hafta gelen yoğun haberlerin ve yaşanan yükselişin ardından piyasalar yatay bir seyir izliyor. ıMKB - 100 Endeksi hafif yükseliş seyrini korurken, dolar 1,26'nın üzerinde seyrediyor.
ıçeride enflasyondaki sıçrama ve faiz dışı fazlanın aşağı çekilmesiyle yeni girilen dönemin piyasalara ne getireceği tartışılıyor. Ancak hem yüksek çıkan enflasyonun hem de bütçe hedefleriyle ilgili değişikliklerin piyasaya doğrudan etkisi sınırlı. Bunda ıngiltere'nin bugün kapalı olmasının da etkisi bulunuyor.
Londra'da işlem yapılmazken Avrupa borsaları hafif satıcılı bir seyir izliyor. Emtia ve döviz piyasalarında da genelde sakin bir seyir var.
ABD borsalarında ise teknoloji sektörü, özellikle de Yahoo haberleri nedeniyle düşük bir açılış bekleniyor. ABD'de işsizlik verilerinin ardından yükselen endeksler teknoloji sektöründen gelen haberlerle kazançları geri vermişti.
Microsoft'un Yahoo hisseleri için teklifini geri çekmesi bugünkü açılış üzerinde etkili olacak. Yahoo'nun % 28 düşüşle açılması bekleniyor. Almanya'da yapılan işlemlerde hisseler % 26 geriledi, ardından biraz toparlandı. Google hisselerinde ise % 3,7 artış var.
[COLOR="Red"][B]Bugün ABD'de 17.00'de ISM hizmet endeksi açıklanacak. Mart ayı için 49,6 seviyesinde açıklanan endeks Nisan ayı için 49,3-49,5 arasında bekleniyor. Yüksek gelecek bir endeks piyasalardaki olumlu havayı yeniden canlandırabilir.[/B][/COLOR]
-
[COLOR="Red"][B]Yüksek faiz düşük kur dönemi geri döndü[/B][/COLOR]
05.05.2008
Türkiye'de vatandaş sabah uyandı mı ekranda dolar ne olmuş diye bakar.
Dolar kuruna göre mutlu olur, sevinir ya da mutsuz olur üzülür.
Oy kullanırken döviz kuruna bakar.
TL değerliyse herşey yolundadır, düşükse işler kötü.
Türk lirasının hem dünyadaki olumsuz koşullar hem de 2007'deki kötü ekonomik performansı nedeniyle değer kaybı olasılığının arttığı bir dönemdeydik.
Başka bir deyişle değer kazanması ihtimalinin sıfıra yaklaştığı bir dönemde.
Bu dönemde hükümet siyasi olarak varlığını sürdürebilmek için gerekeni yaptı ve faiz dışı fazla hedefini düşürdü.
Bunun anlamı ''ben enflasyona değil kura bakarım'' demek.
Merkez Bankası da enflasyonla mücadelede yenilgiyi kabul etmişken tek yapacağı kredibilite sağlamak adına faiz artırmak.
Faiz yükselince ne olur ; TL'nin cazibesi artar, yani değerlenir.
Döviz düşer, dolayısıyla enflasyon da.
Ama bir süre için.
Bu yapılan müshil hapı alıp kilo vermeye benziyor.
Ama ne diyelim güzel görünelim de o yeter.
Kime?
Sıcak paraya. Dolarları bozdur, Türk lirasına geç, yüksek faiz al.
Alan razı, satan razı. Geçmişe hoşgeldiniz.
Küresel krizde toparlanma başlamışken Türkiye dayanamadı.
Daha önce de yazdık: Sıcak para 2 - Fed 1 - [COLOR="red"][B]Türkiye (-1). [/B][/COLOR]
FULYA KOCABALKAN
-
Önemli kurumların faiz ve enflasyon beklentileri
[IMG]http://img440.imageshack.us/img440/1946/faizveenflasyonji3.jpg[/IMG]
-
Petrol baskısı [COLOR="Red"][B]2 yıl daha [/B][/COLOR]sürecek
06.05.2008
Petrol fiyatlarının borsalar üzerinde oluşturduğu baskı sürerken Goldman Sachs önümüzdeki 2 yıl içinde petrolün gelişmekte olan ülkelerin devam eden talebiyle 150-200 dolar arasına yükselebileceğini duyurdu.
Raporu hazırlayan ekibin başında yer alan Arjun N. Murti, Mart 2005'te 100 dolar tahminini yapan ilk analist olmuş ve 2009 yılına kadar petrolün 50-105 dolar bandında seyredebileceğini öngörmüştü.
Petrol 2006'da 56,71 dolar, 2007'de 66,23 dolar, 2007'de 72,36 dolar ortalama fiyatla işlem gördü. ABD'de yazın tatile çıkanların tüketimiyle petrol talebinin artacağına yönelik spekülasyon bu sabah fiyatın 120,93 dolarla yeni bir rekor kırmasına neden oldu.
Goldman raporunda 6 ay-2 yıllık dönem içinde petrolün 150-200 dolar arasına yükselmesinin mümkün olduğu belirtilirken, zirveyi ve yükselişin ne kadar süreceğinin belirlenmesinin zor olduğu vurgulandı.
Çin'in tüketimi petrol fiyatlarının 2001 yılında 17 doların altına düşmesinden bu yana bir kattan fazla arttı. Rekor fiyatlar, gelişmekte olan ülkelerde artan talebin hızını kesemedi. Çin, Hindistan ve Ortadoğu bu talebin öncülüğünü yapıyor.
Goldman, West Texas Intermediate için 2008 tahminini 96 dolardan 108 dolara, 2009'da 105 dolardan 110 dolara yükseltti. 2010 ve 2011 için tahminler 110'dan 120'ye çekildi. Raporda, Meksika ve Rusya'da üretim artışının yavaşlamasına ve OPEC'in kullanmadığı kapasitesinin sınırlı olduğuna dikkat çekildi.
Venezüela'da ise arz 2002 yılındaki 3 milyon varil seviyesinden 2,34 milyon varile indi. Bunda Başkan Hugo Chavez'in, devletin petrol şirketini kapatan yaklaşık 20 bin işçiyi kovmasının etkisi oldu. Irak ise hala ABD işgalinden önceki seviyelere ulaşmaya çalışıyor.
Meksika'da Cantarell adlı en büyük petrol alanındaki % 30 oranındaki düşüş telafi edilemedi ve üretim 3 milyon varilin altına indi.
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasında doların değer kaybı da etkili oldu. Dolar euro karşısında bu yıl % 5,4, geçen yıl % 11 geriledi.
Petrol arzının % 40'ını sağlayan OPEC üyeleri ise üretimin yeterli olduğunu savunarak spekülatörleri suçluyor. Kartel Eylül ayındaki toplantısından önce arz artışını gündeme almayacağını açıkladı.
Goldman ise spekülatörleri suçlamanın temel bir yanlış algılama olduğunu kaydederek "Büyük kötü spekülatörleri bulup cezalandırarak enerji krizinin çözüleceğini sanmıyoruz" dedi. Goldman analistlerine göre emtia yatırımcıları, petrol şirketlerinin enerji projelerine yatırım yapmalarını hızlandırarak enerji krizinin çözülmesi için yardımcı oluyor.
[url]http://www.bloomberg.com/apps/news?pid=20601087&sid=a1._ugI80nMc&refer=home[/url]
-
Gündem
ABD Haftalık Mağaza Satışları Verisi (TS;14.45).
ABD Haftalık Redbook (TS;15.55).
Hazine’nin YTL Cinsi ıskontol Bono ıhalesi (Vade 13.01.2010).
Hazine’nin TÜFE’ye Endeksli Tahvil ıhalesi (Vade 15.02.2012).
ABD’de Fannie Mae 2008 Birinci Çeyrek Bilançosu (ABD’de Piyasalar Açılmadan Önce, Beklenti Hisse Başına 81 Cent Zarar).
ABD’de Cisco 2008 Birinci Çeyrek Bilançosu (ABD’de Piyasalar Kapandıktan Sonra, Beklenti Hisse Başına 36 Cent Kar).
-
Petrol durmuyor, borsalarda yönsüzlük sürüyor
07.05.2008
ABD'de ham petrol fiyatları varil başına 122.73 dolara kadar çıkarak bir rekor daha kırdı. Fiyatlardaki son yükselişte Goldman Sachs'ın petrol fiyatlarının iki yıl içinde 150 ile 200 dolara kadar çıkabileceği tahmini etkili oldu. Arz yönlü endişelerde fiyatları yukarı taşıyan bir diğer önemli faktör olarak görülüyor. Rusya ve Meksika'da ham petrol üretiminde meydana gelen azalmalar da endişeleri artırıyor. Nijerya da petrol üretimine dair sıkıntılarda petrol üzerine baskı unsuru oluşturuyor. Petrol bu sabah 122'nin altında seyrediyor.
ABD'de borsalar Fannie Mae ve yüksek petrol fiyatlarının etkisiyle geriledikten sonra Fannie Mae ile toparlandı. ABD'de konut kredilerinin beşte birini doğrudan ya da dolaylı olarak finanse eden Fannie Mae'nin 2,19 milyar dolar zarar açıklaması hisselerinin % 7 gerilemesine neden olurken, endeksleri de aşağıya çekti. Ancak şirketin CEO'sunun 6 milyar dolar sermaye sağlayacaklarını ve bunu kredi imkanlarını genişletmek için kullanacaklarını açıklaması şirket hisseleriyle birlikte endeksleri de yukarı çekti.
Petrol 122 dolar seviyesine dayanırken, Dow Jones % 0,40 artışla 13,020 puana çıktı. Kapanışın ardından gelen Cisco'nun bilançosu ise gelirler açısından beklentileri karşılarken net kar % 5 düştü. şırketin gelirleri beklentilerin üzerinde % 10 arttı. Bilançoyla birlikte Cisco hisseleri % 1 yükseldi.
Kapanışın ardından Fed Kansas City Başkanı Thomas Hoenig'in açıklamaları öne çıktı. Hoenig "ciddi" enflasyon baskılarının Fed'i faiz artırımına zorlayabileceğini belirtti. Yüksek enflasyonun ekonomiye yerleşme riski bulunduğunu belirten Hoenig bunun azaltılması için önemli bir parasal sıkılaştırma gerekeceğini belirtti.
Hoenig, şu anda resesyonun kıyısında seyreden ekonominin yıl sonuna doğru toparlandığı zaman Fed'in faizleri hızla artırmaya hazır olması gerektiğini vurguladı. Hoenig Fed Açık Piyasa Kurul toplantılarında bu yıl oy kullanmıyor.
Hoenig'in açıklamaları doları güçlendirdi. Cuma günü 1,54'ün altına indikten sonra dün 1,56 seviyesine doğru yükselen euro-dolar paritesi açıklamaların ardından 1,55'e geriledi.
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson ise piyasaların kredi sıkışıklığından kurtulmak üzere olduğunu söyledi. En kötüsünün geride kaldığını belirten Paulson "yolda tümsekler olabileceğini, piyasalardaki gerginliğin tamamen dağılmasının uzun aylar alabileceğini belirtti.
Asya borsaları ise yatay ya da düşük bir seyir izliyor. Tokyo'da hisseler dünkü seviyelerde işlem görürken Hong Kong ve şanghay'da düşüş var.
Bugün ABD'de 17.00'de açıklanacak ikinci el ev konut satışları piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.
