-
JP Morgan Türkiye için düşük ağırlığı korudu
17.06.2008
JP Morgan yayınladığı bir raporunda Brezilya, Rusya, Katar, Gabon, Polonya ve Peru için fazla ağırlıkta ve Arjantin ile Türkiye için düşük ağırlıkta kalmaya devam etti. Raporun ayrıntıları şöyle:
Fed ve ECB büyüme risklerini masadan kaldırmışa benziyor ve gelişmekte olan piyasalar merkez bankaları aynı şekilde hareket ediyor. ECB´nin Temmuz´da 25 baz puanlık arttırım, Fed´in Eylül´de 25 baz puanlık arttırım ve 28 gelişmekte olan ülke merkez bankalarının 21´nin yılın geri kalanında faiz arttırımına gitmesini bekliyoruz. Buna göre, büyüme ve enflasyon eğilimleri arasındaki farklılık belirsizleşirken döviz kuru beklentileri de daha az açık olmaya başladı. Stagflasyon risklerinin yükselişte olduğu ülkelerde para birimlerini satmayı tavsiye ediyoruz.
Sonuç olarak Brezilya, Rusya, Katar, Gabon, Polonya ve Peru için fazla ağırlıkta ve[COLOR="Red"][B] Arjantin ile Türkiye için düşük ağırlıkta kalmaya devam ediyoruz.[/B][/COLOR]
-
Banka korkusu geri geldi
18.06.2008
ABD´de dün enflasyon başta olmak üzere ekonominin yönünü gösteren birçok veri arka arkaya açıklandı ancak Wall Street´in gündemi yine mali sektör oldu. Goldman Sachs bilançosunun beklenenden iyi gelmesi endekslerin yükselerek açılmasını sağladı. [B]Ancak Goldman analistlerinin bankacılık sektörüyle ilgili yayınladıkları rapor mali sektör hisselerinde yeni bir satış baskısı yarattı.[/B]
Goldman analistleri bankacılık krizinin bitmekten uzak olduğunu, banka hisselerinde geniş tabanlı bir yükselişin önümüzdeki aylarda pek mümkün olmadığını belirtti. Analistler, bölgesel [B]bankalar için "ağırlığı azalt" önerisini yineledi,[/B] kredilerden kaynaklanan zararların arttığına ve ABD bankalarının 65 milyar dolar ek sermaye artırımı gereksinimine dikkat çekti. Bankalar bugüne kadar 120 milyar dolar sermaye artırımı gerçekleştirdi.
Goldman 14 bankanın hedef fiyatını düşürürken 2008 hisse başına kar tahminlerini de ortalama % 11 aşağıya çekti.
Lehman Brothers hisseleri % 7,5, Wachovia Bank % 5 gerilerken birçok banka hissesi % 2-4 arasında düştü.
Mayıs ayı üretici fiyat artışının % 1,4 olarak beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinin piyasa üzerindeki etkisi daha sınırlı kaldı. Bunun nedeni Fed´in Ağustos toplantısında da faiz artırımına gitmeyeceğine yönelik dün çıkan haberlerdi. Chicago Borsası´nda Pazartesi günü 5 Ağustos´ta çeyrek puanlık faiz artırımı % 90 olasılıkla fiyatlanırken dün bu rakam % 60´a doğru indi.
Sanayi üretimindeki % 0,2 azalma, yeni ev başlangıçlarının 17 yılın en düşük seviyesine inmesi ve enflasyon verileri birarada stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) görünümünü güçlendirmesine karşın bu yönde yorumlar daha geri planda kaldı.
Dow Jones günü % 0,89 kayıpla 12,160 puandan kapadı.
Asya borsalarında yükseliş var. Tokyo´da bankacılık hisselerinde geri çekilmeyi madencilik ve gayrimenkul şirketlerine gelen alımlar telafi etti. 15 ayın en düşük seviyesine gerileyen şanghay Endeksi ise gelen tepki alımlarıyla % 2,7 yukarıda.
Bugün ABD´de önemli bir veri yok. Morgan Stanley´in bilançosu bekleniyor.
-
[IMG]http://img525.imageshack.us/img525/971/rjlistyp9.jpg[/IMG]
Raymond James haftalık olarak yayınladığı strateji raporunda şu tavsiyelerde bulundu:
ıki anahtar olay: Önümüzdeki iki aylık süreçte takip edilecek iki önemli konu başlığı olduğuna inanıyoruz. ılki Anayasa Mahkemesinin AKP´nşn kapatılmasına ilişkin dava ve ikincisi Anayasa Mahkemesinin kararına bağlı olrak olası bir erken seçim kararı. Anayasa Mahkemesi için kararın Ağustos 2008, erken seçim kararı için ise Aralık 2008 olası gibi gözüküyor. Bu tarihler kesin olmamakla birlikte bir ay veya daha fazla öteye uzayabilir.