-
Petrol 122 doları da aştı
07.05.2008
ABD’de ham petrol fiyatları varil başına 122.73 dolara kadar çıkarak bir rekor daha kırdı. Fiyatlardaki son yükselişte Goldman Sachs'ın petrol fiyatlarının iki yıl içinde 150 ile 200 dolara kadar çıkabileceği tahmini etkili oldu. Arz yönlü endişelerde fiyatları yukarı taşıyan bir diğer önemli faktör olarak görülüyor. Rusya ve Meksika’da ham petrol üretiminde meydana gelen azalmalar da endişeleri artırıyor. Nijerya da petrol üretimine dair sıkıntılarda petrol üzerine baskı unsuru oluşturuyor. Böyle bir ortamda petrole olan talebin artması rekorların ardı ardına kırılmasına neden oluyor.
Petrol fiyatları bir yıl öncesine göre iki katına çıkmış durumda. Bir yıl önce petrol 62 dolar düzeyinde bulunuyordu. Petrol fiyatlarının artışı tüketici talebi üzerinde daha önce düşünülenden daha fazla etkili olması bekleniyor. ABD GSYIH’sının yüzde 70’i tüketici harcamalarından oluşuyor. Petrol fiyatının artışı tüketiciler açısından benzine daha fazla ödeme anlamına geldiğinden hem (tüketici) harcamalarını kısıcı hem fiyatları artırıcı baskı unsuru oluşturuyor.
Petrole Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya ve Ortadoğu'dan önemli ölçüde talep gelirken fiyatların rekor seviyede kalmasına neden oluyor.
-
Günlük Bültenler...
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/VOB_070508.pdf[/url]
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/GB_070508.pdf[/url]
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/TB_070508.pdf[/url]
-
Petrol 122'de ama ABD hep yukarıda
07.05.2008 - ÖZGÜR ALTUğ
Özellikle petrol fiyatlarının 122 doların üstüne çıkması ve Fannie Mae'nin beklentilerin çok üzerinde zarar açıklamasıyla ABD'de kötü bir seans geçirileceğini bekleyenler yanıldı. Seans açılışında bir ara %1 düşüşe karşın Amerikan borsaları günü yükselişle tamamladılar. DJ %0.4, S&P %0.8 ve Nasdaq %0.8 yükselişle günü tamamladı.
VIX endeksi 18 seviyesine düşerken Fannie Mae yöneticilerinin yaptığı olumlu açıklamalar ve Microsoft'un Yahoo ile yeniden igilenebileceğine dair spekülasyonlar piyasaların dönmesine imkan sağladı. ABD'de vadeli işlemlerde endeksler hafif düşüşe işaret etse de seans sonrasında açıklanan Disney ve Cisco Systems karlarının beklentilerden iyi çıktığını ve seans sonrası işlemlerde %2'den fazla yükseldiğini belirtelim.
Zurich Financial'dan Munich Re'ye kadar bütün sigorta ve reasürans şirketlerinin hisselerinde satışlara neden olan Swiss Re bilançosu dün Avrupa borsalarında UBS rakamlarıyla birlikte etkili oldu. Sigorta ve banka en çok düşen sektörler arasında yer aldı. Bir ara ABD vadeli işlemlerindeki havayla %1'den fazla düşen Avrupa borsaları ABD'deki toparlanmanın da etkisiyle ortalama %0.5 düşerek günü tamamladı. Bugün ıngiltere Merkez Bankası toplantısının başladığını ama kararın yarın verileceğini hatırlatalım.
Uzun bir tatili tamamlayan Japon piyasalarında bugün işlemlerin nihayet başladığını görüyoruz. Nikkei endeksi şu sıralarda yatay seyrediyor. Yenin USD karşısında 105 seviyelerinin hemen altında dengelenmesi ve çok majör bir ekonomik veri olmaması nedeniyle Japonya'nın sakin olduğunu söyleyebiliriz. Diğer Asya piyasalarında ise birkaç günlük yükselişin (20 günlük ralli sonrası) ardından kar satışları dikkat çekiyor.
Ülkeler arasındaki farkın bir kez daha belirginleşmesine neden olan Brezilya ekonomisi ve Brezilya piyasaları artan enflasyon baskılarına karşın gelişmekte olan piyasaların yıldızı olmaya devam ediyor. Bovespa dün de bir ara %1 aşağıdayken yaptığı hareketle günü çok çok küçük bir yükselişle tamamlamayı başardı ve son 5 günde %10'dan fazla artış kaydetti. Faiz artıranlar kervanı dün de Romanya ve Endonezya ile devam etti. Avrupa seansında da Türkiye dışındaki EM'lerin neredeyse tamamı yükseliş kaydetti.
Latin Amerika'nın geneline Brezilya'dan yansıyan iyimserliğin Türkiye'ye sirayet etmediği gözlenirken yatırımcılar bugün yine birçok veriyi takip ederek günü geçirecekler. ABD tarafında daha çok seans öncesi karı açıklanacak Devon Energy (beklenti EPS 2.29) ve seans sonrası kar açıklanacak New Corp (beklenti EPS 0.32) takip edilecek. Ekonomik veri tarafında ABD'de 14.00'de açıklanacak haftalık mortgage başvuruları, 15.30'da açıklanacak 1. çeyrek verimlilik ve birim işgücü maliyeti (önceki: %2.6, beklenti: %2.6) ve 17.00'de açıklanacak ikinci el ev satışları (önceki: -%1.9, beklenti -%0.9) takip edilecek. Avrupa tarafında 12.00'de Euro Bölgesi perakende satış rakamları izlenecek.
ÖZGÜR ALTUğ
Raymond James Türkiye Başekonomisti
-
[url]http://www.ecoyatirim.com.tr/piyasalar/m_piy_ekonomiktakvim.php[/url]
Haftalık Datalar ve Veri Akışı
-
[IMG]http://img382.imageshack.us/img382/5730/vob080507yo2.png[/IMG]
-
Gelir Vergisi Rekortmenleri Listesi'nin yıllardır değişmeyen ismi ısmail Tarman, ilk kez Murat Arslan'a konuştu. ışte Tarman'ın bilinmeyen özellikleri..
29 Nisan 2008/Forbes
Forbes'un milyarderler listesinin en tepesinde yer alan Warren Buffett, yatırım stratejisini şu sözlerle özetliyor: [COLOR="Red"]"En önemli hedefim, işinin ehli insanlar tarafından dürüstçe yönetilen, mali yapısı güçlü olmasına rağmen değeri ucuz kalmış şirketlerin ortağı olmak."[/COLOR] 62 milyar dolarlık yaşlı kurdun portföyündeki hisseleri tutma süresi en muhafazakar kurum raporlarındaki 'uzun vade' kavramını yerle bir edecek cinsten. Coca Cola, American Express, Wells Fargo gibi dev şirketlerin hisselerini onyıllardır portföyünde bulunduruyor.
ısmail Tarman'ın da benzer taktikleri var. Kayserili işadamı da yatırım yaptığı hisselere sadakatiyle kazanıyor. Bu iki büyük yatırımcının belki de tek ortak özelliği. Zira Buffett'ın günde kaç vişneli kola içtiği bile bilinirken Tarman gizemini koruyan bir isim.
Sıradışı bir figür. Medya ile arasına aşılmaz bariyerler koymuş. Çünkü göz önünde olmayı sevmiyor. Ona dair eldeki tek bilgi çimento sektöründen vazgeçmediği ve 12 yıldan beri Vergi Rekortmenleri Listesi'nin ilk 20 ismi arasındaki yerini koruduğu. 2007 yılında Türkiye dördüncüsü olan Tarman'ın ödediği toplam tutar 6 milyon 816 bin 846 YTL. Serveti ile ilgili rivayetlerse muhtelif.
ısmail Tarman'ın Nişantaşı Kodaman Sokak'ta yer alan ıpekiş Mağazası'nın ikinci katındaki gösterişten uzak ofisindeyiz. Karşımızda mütevazı ve son derece ketum bir adam var. 40 yıllık iş yaşamındaki ilk kapsamlı röportajını Forbes Türkiye'ye veren Tarman her kelimeyi özenle seçerek konuşuyor. Sektör ve şirket ismi anmıyor. Ketumluğu, yatırım sırlarını paylaşmama isteğinin ürünü gibi görünüyor. Tabii bir de söz konusu sektör ve şirketlerin performanslarını etkilememe isteği var. Yine de stratejisi ile ilgili basit ama çarpıcı bir ipucu veriyor Tarman:[COLOR="red"] "Yatırım yaptığın sektörü iyi bileceksin!" [/COLOR]Çünkü o öyle yapıyor.
Çimento sektörüyle ilgili söyleyecek çok sözü var. Bu bilgi için analistlere, araştırma raporlarına binlerce dolar ödemiyor. Kendi kafasında bir analiz yapıyor ve hissenin –şirketin- fiyatının ucuz veya pahalı olduğuna karar veriyor. [COLOR="red"]Önde gelen kriteri, şirketin kime ait olduğu. Gerçek hayatta ortaklık yapmak istemeyeceği bir kişinin şirketinin hisse senedini de asla almayacağının ısrarla altını çiziyor. Ona göre şirket sahipleri hukuki ve etik kurallara uymalı. [/COLOR]Tam anlamıyla muhafazakar bir yatırımcı olan ısmail Tarman, ortaklarının, yaptıkları hatalardan dolayı topluma karşı mahcubiyet duyabilecek karakterler olmasını istiyor. Hisselerini satın alacağı şirketlerin sahiplerine veya yöneticilerine –pek çoğuyla yakından tanıştığı halde- şirketlerde olan bitene dair tek bir soru sormuyor. "Soru sormayı ayıp karşılarım. Kimseye ileride şirketinin ne yatırım yapacağını, nasıl kar edeceğini soramam, utanırım. 20 yıldır tanıdığım arkadaşıma bile bilançosu hakkında tek kelime soramam. Zaten ben hangi şirketin iyi, hangisinin kötü olduğunu gayet iyi biliyorum" diyor Tarman.
Borsada uzun vadeli alım yapmak üretim sektörüne yatırım yapmakla eş tutulabilir mi? Tarman bunu isabetli bir eşleştirme sayıyor. Kendisine "borsacı" denilmesinden hoşlanmıyor olmasının temelinde de bu inanç var. [B][COLOR="red"]Portföyünün yüzde 90'ını 10 yıldır değiştirmiyor olması onun küresel ölçülere göre değer yatırımcısı olarak kabul edilmesi için yeterli. Hiçbir zaman kısa dönem için hisse alımı yapmıyor. Günlük, haftalık hatta aylık alım satımlardan uzak duruyor.[/COLOR][/B]
Hatta bu tarz işlemlerle uzun vadede para kazanılmasının imkansız olduğunu söyleyecek kadar iddialı. Döviz ve bono yatırımlarını ise sevmiyor. Bu stratejinin kendisine bir serbest hareket alanı yarattığı da çok açık. Çünkü Tarman, asla bütün gününü ekran karşısında geçirmiyor.[COLOR="red"][B] "Arada bir bakarım ne oluyor ne bitiyor diye. Türkiye'de insanların büyük çoğunluğu borsayla ilgili olmayı ekrana mahkum olmakla eş tutuyor. Bu aslında hoş değil. ınsanlara yatırımcı hüviyeti kazandırmak lazım" [/B][/COLOR]derken küresel likiditenin dahi çocukları olarak gösterilen traderlara bakışını da en nazik şekliyle gözler önüne seriyor.
ısmail Tarman'ın diğer özelliği de [COLOR="red"][B]borsa koridorlarındaki dedikodulara hiç kulak asmaması. "Kendi bilgim bana yetiyor"[/B][/COLOR] diyen Tarman'ın [COLOR="Red"][B]bu şekilde kendisini piyasanın tehlikeli oyunlarından uzak tuttuğunu[/B][/COLOR] söylemek de mümkün.
ısmail Tarman Kayserili tekstilci bir ailenin çocuğu. Okul yıllarında dede mesleği tekstil ile ilgilenmiş. Ailesinin triko fabrikasında işe başlayan Tarman, ileride büyük paralar kazanacağı çimento sektörüyle '60'lı yılların başında tanışmış. Bunda ailesinin Ankara'daki Baştaş Çimento'nun hissedarı olmasının da payı var. ılk gençlik dönemlerinde gidip gelmeye başladığı fabrikada üretim, planlama gibi alanlarda yaptığı gözlemleri 1982 yılında kendisini şirketin yönetim kuruluna taşımaya yeterli olmuş.
Yeni görev Tarman'ın sektöre dair daha ayrıntılı bilgilenmesini de sağlamış.
Tarman'ın çimento sektöründe yarattığı mucizenin ayrıntısı bu dönemde aldığı önemli bir kararda saklı aslında. 1994 krizinden hemen önce Bastaş'taki hisselerini Fransızlara satan Tarman, eline geçen parayı o dönemde fiyatları dörtte bire kadar inen çimento fabrikalarına yatırmış.
14 yıllık sürede çimento şirketlerinin piyasa değerlerindeki artış ise tercihin doğruluğunun açık bir göstergesi. Portföyünün büyüklüğü hakkında herhangi bir rakam vermekten ısrarla kaçınan Tarman, bugünkü hisselerinin toplamının orta büyüklükte bir çimento fabrikası almaya yeteceğini söyleyerek mütevazı davranıyor. Kulislerde dillendirilen iddialara göre ise [COLOR="red"]servetinin büyüklüğü birkaç yüz milyon doları aşıyor.[/COLOR] Sadece Bursa Çimento'daki yüzde 20'lik hissesinin bugünkü değeri 110 milyon dolar seviyesinde.
Geçen yıllar çimentoyu ısmail Tarman için bir tutku haline getirmiş. Ancak tutkusuna dair içinde kalan bir şeyler de var. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) 2005 yılında 166,5 milyon dolara sattığı Edirne Çimento örneğin. "Zamanında keşke Edirne'yi alsaydım dediğim olmuştur. Hammaddesi iyidir, uzun vadelidir. şimdi pişmanım almadığıma ama herşey nasip."
Tarman'ın küresel piyasaların içinde bulunduğu dalgalanmaya ilişkin değerlendirmesi ise ilginç. [B][COLOR="red"]Emtia fiyatlarının katlandığı bir dönemde, aynı emtialarla kurulan sanayi tesislerinin fiyatlarının yarıya düşmesini şaşkınlıkla karşılıyor. [/COLOR][/B]Sanayi şirketlerinin ucuz olduğunu düşünüyor. Tarman, [B][COLOR="red"]"şirket fiyatları ucuz ve bu durum eninde sonunda düzelecek. Belki altı ayda, belki birkaç yılda. Bana göre para artık işlevini yitirdi. Emtialar para karşısında çok fazla değerlendi. Artık dünyada çok fazla para var." [/COLOR][/B]
Tarman Grubu'nun yatırımları da sadece hisse senetleriyle sınırlı değil. ıkinci nesil yeni sektörlerde büyümeye devam ediyor. Oğulları Mustafa ve Murat Tarman, Blue House markasıyla elektrikli küçük ev aletleri üretiyor. şirketin 2007 cirosu 15 milyon dolar seviyesinde. Hedef ise 2008 yılını 20 milyon dolar ciro ile kapatmak. 1990'da ış Bankası'ndan alınan ıpekiş Tekstil'de de işlerin yolunda gittiğini söylüyor. Yünlü kumaş ağırlıklı üretim yapan ıpekiş, 2007 yılını 20 milyon dolara yakın bir ciroyla tamamlamış.
61 yaşındaki tecrübeli yatırımcı Türkiye'nin geleceğine inanıyor. Daha gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var. Tabii herkesin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi kaydıyla. Vergi rekortmenlikleri ve Türkiye genelinde yaptırdığı 40'a yakın okul ise inancının sözde kalmadığının işareti belki de.
ısmail Tarman, servetiyle, hayırseverliğiyle ve medyaya mesafeli duruşuyla iş dünyasının farklı simalarından biri. [COLOR="red"]Mütevazı bir kişiliğe sahip.[/COLOR] Başarısının sırrı belki de şu sözlerde gizli: [COLOR="red"][B]"ışimi hep severek yaptım. Bugüne kadar paraya ulaşmak için çaba sarf edip de para kazanmış insan görmedim. Başarıya ulaşmak istemiş insanların para kazandığını gördüm. Zaten bütün muhteşemlikler de başarıya giden o yolda saklı."[/B][/COLOR]
Genel Kurullara Katılım Artmalı
Uzun yıllar boyunca birçok şirketin yönetim kurulunda yer alan ısmail Tarman'ı en çok rahatsız eden konu genel kurullara katılımın çok zor olması. Gerçekten de Türkiye'de genel kurullara katılım süreci adeta dikenli bir yol. Sahip olunan hisseler aracı kurum ve bankalara götürülerek bloke ediliyor ve karşılığında bir kağıt alınıyor.
Hisselerin bloke edildiğini gösteren bu belge toplantıdan bir süre önce şirkete ibraz ediliyor ve katılma hakkı elde ediliyor. ısmail Tarman, bu sürecin kolaylaştırılması isteğini haklı nedenlere dayandırıyor. şirketlerin yüzde 30-35'lik hisseyle yönetildiğinden yakınan usta yatırımcı, bu oranla yönetim kurulunun tamamının seçilmesinden şikayetçi. Tabii işin bir de denetleme boyutu var.
Tarman'a göre murakıpları çoğunluk hissedarın seçmesi bir adaletsizlik doğuruyor. Bu adaletsizliğin giderilmesi için önerdiği yol ise ilginç: [COLOR="Red"]"Murakıplar bir çoğunluk hisseden, bir azınlık hisseden seçilmeli. Hatta belli bir rakamı geçen şirketlerde üniversitelerin işletme veya hukuk bölümlerinden bir profesör, üçüncü murakıp olarak geçici bir süreliğine atanmalı." [/COLOR]
ısmail Tarman bu yaklaşımının sadece şahıslar topluluğu tarafından yönetilen şirketler için geçerli olduğunu ve çoğunluk hissenin ciddi bir kurumun elinde olması (burada OYAK örneğini veriyor) durumunda böyle bir ihtiyaca gerek kalmayacağının da altını çiziyor.
Herkes ortağını yakından tanısın ....diyor
-
Petrol, bankalar, krediler, konut Wall Street'i boğdu
08.05.2008 08:00
Petrol üst üste yeni rekorlar kırmaya devam ederken borsalar bu yükseliş karşısında gerileme eğilimine girdi. Petrol fiyatlarının yükselişine hafta başından bu yana yatay bir seyir izleyerek direnen endeksler enflasyon ve faiz artırımı endişelerinin öne çıkmasıyla geriliyor.
New York'ta petrol fiyatı, ABD'de haftalık stok verilerinin ham petrol ve benzin stoklarında beklentilerin üzerinde artışa işaret etmesin ardından kısa süreli bir düşüşle 120,54 dolar seviyesine kadar geriledi. Ancak bu seviyeden gelen güçlü alımlarla [COLOR="Red"]yeni bir rekor kırarak 123 doların üzerine çıktı. [/COLOR]
Petrolün yanı sıra çok sayıda gelişme endeksler üzerinde baskı yarattı. [COLOR="red"]ABD Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı'nın (SEC) yatırım bankalarının likidite durumlarını ve sermaye yeterliliklerini kamuoyuna açıklama zorunluluğu getireceklerini söylemesi Wall Street'te kapanışa doğru yapılan işlemlerde banka hisselerine satış getirdi ve düşüş hızlandı. [/COLOR]
SEC Başkanı Christopher Fox "Amacımız varolan bilgiyi piyasalarla paylaşmak" diyerek "Bear Stearns olayının verdiği derslerden birinin, kriz durumunda yatırım bankalarının likidite ve sermaye yeterliliklerinin bilme gereği" olduğunu vurguladı. Fox bu bilgiyi kamuyla paylaşmanın krizin atlatılmasına yardımcı olacağını açıkladı.
Açıklamanın ardından [COLOR="red"]banka hisseleri Mart'tan bu yana en sert düşüşünü yaşadı.[/COLOR] Merrill Lynch, Bear Stearns, Citigroup, Lehman Brothers, UBS % 5'in üzerinde geriledi. En fazla düşen % 5,77 ile Lehman oldu.
ABD'de varolan [COLOR="red"]ev satışlarının Mart ayında % 1 daha azaldığının açıklanması da satış eğilimini artıran unsurlardan biri oldu.[/COLOR] Endeks şubat ayı için aşağı yönü revize edilirken Mart ayı için de 83 olarak açıklandı. Endeks bir yıl önce 103,9 değerindeydi. Bu haber inşaat sektörü şirketlerine gelen satışları da yoğunlaştırdı.
ABD'de son kötü haber ise tüketici kredileri oldu. [COLOR="red"]Tüketici kredileri Mart ayında 15,3 milyar dolar artarak 2,56 trilyon dolara çıktı. şubat ayındaki artış 6,5 milyar dolar düzeyindeydi. [/COLOR]Rakamlar bankaların tüketici kredisi verme koşullarını zorlaştırdıktan sonra bireylerin kredi kartlarına yöneldiklerini gösterdi.
Kredi kartları borçları 6,3 milyar dolar artarken diğer kredilerdeki artış 9 milyar dolar oldu. En büyük altı kredi kartı alacaklısı kurumda, [COLOR="red"]borçlarını en az 30 gün geciktirenlerin oranı % 4,11'e çıktı. Bu Kasım 2004'ten bu yana en yüksek rakam. [/COLOR]Bu kurumlar American Express, Bank of America, Capital One, JPMorgan, Citigroup ve Discover.
Asya'da ise borsalar karışık bir seyir izledi. Tokyo ve Hong Kong ABD etkisiyle % 1'e yakın gerilerken, şanghay ve Sydney endekslerinde artış var. Asya'da petro 123,81 dolarla yeni bir rekor kırdı.
-
[B]Dolar Asya'da 1,53'e yükseldi[/B]
08.05.2008 08:45
Dolar Asya'da euro karşısında 1,53'e yükseldi. Bugün yapılacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısında faizlerde değişikliğe gidilmesi beklenmiyor. Dolar bu beklentiyle New York'ta 1,54 seviyesinde kapandıktan sonra Asya'da hızla düştü ve 1,5284 gördü.
Dolar böylece euro karşısında son 8 haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Euro-dolar paritesi 22 Nisan'da 1,60'ın üzerine değmişti.
ıngiltere Merkez Bankası'nın bugünkü toplantısında da faiz değişikliği beklenmiyor. Sterlin de dolar karşısında 1,85 seviyesine indi.
-
[IMG]http://img404.imageshack.us/img404/3110/imkb100fi1.gif[/IMG]
(08.05.2008 08:25)
ıMKB hisse senedi piyasasında birkaç gündür yatay ve sıkışık bir eğilim yaşanmakta. 42500 desteğini koruyan endeks yukarı yönde de ivme kazanamadı. Bugün yurt dışı piyasalara bağlı olarak [COLOR="red"]42500 ana destek seviyesi test edilebilir[/COLOR]. Ancak bu destek kırılırsa düşüş ilk aşamada 42000 ardından 41000 e kadar devam edebileceğinden kısa vadede stop loss yapmakta yarar olabilir.
Diğer taraftan tekrar yukarı yönlü hareketlerde piyasanın kuvvetlenmesi için 43600 direncinin geçilmesi gerekli. Birkaç gündür sıkışık ve sıkıntılı olan piyasanın bugün yurt dışı piyasalara bağlı olarak güne satıcılı başlamasını bekliyoruz.