ıki basit sonuç: Finansal piyasalar çerçevesinden bakıldığında, iki anlamlı sonucun olduğuna inanıyoruz; birisi Başbakan Erdoğan´lı ve diğeri de onsuz. Eğer Başbakan Erdoğan bağımsız milletvekili olarak politikada kalmaya devam ederse olası erken seçimin sonuçları politik belirsizlik anlamında çok daha iyi olacaktır. Herhangi bir sebepten dolayı Başbakan Erdoğan´ın siyasete devam edememesini içeren bir diğer senaryoda AKP veya yeni partinin erken seçim çağrısında bulunmayacağını fakat yeni bir parti çatısı altında toplanıp bir sonraki seçimlere kadarki büyük olasılıkla iki yıl daha ülkeyi yöneteceklerine inanıyoruz. Buradaki ana varsayımımız eski AKP milletvekillerinin yeni parti çatısı altında kalmaya devam etmeleri ve böylelikle Meclis´te çoğunluğa sahip olmaları.
Fakat ekonomi politik belirsizliğin azalmasına paralel olarak 2009 birinci çeyreğinde bu kötü sonuçların ardından toparlanmaya başlayacaktır. Kısaca, 2009 yılı faiz oranlarının yönü ve seviyesi, ekonomik büyüme, tüketici ve yatırımcı algılaması açısından daha iyi bir yıl olacaktır. Bu ekonomik senaryoya yönelik temel risk kanaatimizce mali disiplin olacaktır.
Ne yapmalı? Elbette çekingenler için değil ama bizce iki yıllık bir dönem zarfında yatırımcılar için Türkiye hisse senetlerinde cesaretli yatırım fırsatları bulunmakta:
Hemen hemen tamamlanan bedelli sermaye artırımı ve 2008 ve 2009 defter değerine göre 1,7x ve 1,5x çarpanlarından işlem gören Garanti Bankası mükemmel bir giriş noktası sunuyor.
TEB ise yaklaşan bedelli sermayeye yönelik endişelere bağlı olarak satış yiyen bir diğer banka hissesi. Bankanın güçlü büyüme hikayesi finansal olarak sağlam ve bağlı hissedarlarından kaynaklanmakta. Hisse, bedelli sermaye sonrası tahminlerimiz baz akındığında 2008 ve 2009 defter değerine göre 1,0x ve 0,9x çarpanlarından işlem görüyor.
Aynı şekilde önde gelen dayanıklı tüketim şirketi olan Arçelik hisselerinin seviyeleri dikkate alınacak kadar ucuz. Kısa vadede katalizör eksikliğine rağmen Arçelik hisseleri cazip konumda; defter değerine göre başabaş ve 2009 kazançlarına göre (KFH payı uyarlandığında) 5,5x çarpanlarından işlem görüyor.
Hürriyet reklam pazarı büyümesinden doğrudan faydalanıyor ki bu durumun 2009 yılında politik sürüncemenin bitmesinin ardından ivme kazanacağını düşünüyoruz. 1,25 milyar dolarlık 12-aylık hedef piyasa değeri %109 artış potansiyeline işaret ediyor. Hürriyet hisseleri 2009 yılı beklentilerine göre kazançlarda 7,0x ve Firma Değeri/FVAÖK oranına göre 4,1x çarpanlarından işlem görüyor.
Sinpaş GYO, 2015 yılına kadar yaklaşık 11 bin yerleşim birimini kapsayan büyük geliştirme projesine bağlı olarak, 2009-2010 döneminde iskan pazarındaki potansiyel bir toparlanmadan en çok fayda sağlayacak şirket olacak. Hedef piyasa değerimize göre hisse %97 artış potansiyeline sahip.
Raymond James Model Portföy:
Alarko Holding, Anadolu Sigorta, Bank Asya, Doğan Holding, Ege Gübre, Enka ınşaat, Mutlu Akü, Park Elektrik, Petkim, Pınar Süt, Tofaş, Tüpraş, Vakıfbank, Yazıcılar.
Raymond James Uzun Vadeli Portföy:
Hürriyet, Garanti, Park Elektrik, Parsan, Petrol Ofisi.