[IMG]http://img229.imageshack.us/img229/9784/vob0805jz2.gif[/IMG]
VOB’da ıMKB 30 Haziran kontratında ilk destekler 53000 ve 52000 seviyelerinde bulunuyor. 53000 in kırılmaıs halinde kısa pozisyon açmakta yarar var. 51800 ise kısa pozisyonları artırmak için izlenmesi gereken ikinci kademe olabilir. [COLOR="red"]54500 kırılana kadar uzun pozisyona geçmek riskli olabilir. [/COLOR]
Spot piyasada USD’nin önemli desteği 1.2450-1.25 seviyesinde olurken, vadeli işlemlerde de Haziran kontratında mevcut uzun pozisyonlar için bu desteğe paralel 1.2750 desteğini mevcut uzun pozisyonlar için stop loss olarak takip edeceğiz.
Direnç olarak ise spot piyasada 1.2750, Haziran kontratında 1.29 ve 1.30 seviyelerini izleyeceğiz. Bu dirençler geçildikçe uzun pozisyonlar artırılabilir.
-
Tails from the dark side... (08-05-08)
Maalesef Türkiye için de son derece problem yaratan petrol fiyatlarının 123 doları aşmasının Amerikan borsalarındaki satışlarda etkili olduğunu ifade etmek gerekiyor çünkü dün Amerika’da açıklanan ekonomik verilerin hemen hemen tamamı ya beklentiler dahilinde yada beklentilerden daha iyi çıktı. Açıklanan kar rakamlarından da piyasaları etkileyecek bir sonuç çıkmazken FED yetkililerinin enflasyondaki kötü durumun devam etmesi durumunda FED’in faiz artırımına hazır olduğunu ifade etmesi de satışlarda etkili oldu. AIG hisselerinin bugün yapacağı kar (zarar) açıklaması öncesinde %7’den fazla düştüğünü belirtelim. DJ %1.6 ve Nasdaq %1.8 oranında geriledi. Seans sonrasında açıklanan News Corp karı beklentilerden iyi çıkarken hissenin seans sonrasında %2’den fazla yükseldiği gözüküyor. Vadeli işlemlerde de Amerikan borsaları %0.2 civarında yukarıda gözüküyor.
Ingiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası’nın bugün faizler ile ilgili kararı Avrupa piyasalarında beklenirken dün hisseler ortalama %0.8 civarında yükseliş kaydetti. Amerika’dan gelen olumlu veriler sayesinde genel olarak kar rakamlarının da Avrupa’da korkulduğu kadar kötü olmaması alımları destekledi. Bu sabah Amerika’daki büyük çaplı düşüş sonrasında Nikkei endeksinin %1 civarında aşağıda olduğunu görüyoruz. Amerikan borsalarındaki düşüşten ziyade analistler petrolün vadeli işlemlerde Asya’da 123.5 doları aşmasını ve değerleme olarak Japon hisselerinin artık pek ucuz görülmemesin satışlarda etkili olduğunu ifade ediyor. Diğer Asya piyasalarında Çin hariç hafif düşüşler gözleniyor. Çin’de ise %1’e yakın bir yükseliş var.
Sermaye piyasalarındaki dalgalı hareketin önümüzdeki günlerde de emtia fiyatlarındaki dalgalanmaya bağlı olarak hareket etmesi beklenirken dün genel olarak emtia satıcısı konumundaki gelişmekte olan piyasalarda alımlar dikkat çekti. Türkiye dışındaki EM’lerin Avrupa seansında hepsinin neredeyse %2’ye yakın yükseldiği gözlenirken en büyük çaplı yükselişi %2.5 civarında yükselen ve Başkan Medvedev ve Başbakan Putin’e merhaba diyen Rusya yaptı. Latin Amerika’da ise doğal olarak Amerika’daki satışlar ve son bir haftada %10’dan fazla prim yapan Brezilya borsasındaki kar satışlarına bağlı düşüşler gözlendi. Bovespa endeksi %1.7 düşerken Meksika ve Arjantin’de de benzer düşüşler gözlendi.
Son üç haftadır ekonomik verilerle birlikte en yakından takip edilen şirket karları bugün de yakından takip edilecek. 20’den fazla şirket karı beklenirken bunlar içinde en çok takip edilecek şirket karları Blockbuster, First Data, JC Penney ve King Pharma gibi şirketler olacak. Fakat farkedileceği üzere şirket karlarının artık sadece hisseler üzerinde etkili olduğu, piyasaların genelinde belirleyici olmadığı gözleniyor.
Ulkelere yönelik ekonomik verilerin her zaman olduğu gibi bugün de önplanda olmasını beklemek gerekiyor. Öncelikle TSI 14:00 ve 14:45’te ıngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası’ndan gelecek faiz kararlarını takip edeceğiz. ıki bölgede de faiz değişikliği beklenmiyor ama geleceğe yönelik mesajlar yakından takip edilecek. Ayrıca Amerika’da TSı 15:30’da haftalık işsizlik başvuruları (önceki: 380k, beklenti: 370k) ve TSı 17:00’de Mart ayı toptan stok verisi (öncesi: %1.1, beklenti %0.5) yakından takip edilecek. Almanya tarafında ise TSı 13:00’de Mart ayı sanayi üretimi (önceki: %0.4, beklenti: -%0.5) izlenecek.
Herkese iyi seanslar
Ozgur Altug
Research
Raymond James Securities
-
GS: Yükselişi bitirme oyunu başladı mı?
08.05.2008
Goldman Sachs, 100 $ üzerinde seyreden spot petrol fiyatları tahminlerini yukarı revize etti. Rapor özetle şöyle:
Yeterli arz büyümesinin sağlanamadığı açığa çıkarken ve OECD bölgelerinde özellikle ABD'de gerekli talep kısıntılarına sebep olurken mevcut enerji krizinin başı çekebileceğini düşünüyoruz. Yükseliş döneminin kalan süresi en büyük belirsizlik olmaya devam ederken petrol fiyatlarındaki son üst noktanın tahmin edilememesine rağmen varil başına 150-200 dolar olasılığı önümüzdeki 6-24 ay içinde büyük oranda sona ereceğe benziyor.
2008-2011 WTI spot petrol fiyatı tahminlerimizi sırasıyla varil başına $96/$105/$110/$110'dan varil başına $108/$110/$120/$120 yükseltiyoruz. 2008 ve 2009 tahminlerimiz için yukarı yönlü riskler görüyoruz. Etkin olarak hala mevcut seviyelerden ılımlı artışlara doğru bir yol inşa ediyoruz fakat uzun bir dönem bu sürecin 2010'a kadar devam edeceğini varsayıyoruz. 2008-2010 için alternatif yol varil başına $125/$200/$150/$75 olabilir.
Son gözdelerimiz, entegre petrol , enerji ve petrol, boru hatları (hepsi cazip) ile, Amerika'da çoğu enerji ilişkili araştırma sektörlerinde fiyatların yükselme eğiliminde olduğu görüşümüzü sürdürüyoruz. Altın üreticileri de "dünyanın sonu" al-satından fayda sağlıyor. Petrol hizmetleri/sondajları için Nötr kalıyoruz. Rafineriler için tavsiyemizi Nötr'e düşürüyoruz.
AL tavsiye ettiğimiz favori hisse senetlerimiz ConocoPhillips (entegre petrol), Cabot Oil & Gas (enerji ve petrol), Halliburton (petrol hizmetleri), and Valero Energy (rafineriler). Favori boru hattımız El Paso ve favori altın üreticimiz Barrick Gold (ikisi içinde AL tavsiye ediyoruz).
En cazip olmayan hisse senedimiz bio-yakıt şirketleri Aventine Renewable Energy, Pacific Ethanol, ve VeraSun Energy (hepsi için SAT tavsiye ediyoruz).
-
Piyasalar ezberi bir kez daha bozdu
08.05.2008
Piyasalarda bu hafta dengeler ve beklentiler bir kez daha şekilleniyor. Enflasyon kaygıları nedeniyle borsalarda satış var ama bu kez dolar değerleniyor. Bunun nedeni Avrupa'da ekonominin durgunluğa girecek olması nedeniyle ECB'nin faizi yüksek tutma ısrarının kırılması beklentisi.
Petrol her gün üst üste rekorlar kırıyor. ıki hafta öncesine kadar dolar değer kaybettiği için yükselen petrol bu paralel gidişi kaybetmiş durumda. ABD'nin yanı sıra Avrupa ekonomisi de durgunluk işaretleri verirken petrol piyasaların "kara altın"ına dönüşmüş durumda.
Son iki yıldır enflasyon kaygıları ve doların değer yitirmesi nedeniyle petrolle birlikte yükselen altın ise bu spekülasyonların dışında sakin bir seyir izliyor. Euro - dolar paritesi 1,60'a kadar yükselirken önceki trendden kopan ve 900 dolar civarına gerileyen altın, doların güçlü seyir izlediği bu dönemde 860 - 880 dolar arasına yerleşmiş durumda.
Geçen hafta üst üste gelen olumlu haberlerle yükselen borsalar ise petrol fiyatlarındaki yükseliş altında eziliyor ve çok da önemli olmayan ABD Sermaye Piyasası Kurulu (SEC) açıklaması banka-yatırım bankası hisselerinde % 5'in üzerinde satış getirebiliyor.
SEC Başkanı Christopher Cox dün yatırım bankalarının likidite durumlarını ve sermaye yeterliliklerini kamuoyuna açıklama zorunluluğu getireceklerini söyledi. Ama SEC bu rasyoları zaten düzenli olarak takip ediyor. Bankalar ve yatırım bankaları zaten bu rasyoları bilançolarıyla birlikte açıklıyorlar ve bu rakamlar kamuoyunda tartışılıyor. SEC bu oranların her sabah açıklanmasını istemeyecek. Uygulamanın en azından bu yıl sonundan önce başlaması da beklenmiyor.
Dolar ile YTL'nin kaderdaşlığı da bugün itibariyle kopmuş durumda. Dolar değer kaybettikçe düşen, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasıyla değerlenen YTL, euro-dolar paritesinin 1,53'e gerilemesine karşın bu sabah iki yeni kuruş artarak 1,27'ye doğru yükseldi.
Doların değerlenmesini, Fed'in faiz indirimi konusundaki isteksizliği ve ECB'nin bir süre sonra faiz indirimine gitmek zorunda kalacağı beklentisi sağlıyor.
ECB ve ıngiltere Merkez Bankası bugün faiz kararlarını açıklayacak. ıki bankanın da faizleri değiştirmesi beklenmiyor. Daha önce sürekli enflasyona vurgu yapan ECB Başkanı Trichet'nin bugünkü konuşması euro bölgesinde gözlenen durgunluk işaretlerine karşı nasıl bir söylem izleyeceği açısından önemli.
Bütün bu tablo içinde tek şaşırtmayan ise ıMKB. Yükselişlerde zorlanarak, düşüşlerde hızlanarak "üvey evlat" muamelesi görmeyi sürdürüyor.
-
Finansal kriz yönetiminde 2. aşama
08.05.2008
Finansal kriz literatürü krizleri iki aşamada ideal olarak yok edileceğini öngörür:
1. Finansal paniği yenecek gerekli her önlem alınır, gereken her işlem yapılır. Bu özellikle 'bank run' dediğimiz gerek mevduat sahibi gerek borç sahibi grupların güvensizlik nedeni ile paralarını çekmesi sürecini önlemek içindir. Bu krizde bu çok akıllıca yapıldı. Özellikle Bear Stearns kurtarılması buradaki kritik dönemeçti..Ayrıca varlığa dayalı menkul kıymetler gibi varlıkların teminat olarak kabul edilmesi ve vadeli repo ihaleleri gayet zekice kurgulanmıştı. Bu aşama aşıldı. FED çok zor bir işi iyi yönetti şu ana kadar.
2. Ahlaki Tehlike: 1'de yapılanların ahlaki tehlike yaratmasını önlemek (moral hazard)... Bu şu demek: paniğin azalması sonucu oluşan düşük faiz düşük likidite ya da sermaye yeterlilik oranları nedeni ile oluşan köpüğe ya da balona izin vermemek. Ya da bazı kayıp oluşturmuş finansal kurumların kayıplarını hızla kara dönüştürmek için aşırı risk almasına izin vermek. 'Nasılsa sorun olsa bana bir şey olamaz hele şu ortamda' mantığı. Örnek önlemler: kurumların likidite oranlarına tekrar bakmak ve yükseltmek, sermaye yeterliliğine daha dikkatli bakmak, sermaye artırımlarına gitmeye zorlamak vb... şu anda oyunun bu perdesini oynuyoruz bence.
Buradaki ilk ciddi hareket bence dün denendi ve piyasa olumsuz tepki verdi.
Daha net anlatmak gerekirse: dün birçok haber arasında bence piyasalar asıl tepkiyi ABD yatırım bankalarının likidite ve şeffaflık konularında SEC ile FED'in koordinasyona gideceği haberine verdiler. Yatırım bankalarının daha fazla şeffaf olmaları gereği 'yeni bir bear ya da başka bir kurum çıkmasın' mantığı ile piyasada ters tepti. Burada bazı finansal kurumların hissesi çok düştü. Bu, bu firmaların çok kurcalınırsa sorun yaşayacağı anlamında değerlendirilmeli. Yani şu an ulaşılan nokta henüz çok çok sağlıklı değil. Bu noktada ayrıca 'aşırı derecede yükselen emtia ürünlerinin arkasında zararlarını hızlıca azaltmak isteyen bazı finans kurumları da mı var?' sorusu benim aklıma geldi. Çünkü benim gördüğüm en temel risk emtia fiyatlarındaki düzeltmenin de çok sancısız olmayacağı yönünde. Oyunun bu Moral Hazard yaratmadan yumuşak iniş yapılabilmesi kısmı bence zor ve zaman alacak. Ve asıl maharet de bu. Çünkü ilk kısmını daha önce de çok yaşadık ama oluşan balon söndürülemiyordu. Bu ameliyat sonrası hastalığın tekrar nüksetmemesi için alınması gereken önemli bir adım. Tepki olacak... Belki bir iki ufak kurban da seçilebilir (too small to ignore! biçiminde). Ama volatilite başka haberlerle birleşmezse cok kalıcı olmayabilir.
Son olarak ABD'li tüketici de kendi küçük balonunu oluşturuyor. Mortgage üzerinden borçlanamayınca kredi kartlarına yüklenmiş ve buradaki borçlanma oranlarını çok yükseltmiş. Ama uzun vadede özellikle ödeyememe durumunda sorun olabilir. Tabi henüz bu şokun artçılarının büyüme etkisini görmedik. Bu Soros'un dediği gibi bir gecikme ile geliyor. Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye kendi hikayesini sonunda yazmaya karar verdi ama çok iç karartıcı bir giriş bölümü ile. Yazacak vakit bulabilirsem ilginç noktalar var sanki...
BURAK SALTOğLU
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü
-
Gündem aynı: Petrol ve mali sektör
09.05.2008
ABD'de perşembe günkü sert düşüşün ayı piyasası rallisini sona erdirip edirmediği tartışılırken, gündem maddeleri yine petrol ve mali sektör hisseleri oldu.
Piyasalarla ilgili iki beklenti üzerinde yoğunlaşma başladı. Bunlardan biri[COLOR="Red"] piyasaların en kötüyü atlattığı ve bekle-gör dönemine geçtiği yönünde[/COLOR]. Buna göre kredi piyasasındaki sorunlar aşılmaya başlandı ve ekonomi ilk yarıyılda durgunluğa girdikten sonra yavaş yavaş yükselmeye başlayacak. Bu senaryo ABD ekonomisinin bir daralma yaşamayacağını, yavaş yavaş toparlanacağını öngörüyor. En son gelen işsizlik verileri gibi bazı ekonomik göstergeler ve kredi piyasalarındaki görece rahatlama da bu görüşü destekliyor.
ıkinci görüş ise [COLOR="red"]ABD ekonomisindeki durgunluğun bundan sonra kendini göstereceği ve bu yükselişin geçici bir düzeltme olmaktan öteye gitmeyeceği yönünde[/COLOR]. Bu görüşe katılanlar arasında, kredi piyasalarında en kötüsünün geride kaldığını, ancak ekonominin ve borsaların dip noktaları görmediğini belirten George Soros da var.
Bu tartışmalar sürerken petrol rekorlarına devam ediyor ve mali sektörden haber akışı sürüyor. [COLOR="red"]AIG dün ABD'de borsaların kapanışının ardından 7,8 milyar dolar zarar açıkladı ve 7,5 milyar doları hisse senedi arzı olmak üzere sermayesini 12,5 milyar dolar güçlendireceğini açıkladı.[/COLOR] AIG 9,1 milyar doları CDS, 6,1 milyar doları mortgage bağlantılı yatırımlarından toplam 15,2 milyar dolar zarar yazdı.
Bugüne kadar mali sektör kuruluşları CDS'lerle ilgili çok önemli zararlar yazmamıştı. Bugüne kadar toplam 30 milyar doların üzerinde varlık silen AIG'in hisseleri elektronik işlemlerde % 7 geriledi.
Diğer önemli haber ise Citigroup'tan geldi. Toplam aktifleri 2,2 trilyon dolar olan bankanın mali yapısını güçlendirmek, harcamaları kısmak ve karlılığı artırmak amacıyla ana faaliyet alanı dışındaki 400 milyar dolarlık varlığını satacağını duyurması bekleniyor. Citi CEO'su Vikram Pandit'in ayrıca bankanın 60 milyar dolarlık masraflarında % 20 oranında kısıntıya gideceğini duyurması bekleniyor.
Wall Street'teki hafif yükselişin ardından Asya'da borsalar haftayı % 1-2 arasında düşüşle kapatıyor.
-
[B][COLOR="Red"]Citi 400 milyar dolar varlık satışı planlıyor[/COLOR][/B]
ABD nin en büyük bankası Citigroup’un bugün hissedar ve analistlerle yapacağı toplantıda 400 milyar dolara kadar ana faaliyet alanı dışında varlık satışı planladığını açıklaması bekleniyor.
Citigroup’ta şirket yönetinine yakın bir kaynağın Reuters’a yaptığı açıklamaya göre, geçtiğimiz aylarda atanan yeni CEO Vikram Pandit ayrıca yıllık masrafları beşte bir oranında azaltma yolunda verdiği sözü bir kez daha tekrarlayacak.
Citigroup bu haber konusunda açıklama yapmaktan kaçındı.
Geçen Aralık ayında, Citigroup’un kötü performası sonrası Charles Prince'ten görevi devralan Pandit, yatırımcılardan masrafları azaltması, bazı varlıkları satması hatta bankayı parçalara ayırması yolunda taleplerle karşılaşmıştı.
Citigroup 15 milyar dolar zarar yazdıktan ve temettüde yüzde 41 düşüş açıkladıktan sonra sonra 40 milyar dolar yeni sermaye çekmişti.
Bugün dört saat olarak planlanan toplantıda Vikram Pandit ve diğer Citi yöneticilerinin bankanın parçalanması yolundaki talepleri bir kenara iterek, bankanın hem kurumsal hem de tüketici piyasasındaki birleşik üstünlüğünü öne çıkartacakları kaydediliyor.
Citigroup’un 2.2 trilyon dolarlık bilancosunda ağırlığın bankanın ana faaliyet alanı dışında ticari, tüketici ve yatırım bankacılığı alanlarındaki pozisyonlardan oluştuğu kaydediliyor.
[COLOR="red"]Citigroup’un varlık satışının birkaç yıla yayılabileceği belirtiliyor.[/COLOR]
Pandit göreve geldikten sonra CitiStreet bireysel emeklilik, CitiCapital ticari leasing şirketleriyle Diners Clup kredi kartını satmıştı.
Bugünkü toplantıda ayrıca gectiğimiz yıl 61 milyar dolar olan Citigroup’un faaliyet masraflarının 15 milyar dolar kadar azaltılmasının da gündeme geleceği kaydediliyor.
Banka 2008 yılında 13,200 kişiyi işten çıkartacağını açıklamıştı. Ancak analistlet mart ayı sonunda 369,000 çalışanı bulunan bankanın daha fazla kişiyi işten çıkartması gerektiğini düşünüyor.
-
AIG sonrası endeks kontratları aşağıda
09.05.2008 - ÖZGÜR ALTUğ
Limitli bir yükseliş gösteren Amerikan borsalarında seans sonrasında beklentilerden kötü zarar açıklayan dünyanın en büyük sigorta şirketi AIG ile keyifler biraz bozuldu. Kötü zararın yanından şirketin 12.5 milyar dolarlık sermaye artıracağını açıklaması sonrası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından notunun düşürülmesi şu sıralarda Amerikan vadeli endeks kontratları eksi %0.3 olmasının en büyük nedeni. Fakat dünün genelinde Amerikan borsalarının 125 dolara gelen petrole rağmen yükseldiğini belirtelim. DJ %0.4 ve Nasdaq %0.5 artarken oynaklık göstergesi VIX endeksinin 20 seviyesinin altında kalması dikkat çekiyor.
Inbev gibi dünyanın en büyük ikinci bira üreticisinden tutun da Avusturyalı Raiffeisen’in açıkladığı kar rakamlarının beklentilerin altında çıkması Avrupa borsalarının dün seans başlarında düşmesine neden oldu. Fakat seans sonuna doğru özellikle Amerika’daki toparlanmanın etkisiyle Avrupa borsaları günü sadece %0.1 düşüşle kapattı. Avrupa Merkez Bankası ve ıngiltere Merkez Bankası’nın da beklendiği gibi faizleri de değiştirmediğini belirtelim. Bu sabah Asya’da Nikkei’nin şu sıralarda %1.5 aşağıda olduğunu görüyoruz. Dünyanın en büyük araba üreticisi Toyota’nın dün seans kapandıktan sonra beklentilerden kötü kar açıklaması ve USD’ye karşı güçlenen Yen nedeniyle bugün Asya’da satışların görülmesi son derece normal. Diğer Asya piyasalarında da benzer oranlarda düşüşler mevcut.
Çin ve Uzakdoğu EM’lerindeki düşüş gözlenmesine karşın Latin Amerika’daki yükseliş eğilimi aradaki kar satışlarına karşın devam ediyor. Dünyayla bağlarını koparan Brezilya’da dün Bovespa %1’lik yükselişle günü tamamladı. Arjantin hafif yükselirken Meksika yataydı. ıki gündür Rusya’nın da her gün ortalama %3 civarında borsasının yükseldiğini belirtelim. Türkiye ise EM’lerin en kötü performansını göstermeye dün de devam etti.
Kar trafiğinin artık azalacağı bir döneme giriyoruz. Artık yavaş yavaş S&P şirketleri kar açıklamalarını bitiriyor. Amerika’da bugün 10 civarında şirket kar açıklayacak. Hiçbirinin piyasalar üzerinde etkili olması beklenmiyor. Avrupa’da tarafında dünkü AIG rakamları sonrası açıklanacak Allianz karı takip edilecek. Ekonomik veriler tarafında ise TSı 15.30’da açıklanacak Mart ayı dış ticaret rakamlarına bakılacak. Fakat verinin borsalar üzerinde doğrudan etkili olması beklenmiyor.