[url]http://www.raymondjames.com.tr/english/pdfs/9063D034-64E4-4031-B4B5-DD095B33C39F.pdf[/url]
-
ABD Borsaları dün birikmiş stresin RBS’in (Royal Bank Schotland) analistinin yaptığı
yorum ile depreme dönüştüğü bir gün yaşadı. ılgili analizi yazan [COLOR="red"][B]Bon Janjuah, önümüzdeki üç
ay içerisinde global enflasyonun başta büyük ekonomiler olmak üzere çöküşlere neden
olacağını[/B][/COLOR] yazarken S&P 500 endeksinde %20’lik düşüş beklediğini belirtti. (yani Eylüle kadar 1.050 seviyesi demek oluyor)
Bu türden raporlar hep yazılıyor ve genelde de önemsenmiyor ancak Bob Janjuah, benzer bir raporu iki yıl önce dünyada kredi kaynaklı krizi (mortgage krizi) öngörerek yazdığından dün ABD borsalarında çok önemsendi.
Janjuah ne öneriyor : NAKIT !!! ...CASH IS KING ..
-
[COLOR="Red"]MERRILL LYNCH FON YÖNETiCiLERi ARASTIRMASINA GÖRE, YATIRIMCILARIN PORTFÖYLERiNDEKi HiSSE SENEDiNiN AGIRLIGI [B]SON ON YILIN EN DÜSÜK SEViYESiNDE[/B][/COLOR]
Plasmanlar uç seviyelere ulasırken Avrupalı ‘ayı’lar bastırmaya devam ediyor
NEW YORK ve LONDRA, 18 Haziran 2008 —Varlık plasiyerleri hisse senetlerinde son on
yılın en negatif pozisyonunu aldı. Merrill Lynch’in Haziran ayı Fon Yönetileri
arastırmasına göre Haziran ayında hisseler varlık sınıfında net %27 gösterge altında kaldı.
Küresel ekonominin yavaslaması karsısında faizlerin yükselme ihtimali belirdigi için
yatırımcıları gittikçe artan bir stagflasyon korkusu sarmaya basladı. Yatırımcılar hisse ve
tahvil pozisyonlarını azaltarak nakde dönmege basladılar. Bu ayın arastırmasına göre
dünyadaki küresel büyüme ve karlılık beklentileri kötülesiyor. Aynı zamanda enflasyonun
yükselecegi ve faizlerin de bunu izleyecegi korkusu artıyor. Mart ayında ankete katılanların
net %25’i hisselerin gerçek degerinin altında kaldıgına inanırken, Haziran ayında bu oran %1
düzeyine indi. Ankete katılanların net % 81’i, önümüzdeki 12 ay için tahmin edilen ortak
kazanç beklentilerinin çok yüksek kaldıgını düsünüyor. Mayıs ayındaki net %31’lik orana
karsılık bu ay varlık plasiyerlerinin net %42’sinin nakit pozisyonu gösterge üstüne çıkmıs
durumda.
Merrill Lynch Avrupa Hisse Senedi Piyasaları Bas Stratejisti Karen Olney‘a göre
“Piyasa, küresel faizlerin çok düsük oldugu, hatta enflasyonun altında kaldıgı fikrine
kapılmaya baslıyor. Negatif reel faizlerin enflasyona karsı etkili antikor olmaları mümkün
olmadıgından Merrill Lynch, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) Ekim ayına kadar iki kez
faiz artırımına gidecegini ve bunu da diger merkez bankalarının izleyecegini düsünüyor.”
Euro bölgesine esen rüzgar yön degistiriyor
Avrupa, yatırımcılar için hisse senedi odagı olmaktan çıktı. Son 12 ay içinde Euro
bölgesi, en favori yatırım olma konumundan en az tercih edilen yatırım konumuna geçti. Bu
ay anketimize katılan yatırımcıların %29’u önümüzdeki 12 ay içerisinde en çok gösterge
altına indirmek istedikleri bölgenin Euro bölgesi oldugunu belirtti.
Varlık plasiyerleri zaten daha önce Euro bölgesi hisselerini agresif ölçüde bosaltmıstı.
Net %22’yi bulan rekor düzeydeki bir plasiyer kesimi de bugün itibariyle gösterge altı
pozisyona geçtigini söyledi ki bu son 10 yılın en belirgin negatif yaklasımı. Avrupa Bölgesi,
sadece sirket kâr beklentisi açısından en istenmeyen tabloları çizmekle kalmıyor ayrıca
kazançların kalitesi de giderek kötülesiyor. Bu da Euro bölgesi hisse senetlerinin gerçek
degerinin altında kaldıgı seklinde algılanma olasılıgını zayıflatıyor. Döviz kurlarıyla ilgili
endiseler negatif tavrı körükleyen diger bir unsur. Varlık plasiyerlerinin net %71’i Euro’nun
gerçek degerinin üstünde kaldıgını düsünüyor ki büyük oranda ihracata dayanan bir bölge
için bu çok ciddi bir endise.