ÖZGÜR ALTUğ
Raymond James Türkiye Başekonomisti
-
İMKB Bugün İçin Beklenti :
Önceki gün ABD borsalarındaki satışlarının tüm dünyadaki dün yaşanan düşüş etkisi
İMKB’de daha sert oldu. Neredeyse dün dünyanın en çok düşen borsası durumunda olan
İMKB endeksleri gösteriyor ki; dışardaki havadan olumlu yönde etkilenme gücümüzde bir
düşme var.
Özellikle İMKB30 spot endeksin 53000 seviyesinin altına kayması satışları arttırdı.
Zira yukarıdaki grafikte de net bir şekilde görüldüğü gibi 53000 seviyesinin altına endeksin
gerilemesi 3 hareketli ortalamanın aşağı yönde birbirlerini kesmesine neden oldu. Bu
durumun sonucunda 52000 seviyesinin üzerinde tutunmayı başaramayan İMKB30 spot
endeksin hedef seviyesi 50000-50500 bölgesi olacak gibi görülmektedir. Bu durumun terse
dönmesi ancak ve ancak 53000’in tekrar yukarı yönde geçilmesi ile mümkün olacaktır.
Şu ana kadar ki verilere bakılarak bugün VOB’ta, açılışta;
Haziran vadeli İMKB30 sözleşmelerinin güne; [COLOR="Red"]100 – 350 puanlık bir düşüşle
başlangıç yapacağını bekliyorum.[/COLOR]
Nuri Sevgen
A YATIRIM
-
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/VOB_090508.pdf[/url]
-
Petrol 125 doları da geçti
09.05.2008 15:00
Uluslararası piyasalarda ABD ham petrolünün varil fiyatı 125 doları geçerek yeni bir rekor kırdı. Nijerya'daki çatışmalar nedeniyle arzın azalacağına yönelik spekülasyonlar petrolü 125 dolara taşıdı.
ABD ham petrolünün varil fiyatı, haziran ayı teslimi 125.12 dolara kadar çıktı. Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 124.25 doları gördü.
Petrol fiyatları geçen haftadan bu yana yaklaşık 13 dolar arttı.
Bu arada petrol fiyatlarının soluksuz yükselişi, dikkatlerin bir kez daha fiyat artışının dizginlenmesi için 'daha fazla petrol üretimi yapılması' çağrılarını aylardır reddeden Petrol ıhraç Eden Ülkeler Örgütü'ne (OPEC) çevrilmesine yol açtı.
OPEC'den bir yetkili, fiyatların yükselişini sürdürmesi halinde, OPEC'in eylül ayında yapacağı toplantıdan önce üretimini artırmayı ele alabileceğini söyledi.
Yetkili, günlük 500 bin varilden fazla üretim artışının, fiyatlar üzerinde etkisi olabileceğine inandığını belirtti.
OPEC Genel Sekreteri Adbullah El Bedri'nin, dünya petrol piyasalarında arzın yeterli olduğunu, gerekirse daha fazla petrol pompalamaya hazır oldukları açıklamasına rağmen, petrol fiyatlarının yükseliş eğilimi devam ediyor.
-
[COLOR="Red"][B]Dolar 'şimdilik' biraz ağır basıyor[/B][/COLOR]
09.05.2008
ABD para birimi bu hafta içinde euro karşısında son 2 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Doların güçlenmesinin ardındaki beklenti, Fed'in faiz indirimlerine ara vereceği, ECB'nin ise Avrupa ekonomisindeki yavaşlama işaretleri nedeniyle faiz indirimlerine başlamak durumunda olmasıydı.
Dün yapılan ECB toplantısının ardından Başkan Jean-Claude Trichet yine enflasyona vurgu yaparak kısa vadede faiz indirimine niyetleri olmadığını gösterdi. Bu açıklamalar dün sabah 1,5383 gören euro-dolar paritesinin 1,54'ün üzerine toparlanmasını sağladı.
Analistler doların bundan sonraki seyrini nasıl görüyor? Dolar rallisi bitti mi? Bitmediyse para biriminin bu güç gösterisi ne kadar sürdürülebilir? Euro ve yen için beklentiler ne?
Görüşlerin bölünmüş olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bugün için genel olarak doların yükselişte, euronun toparlanmaya çabaladığı, sterlinin çok iyi gözükmediği ve yenin bir zayıflama dönemine girdiği görüşü hakim.
Avustralya Bankası CBA'nın forex stratejisti Richard Grace, doların geleneksel olarak, büyük bir dönüşüm yaşamadan önce birkaç ay için dibten sıçrama eğilimi gösterdiğini belirtiyor. şu anda geçilen dönemin de farklı olmaması muhtemel, çünkü öncelikle hala çok daha zayıf olan ABD ekonomik verileri nedeniyle önemli derecede bir risk söz konusu. ıkincisi ülke merkez bankaları ve fonlarının euroya önemli miktarda ilgileri mevcut.
Grace, "Eğilimin şu anda doların yükselmesi yönünde olmasına rağmen doların zayıflama sürecini hedge etmek daha akıllıca olacaktır" diyor.
Dolar-yen tarafında ise Grace carry traderlara iyi haberler veriyor: Çeşitli göstergeler dolar-yenin yukarıya doğru baskı yapması için koşulların olgunlaştığını ve paritenin 104.50 civarındaki mevcut seviyesinden 108'i test ettiğinin görülebileceğini vurguluyor.
Grace çalan tek küçük alarm zili olarak piyasalar aşağı yönlü riskler konusunda tedirgin olduğunda pariteyi düşürecek bir eğilim oluşacağını belirtiyor. Grace, dikkatli kalınması ve net uzun dolar-yen pozisyonlarının biraz sigortayla kapanması konusunda uyarıyor.
Hong Kong merkezli Gavekal'daki ekip, para birimlerindeki al satın şunlara dayandığını düşünüyor: a) temel göstergeler b) değerleme c) momentum. Genellikle önem sırası da bu şekilde. Bu nedenle doların bugün nerede olduğu konusundaki yorumları şöyle:
1) Temeller: Sub-prime fiyaskosu ve devamındaki kredi krizi, ABD'nin resesyona gireceği yönündeki geniş beklentilerle, açık bir şekilde dolar üzerinde yük oluşturdu. Bununla birlikte ABD resesyondan kaçmayı başaracak gibi görünüyor. Başta Almanya ve ıngiltere olmak üzere perakende satışlarından gelen bazı sönük rakamlarla resesyon korkuları AB üzerindeki diyaloglarda yer almaya başlıyor.
2) Değerleme: Satın alma paritesine bakıldığında dolar asla euro karşısında bu kadar değer kaybetmemişti. Bununla birlikte, ECB üzerinde saldırgan tutumunu yumuşatması yönünde baskılar artarken, Fed gevşeme döneminin sonuna gelme durumunda.
3) Momentum: 22 Nisan'daki son düşük seviyesinden beri dolar dış ticaret bazlı döviz sepeti bazında % 3.4 yükseldi. Fakat euro karşısında %4.2 yükseldi ve euro karşısında, diğer para birimleri karşısında olduğundan daha fazla güçlenecek gibi gözüküyor.
Eğer güçlü dolar eğiliminin geçici bir düzeltmeden fazlası olduğu kanıtlanırsa, bu durum, devam eden emtia balonunu söndürmeye yardım edebilir. Bununla birlikte, Olimpiyat Oyunları olurken Çin'in emtia talebinde beklenen düşüş ayrıca baskıyı biraz aşağı çekecektir.
Son olarak, CMC Markets döviz analisti Ashraf Laidi, eurodaki gerilemenin ABD rakamlarındaki güçlenmeden çok Avrupa verilerindeki zayıflamanın sonucu olarak daha devamlı olduğuna inanıyor. Euronun daha fazla gerilemesini bekliyor ve ayın sonlarında 1.53'ün test edileceğini tahmin ediyor. Sterlin de kayıplar yaşayabilir, Laidi'nin ay sonu tahmini 1.9450 dolarken, bunu üçüncü çeyrekte 1.90 doların takip etmesini bekliyor.
Laidi doların yen karşısında son toparlanışının temelde euro ve sterlindeki zayıflıktan kaynaklandığını kaydediyor. Laidi, doların daha da güçlenmesini, önce 105,70 direncini geçerek 106.30'u test etmesini, fakat ardından 103 yene gerilemesini bekliyor.
Laidi, yaz ortasında ABD ekonomisinde yavaşlama daha belirgin olduğunda, ABD ve dünya hisse senetlerinde küresel bir geriye çekilme görebileceğimizi söylüyor
-
[url]http://www.global.com.tr/yeni/showpdf.jsp?type=GünlükBülten&file_id=10931[/url]
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/MAYIS%20AYLIK%20BULTEN.pdf[/url]
-
Merkez Bankası tetikte, Borsa tedirgin
ıstanbul Menkul Kıymetler Borsası, haftayı yüzde 3,20'lik düşüşle 42 bin 34 puandan kapattı. Haftanın genelinde satıcılı bir seyir izleyen Borsa'da Türk Telekom'un halka arzı sebebiyle önemli bir para çıkışı yaşandı.
Geçen haftaki analizimizde de belirttiğimiz gibi bilançolar açıklanmaya başlandı. Başta bankalar olmak üzere bazı önemli şirketlerin açıkladığı 2008'in ilk çeyrek bilançoları yatırımcıları tatmin etmedi. Özellikle Turkcell'in ilk çeyrek kâr rakamının önceki döneme göre yüksek çıkmasına rağmen hissede ciddi bir değer kaybı yaşandı. Faaliyet kâr rakamının öncekine göre düşük çıkması, yatırımcılar açısından hayal kırıklığına yol açmış olabilir. Ayrıca Türk Telekom'un halka arzının iskontolu bir şekilde yapılmasının da bu hissenin değerini aşağı çektiği söylenebilir. Borsa'nın en kıymetli şirketinin değeri bir haftada 2 milyar dolar birden düşerek 16,2 milyar dolara geriledi. Bu gelişme, Borsa genelinin ve endeksinin de değer kaybetmesinde etkili oldu. Uluslararası piyasalarda haftanın en önemli olayı ise petrol fiyatlarının 126 doları aşmasıydı. Enflasyon hesaplarını altüst ederek dünya ekonomilerinde ciddi ayrışmalara sebep olacak bu gelişme, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Cari açık ve enflasyondaki artışın en önemli nedenlerinden biri olan petrol fiyatındaki yükselişin, yabancı yatırım şirketlerindeki araştırma raporlarında da belirtildiği gibi 150-200 dolarları bulması halinde, Türkiye'nin yıllık petrol faturası 50 milyar doları geçebilir. Petrol fiyatları arttıkça gıda fiyatları da artacağı için enflasyon 2008 yılında hedeflenen rakamların çok üzerinde olacaktır. Bu sebeple önümüzdeki hafta perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında muhtemel bir faiz artışı söz konusu olacaktır. Bu artışın yarım puan civarında olmasını bekliyorum. Zaten piyasalarda tahvil faizleri yüzde 20'lere yaklaşmış durumda ve faiz artırımı da beklentiler dahilinde. Geçen ay Merkez Bankası gecelik oranlarını yüzde 15,25; borç verme oranını 19,25'te tutmuş, gerektiğinde kademeli bir artırıma gidebileceğinin sinyalini vermişti. Kritik karar öncesi Borsa'da banka hisselerinde gerilemeler gözlenebilir. Teknik göstergelerdeki bozulma da eklendiğinde önümüzdeki hafta ıstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda satış baskılı bir seyir devam edebilir. Bunun önüne geçebilecek tek bir gelişme var, o da 2 milyar dolarlık Türk Telekom halka arzı sebebiyle ortaya çıkacak ve belki de bir kısmı Borsa'ya girebilecek önemli bir likiditenin oluşması. Biliyorsunuz, 2 milyar dolarlık halka arz için bunun 6 katı, yani 12 milyar dolara yakın bir talep söz konusu. Bu durumu göz önünde bulundurursak, hafta ortasından itibaren para ve sermaye piyasalarında 10-14 milyar dolarlık bir el değişimi söz konusu olabilir. 15 Mayıs'ta işleme başlayacak olan Türk Telekom hisseleri için talepte bulunan yatırımcılar, talep ettikleri kısmın bir bölümünü alabilecekleri için kalan kısımları iade edilecek. Böylelikle piyasada oldukça yüksek bir likidite oluşacak. Dövize, bonoya ve Borsa'ya geçici bir süre için de olsa para girişi gözlenecek. Önümüzdeki hafta özellikle ABD ve Avrupa bölgesinde enflasyon verileri takip edilecektir. Enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın devam etmesi sebebiyle enflasyonda artışın süreceği endişesi borsalarda da satış yönünde kullanılabilir. Perşembe günü Para Politikası Kurulu'nun kararına kadar endeks 40 bin-43 bin 200 puan aralığında dalgalanabilir. Siyasi belirsizlik dolayısıyla güven kaybı yaşayan yatırımcıları bu defa enflasyon ve faiz artışı korkusu etkiliyor. Geçen hafta Borsa'da yaşanan düşüşe rağmen yüksek sermaye artışı yapacak şirketler ciddi primler yaptı. Beklentiler sona ermeden pozisyonlar gözden geçirilmeli ve sağlıklı portföyler oluşturulmalıdır. Bazı sektör ve hisseler dışında Borsa'da yatırım için çok ısrarlı olmadan bir müddet nakitte beklemek daha rasyonel olabilir.
Petrol, altını gölgede bıraktı
2007 yılı başlarında varil fiyatı 61 dolar olan petrol 19 ayda dolar karşısında yüzde 106 değer kazanarak 126 doları aştı. Bu süre içinde altın fiyatları dolar karşısında yüzde 38 yükselerek 636 dolardan 884 dolara çıktı. Bu durum emtia piyasalarında yaşanan yükselişlerin sadece doların değer kaybıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Grafikte görüldüğü gibi özellikle nisandan bu yana petrol fiyatlarında şimdiye kadar görülmemiş bir yükseliş yaşandı. Altın fiyatları ise bu sürede yüzde 10'a yakın geriledi. Petrol ve altın fiyatları belki de ilk kez bu denli ayrıştı. Petrolde arz-talep dengesizliği, petrol rezervlerinin hızla tükenmesi fiyatların tırmanmasında etkili. Dünyanın en önemli yatırım danışmanlık şirketlerinin raporlarında 6-24 ay içinde fiyatların 150-200 dolar seviyelerine tırmanabileceği bildiriliyor.
Japon Yeni güç kazanıyor
Haziran 2007'de dolar karşısında 123 yen seviyelerine gerileyen parite daha sonra hızlı bir düşüş trendine girmişti. Bu düşüşte son 13 yılın en düşük seviyelerini gören dolar/yen paritesi 96 yen seviyesine gerilemişti. Alınan önlemler paketi kararı sonrası, dolar yen karşısında toparlanmaya çalışsa da 106 yende bulunan direnç noktası aşılamadı. Geçen hafta belirgin bir şekilde güçlenmeye başlayan yen, paritenin yeniden tehlikeli bölgeye doğru geri çekilmesine yol açtı. 'Bay yen' olarak bilinen eski Japonya Maliye Bakanı Sakakibara'nın daha önce yaz aylarına doğru paritenin yeniden 100 doların altına inebileceği uyarıları beklenenden önce gerçekleşmişti. şimdi yeniden dolar karşısında güç kazanmaya başladı. Önümüzdeki hafta açıklanacak veriler öncesi 100 yen seviyeleri test edilebilir gözüküyor.
SELıM IşIKLAR
11 Mayıs 2008, Pazar
-
Petrolde rekor üstüne rekor .....ama nereye kadar?
Petrol cuma günü 5. gün üst üste rekor kırarak 126 doları aştı. Petrolü yukarı iten nedenler arasında doların ECB toplantısının ardından zayıflaması, Nijerya'da grevler ve çatışmalar nedeniyle Nisan ayı üretiminin son 10 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşmesi öne çıktı.
Goldman Sachs analistlerinin fiyatların 6 ila 24 ay arasında 150-200 dolar arasına yükseleceğini öngörmesi de ateşi körükledi.
Üst üste gelen rekorlar çok farklı tahminler yapılmasına yol açıyor. Goldman gibi yükselişi savunanlar da var, sert bir düşüş bekleyenler de.
Analizler ne öngörüyor?
ılk öngörü, yükselişte olan petrolle konut ve teknoloji sektörlerindeki balonları karşılaştıran Bespoke Investment Group'un analizine dayanıyor.
Buna göre petrol fiyatlarında düşüş bekleme zamanı geldi. Petrol fiyatlarından itibaren düşüş beklenmese de bu fiyatların uzun soluklu olamayacağı, yakım zamanda gerilemenin başlayacağı savunuluyor.
Paul Kedrovski'ye göre petrolün özel bir durumu yok: "Evet petrol arzı sınırlı, evet talep artıyor ve evet enerji modern hayatın vazgeçilmezi, fakat petrol aynı zamanda klasik karmaşık bir sistem: Piyasada hakim olan kritik ortamda talepte küçük bir azalma fiyatlar üzerinde büyük etkilere sahip olabilir. Petrol özel fakat o kadar da değil."
Factset Research'ün son raporu da petrol ve enerji hisseleri için olumsuz görüşe sahip:
"şüphesiz ki petrol şirketi karlarında bir balon var. Hisse başına getiri 1994'ten beri 8.7 kat arttı ve bu da bir rekor. Aynı dönemde sektörün hisse fiyatları 'sadece' %512 arttı, fakat ekonomik durumdaki bir değişikliğe karşı inanılmaz decede savunmasızlar.
Teknik olarak enerji sektörü önümüzdeki aylarda endeks üzeri getiri sağlayabilir fakat düzeltme sert olacaktır. Sektör için NÖTR tavsiye ediyoruz ve ekonomide kötü haberlerle birlikte satışlar artacaktır."
şüphesiz ki Goldman analisti Murti gibi düşünenler de var. Pimco'dan Bob Greer balon fikrini kabul etmiyor:
"Spekülatif bir balon arz üzerinde kısıtlama gerektirir, örneğin gayri menkul piyasalarında gördüğümüz gibi ya da fiyatların, teknoloji balonunda olduğu gibi aktiflerin esas değerden uzaklaşması gerekir. Oysa emtia piyasası vadeli işlemler yoluyla yürütülüyor ki burada arz üzerinde kısıtlamalar yok ve nakit piyasaları, vadeli işlemler piyasalarıyla birlikte emtia aktiflerinin fiyatlaması için belirleyici rol oynuyor.
IMF de petrolün yükselişinin klasik arz ve talep senaryosu olduğu görüşünde: "Fiyat, pozitif olan ve sürekli artan net talep (tüketim eksi üretim) tarafından yukarı taşındı. Zaten düşük olan stokların daha da azalması bunu destekledi." IMF yine de aşırı fiyatlanma olabileceğine dikkat çekiyor.
-
Asya haftaya hafif yükselişle başladı
12.05.2008
Asya'da borsalar haftaya hafif yükselişle başladı. Tokyo'da düşüş başlangıcın ardından hisseler toparlanırken, Sydney'de de hisseler artıda seyrediyor.
şanghay'da enflasyonun yükselmesi hisseleri aşağıya çekiyor. Hong Kong kapalı.
Çin'de bir yıllık enflasyon Nisan'da % 8,5'e yükseldi ve hisseler yeni faiz artırımları kaygısıyla hafif ekside.
Dolar, euro ve yen karşısında yükseldi
12.05.2008
Asya piyasalarında gerçekleşen işlemlerde dolar, euro ve yen başta olmak üzere önemli para birimleri karşısında değer kazandı.
ABD'de bu hafta perakende Salı günü perarkende satış, Çarşamba günü TÜFE ve Cuma günü konut satış verileri açıklanacak.
şu sıralarda euro/dolar paritesi Cuma gününe göre yüzde 0.52 düşüşle 1.5408 ve dolar/yen paritesi yüzde 0.53 artışla 103.35 seviyesinden işlem görüyor.
-
VOB Bülten - Turkish Yatırım – 12.05.2008
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/VOB_120508.pdf[/url]
Günlük Bülten - Turkish Yatırım – 12.05.2008
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/GB_120508.pdf[/url]
Teknik Bülten - Turkish Yatırım – 12.05.2008
[url]http://www.turkborsa.net/docs/PeriyodikRaporlar/TB_120508.pdf[/url]
-
ıMKB Bugün ıçin Beklenti :
Cuma günü ıMKB30 spot endeks 51000 seviyeinin altına sarkmasına rağmen gün
sonunda 51794 seviyesinden kapandı. Özellikle satışlarda yurtdışı piyasaların olumsuz
etkisinin yanında, T. Telekom halka arzına katılım için yabancı yatırımcılara 13 mayıs 2008
Salı gününe kadar valör avantajı tanındığı ve bu nedenle yabancı satışlarının etkili olduğu
konuşuldu.
ıMKB30 spot endeksin 50500 seviyesine yakın yerden gün içinde dönmesi ve gün
içerisidne gördüğü en yüksek seviyeye yakın yerden kapanış yapması düşüşlerde 50500-
51000 destek bölgesinin kuvvetli olduğunu gösteriyor.Ancak 53000 seviyesi yukarı yönde
geçilmediği sürece ıMKB’de yükseliş trendinden bahsedilemeyecektir...
şu ana kadar ki verilere bakılarak bugün VOB’ta, açılışta;
Haziran vadeli ıMKB30 sözleşmelerinin güne; [COLOR="Red"]150 – 350 puanlık bir yükselişle
başlangıç yapacağını bekliyorum.[/COLOR]
Nuri SEVGEN
A YATIRIM
-
Tails from the dark side... (12-05-08)
Global piyasalarda oynaklık bir türlü durulmuyor. Cuma günü de Amerikan borsalarında ciddi bir şekilde petrol huzursuzluğu hissedildi. Petrol fiyatlarının 126 dolara çıkması ve dünyanın en büyük sigorta şirketi AIG’nin zarar açıkladıktan sonra 12.5 milyar dolar sermayeye ihtiyaç duyduğunu söylemesi ve Citigroup’un 400 milyar dolarlık varlık satışıyla ilgili açıklamalar borsaların gerilemesine neden oldu. DJ %0.9 düşerken Nasdaq’daki gerileme %0.2 ile sınırlı kaldı. Vadeli işlemlerde Amerikan borsalarının %0.2 yukarıda olduğunu belirtelim.
Genele yayılan düşüş hareketi Cuma günü ve bir ay sonra ilk defa hafta genelinde Avrupa borsalarına da yansıdı. Yükselen petrol, AIG, Citigroup ve Avrupa’da açıklanan bir kaç olumsuz şirket karı sonrasında Avrupa borsaları Cuma günü ortalama %1.3 oranında geriledi. Hisselerin bugün petrol fiyatları gerilerse yükselebileceği ifade ediliyor.
Güney Kore ve Hong Kong’un tatil olduğu günde Japon piyasalarındaki hafif toparlanma dikkat çekiyor. Nikkei endeksi şu sıralarda %0.4 oranında yukarıda. Yen’in USD karşısında hafif değer kaybetmesinin ihracatçı hisseleri desteklediği yorumları yapılıyor. Diğer Asya piyasalarında da yatay denilebilecek bir seyir gözleniyor.
Güney Amerika’da Cuma günü gelişmiş borsalarda yaşanan satışlar pek hissedilmedi. Brezilya, Arjantin ve Meksika’da yatay sayılabilecek kapanışlar dikkat çekerken Avrupa seansında gelişmekte olan piyasalarda satış olduğunu belirtmek gerekiyor. Bugün yatırımcıların yakından takip etmesi gereken çok önemli bir ekonomik veri bulunmuyor ama bugün takip edilecek tek önemli rakam Amerika’da seans öncesinde açıklanacak olan bono garantörü MBIA’in zarar rakamı olacak. Beklenti hisse başına zararın 1.38 dolar olduğu yönünde.
Herkese iyi seanslar ve haftalar dileriz
Ozgur Altug
Research
Raymond James Securities
-
GECEN HAFTA ENDEKS TAHMINIMIZ CALISMADI.
TEKRAR NEGATIF BOLGE OLARAK IFADE ETTIGIMIZ 42.500 -41.000 KOTU HABER AKISINA
DUYARLI BOLGEYE GERILEDIGIMIZI GORMEKTEYIZ.
SUREC ITIBARIYLE MART AYINDAKI AKPARTI KAPATMA DAVASI ILE OLUSAN NEGATIF ETKILESIMIN,
DIS PIYASALARA KARSI BIR ZAYIFLIGI OLABILIR.
SON 3 HAFTADAKI SIKISIK DAR BANT VE SON GUNLERDEKI NEGATIFE YONELIK SEYIR MAYISIN
IKINCI HAFTASINDAN ITIBAREN TURBAN DAVASI ILE ILGILI ANAYA MAHKEMESININ VERECEGI
KARARIN NEGATIF BASKISI OLARAK YORUMLAR VE GORUSLER ENDEKSIN GECEN HAFTA ICINDE SERT
SATISLAR SEKLINDE SEYRETMESINE NEDEN OLDU.
ENDEKS BEKLEMEDIGIMIZ BIR SEKILDE 42.500 DESTEK NOKTASINI KIRARAK 41.000 ALT BANT
HAREKETLILIGINE BASLADI.
OZELLIKLE DIS BORSALAR ILE ILGILI BEKLENTILERIMIZIN GERCEKLESIRKEN ITIRAF ETMELIYIZKI
HEMEN HEMEN TUM YORUMCULARIMIZ GIBI DIS BORSALARLA AYRISMA OLMAZ BEKLENTISI COGU
KITLENIN BEKLEMEDIGI BIR AYRISMAYA NEDEN OLDU.
NET BIR SEKILDE GRAFIKLERE VE RAKAMLARA YANSIDIGINI GORMEKTEYIZ. NE KADAR SEBEP
ARANIRSA ARANSIN SON 1 AYDA DUNYA BORSALARINDAKI ISABETLI YORUMLARIMIZA RAGMEN
ICIRIDEKI POLITIK SIKINTI VE IC POLITIKANIN SIMDILIK NEGATIF ETKILERINI GORMEKTEYIZ.
YENI HAFTANIN ILK GUNUNDE 42.200-42.350 ARALIGI ONEMLI DIRENC BOLGESI OLARAK
IZLENEBILIR. 42.000 ALTINDAKI SEYIR ENDEKSIN HAFTANIN 3. IS GUNUNE KADAR 41.000
SEVIYESINI TESTEDILMESINI GUNDEME GETIRECEKTIR.
BUYUK DUSUSLERIN EN AZINDAN ONUMUZDEKI 3-4 AYLIK VADE BOYUNCA BITTIGINI
SOYLEYEBILIRIZ.
TOPLAMA SAFHASININ BEKLEDIGIMIZDEN UZUN SURDUGUNU GORMEKTEYIZ. BOYLE BIR GORUNTU
ARDINDAN GUNLUK KUCUK DALGALANMALAR PESINDEN KOSMAK PROFESYONEL TRADERLERIN ISI
OLSADA, BUYUK RESME BAKIP BUYUK KAZANC POTANSIYALINE YAKIN BIR DONEM ICINDE
OLDUGUMUZU TEKRAR TEKRAR SOYLEMEK ISTERIZ.
TOPLAMA DONEMINDE DAHA ILERI HAFTALARA VE AYLARA YONELIK BUYUK KAZANCLARIN OLDUGUNU
TEKRAR SOYLEYEREK
YUKSELEN PIYASADA MUTLU INSAN SAYISI ALCALAN PIYASADAKI MUTLU INSAN SAYISININ YAKLASIK
8-9 KATIDIR DIYEBILIRIZ.
BU SEBEPLE YUKSELEN TRENDIN OLUSMASINA SON 1.5 AYDIR GECIKSEDE ORTALAMA ONUMUZDEKI
5 HAFTA SONUNDA % 15 LIK BIR YUKSELIS ( KAZANC POTANSIYALI) HAYLI YUKSEKTIR
DIYEBILIRIZ.
YENIHAFTA ORTASINDA ENDEKSIN 42.500 SEVIYESI UZERINE ATMA IHTIMALININ YUKSEK
OLDUGUNU DUSUNMEKTEYIZ.
ENDEKS ILK ADIMDA CARSAMBA GUNUNE KADAR 41.000 DENEME IHTIMALI DEVAM EDEBILIR.
42.500 PERSEMBE VE CUMA TEKRAR ULASILABILECEK BIR SEVIYE, BU ONEMLI NOKTAYA
ULASTIGIMIZDA ENDEKSIN HIZLI BIR YUKSELIS ILE SON 1 AYDIR TELAFFUZ ETTIGIMIZ
45.500 -47.000 ARALIGINA HAZIRAN ORTASINA KADAR YETISMESI BIZIM ACIMIZDAN
SURPRIZ OLMAYACAKTIR.
DESTEKLER 41.500 -41.000 -40.700 DIRENCLER 42.500 -43.300 -44.500
HALIL RECBER
ANADOLU YATIRIM
-
Haziran Vadeli IMKB – 30 endeksi geçen haftayı %4.5’lik düşüşle 51.725 puandan kapattı. Global piyasalrda devam eden aşağı yönlü seyir ve aşağı yönlü hareket eden yurt dışı vadeli sözleşmelerinin etkisi ile bugün aşağı yönlü bir açılış beklemekteyiz. Asya sermaye piyasalarının bugün yukarı yönlü bir seyir izlemesi piyasalar için olumlu olsada Asya piyasalarının IMKB üzerinde etkisi sınırlı seviyededir. ABD’de artan kredi krizi endişeleri ve ekonomik durgunluk üzerine oluşan sıkıntılar piyasaların bu hafta olumsuz bir seyir izlemesinde etkili olacaktır. Vadeli IMKB -30 sözleşmelerinin aşağı yönlü seyrinin devam edeceğini ve yeniden 50.000 seviyelerinin görülebileceğini beklemekte, çok ciddi olumlu gelişmeler olmadığı takdirde piyasalarda kalıcı yukarı yönlü hareketler görülmeyeceğini tahmin etmekteyiz...
TERA
-
VERı AKIşI -12 Mayıs Pazartesi
Belçika, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, ıspanya ve ısviçre Piyasaları Tatil Nedeniyle Kapalı
10:00 – TR TÜıK Kapasite Kullanım Oranı (Nisan) - Önceki Veri: %81.2 / Beklenti: m.d
10:00 – TR CNBC-e Tüketim Endeksleri (Nisan)
11:30 – ıNGıLTERE ÜFE (Nisan) - Önceki Veri: %1.8 / Beklenti: %1.4
11:30 – ıNGıLTERE Dış Ticaret Dengesi (Mart) - Önceki Veri: -GBP7.5 milyar / Beklenti: -GBP7.5 milyar
15:15 – ABD FED Üyesi Evans Konuşma Yapacak
18:00 – AB ECB Başkanı Trichet Konuşma Yapacak
18:00 – TR ış Bankası: Konsolide olmayan 1Ç07 karı: 367mn YTL / Garanti Yatırım Tahmini: 414mn YTL / Piyasa Ortalama Beklentisi: 376mn YTL
-
Bugün sakin geçti, hareket yarın başlıyor
Piyasalar haftanın ilk günü veri kıtlığının da etkisiyle sakin bir seyir izliyor. Ancak yarından yarından itibaren ABD'de gelecek veriler ve Fed Başkanı Ben Bernanke'nin konuşmaları piyasaları yeniden hareketlendirecek gözüküyor.
15 Mayıs Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde ve sonrasında ise özellikle döviz piyasasında hareketlilik artabilir. Geçen ayki toplantı öncesinde faiz artırımı baskısı kurları yukarı itmişti.
ıMKB-100 Endeksi bugün 42 bin puan civarında dar bir bantta seyrediyor. Avrupa'da ise endeksler hafif artıda. ABD'de de cuma günkü gerilemenin ardından açılış hafif yükselerek olabilir.
ABD'de ilk önemli veri olan yarın açıklanacak perakende satışlar. Satışların Nisan'da da ağır kanlı eğilimine devam ederek % 0.1 düştüğü tahmin ediliyor. Geçen ay % 0.2 artmıştı.
Perakende satışlar geçen ay karşıt etkiler altında kaldı. Otomotiv satışları azalırken, yüksek benzin fiyatları satış rakamlarını yukarı çekti.
Otomobil satışları hariç perakende satışların önceki ay gerçekleşen %0.1'lik artışı takiben % 0.3 artması bekleniyor.
Salı günü ayrıca işletme stokları açıklanacak.
Çarşamba günü açıklanacak tüketici fiyat endeksi ise enflasyonun seyrine ışık tutacak. Tüketici fiyat endeksinin Nisan'da geçen ayla aynı oranda %0.3 oranında artmış olması bekleniyor.
ÇEKıRDEK BEKLENTıSı % 0,2
Ekonomistler TÜFE'nin yüksek gıda ve enerji fiyatları tarafından yukarıya doğru itilmeye devam edeceğini söylüyor. Gıda ve enerjiyi dışarıda bırakan çekirdek TÜFE'nin Nisan'da geçen ayla aynı oranda % 0.2 artması bekleniyor.
Credit Suisse'e göre "Temel gıda fiyatları, konut ve otomobil sektöründeki zayıflıktan dolayı durgun kalırken, temel hizmet fiyatları kira ve sağlık hizmetleri nedeniyle hafif bir şekilde yükselecek."
Perşembe günü açıklanacak sanayi üretiminin geçen ayki % 0.3'lük artışı takiben Nisan'da %0.3 inmesi bekleniyor.
Düşüşün gerekçesi ise Nisan'da otomotiv sektöründeki işçi hareketleri nedeniyle fabrika üretimlerinin azalması.
Sanayi üretimindeki düşüşün Nisan'da kapasite kullanımını % 80.5'ten % 80.1'e çekmesi bekleniyor.
Perşembe günü ayrıca haftalık işsizlik başvuruları ve Philadelphia Fed Anketi sonucu açıklanacak.
Cuma günü yeni ev başlangıçlarının Nisan'da toplamda 947.000'den 940.000'e düşmesi bekleniyor. ınşaat izinlerş de 927.000'den 915.000'e gerileyebilir.
Credit Suisse'e göre "Konut arz ve talebi arasındaki denge bozulmaya devam ettikçe, gelecek aylarda yeni konut inşaatlarında daha fazla bozulma" göreceğiz.
Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ön rakamının Mayıs'ta önceki ayki % 62.6'dan % 62.5'e düşmesi bekleniyor.
Artan petrol fiyatları ve dünya çapında hala güçlü gıda fiyatları güvende devam edecek düşüşlerin kaçınılmaz olduğuna işaret ediyor.
Fed Başkanı Ben Bernanke Salı ve Perşembe konuşacak.