Bu endiseler arasında Avrupalı fon yöneticileri nakde kayıyor. Avrupalı yatırımcıların
%34’ü Haziran ayındaki bölgesel arastırmada nakit pozisyonu açısından gösterge üstü
konuma geçtiklerini söyledi. Bu oran Nisan ayında sadece %3 düzeyindeydi. Ayrıca artan
sayıda katılımcı, faizlerde yükselme olasılıgı bulundugunu belirtti. Subat ayında Avrupalı
katılımcıların yarısı AMB’nin para politikalarının çok sıkı olduguna inanırken bu sayı bu ay
%10’a indi.
Ancak Euro bölgesindeki tüm bu ayı piyasası trendleri, küresel yatırımcıların B.K.’a
(Birlesik Krallık) yönelik son derece negatif yaklasımları karsısında gölgede kalıyor. Varlık
plasiyerlerinin net %38’i B.K. hisse netleri açısından gösterge altı konumda. Bu da son on
yılın en negatif yaklasımı. Yatırımcıların B.K.’a karsı olan bu tavrını sterlin ile ilgili korkular
sekillendiriyor. Sterlin’in agırlıklı ortalama kur endeksi son oniki ayda %11 düstügü halde,
yatırımcıların %56’sı halen bu para biriminin gerçek degerinin üstünde kaldıgını düsünüyor.
Avrupalılar petrolde artı pozisyon alırken bankaları açıga satıyor
Avrupalı yatırımcılar açısından, hızla büyüyen petrol sektörü ile sorunlarla bogusan
bankacılık sektörü arasındaki popülerlik farkı bugüne kadar görülmemis boyutlara ulastı.
Petrol ve Gaz’da gösterge üstü pozisyon tasıyan anket katılımcısı oranı Nisan ayındaki %29
seviyesinden bu ay %62’ye yükselirken, yelpazenin diger ucunda yer alan Bankalar
pozisyonunda ise (yine Nisan ayındaki %21’ine karsılık) ankete katılanların %62’si gösterge
altı konumda.
Karen Olney’a göre “asıl can alıcı soru, petrol sirketlerinin ne zaman satılıp
bankalara dönülecegi. Temel göstergeler, bankalara kıyasla petrolü kesin daha çok
destekliyor. Sektör, Avrupa’daki en güçlü kazanç momentumuna sahip ve en ucuz hisseler
arasında.” Merrill Lynch petrolün varil fiyatının fiyatlarının 2008’in ikinci yarısında ortalama
121,50 USD ve 2009 yılında da ortalama 107 USD olacagını tahmin ediyor.
Kredi çöküntüsünün artçı soku gündeme hakim oluyor
Kredi çöküntüsünün, mali piyasaların istikrarı açısından en büyük tehdit olma baskısı
zayıflıyor. “Kredi riski”ni bir numaralı tehdit olarak gören yatırımcıların net yüzdesi üç ay
önceki %95 düzeyinden Haziran ayında %81’e geriledi. Ancak enflasyon en hızlı yükselen
endise kaynagı. Ankete katılanların %65’i “parasal riskleri” en büyük tehdit olarak algılıyor
ki bu oran Mayıs ayında %23 düzeyindeydi.
Merrill Lynch’in uluslararası ekonomi bölümü baskanı Alex Patelis’e göre
“Anımsadıgımız kadarıyla ilk kez büyüme yerine enflasyon, bize göre küresel düzeyde bir
temel makro etken konumuna giriyor. Enflasyon soku zaten geldi vurdu. Simdi önemli olan
bunun ne kadar kalıcı oldugu ve piyasaların ve politika belirleyicilerin buna nasıl tepki
verecegi; küresel düzeyde hakim olan hava, piyasaları ve politika belirleyicileri risklere karsı
uyandıracak bir kazanın gerektigi seklinde.”
EDiTÖRE NOTLAR:
6-12 Haziran tarihleri arasında yapılan bu küresel arastırmaya toplam 718 milyar
dolarlık varlık yöneten 204 fon yöneticisi katılmıstır. Bölgesel arastırmaya ise yönettigi
varlıkların toplamı 454 milyar dolar olan 185 fon yöneticisi katılmıstır. Arastırma, Taylor
Nelson Sofres (TNS) sirketinin destegi ile yürütülmüstür. 50’yi askın ülkede bulunan
uluslararası erisim agı ile 80’den fazla ülkede ulusal ve çokuluslu kurum ve kuruluslara pazar
bilgisi hizmetleri sunan Taylor Nelson Sofres (TNS), dünyanın dördüncü en büyük pazar
arastırma grubudur. Arastırma sonuçları, bir finansal hizmet danısmanlıgı kurulusu olan
Absolute Strategy Research Es-Direktörü David Bowers tarafından analiz edilmistir.
Merrill Lynch Küresel Arastırma Grubu’nun gerçeklestirdigi hisse senetleri ve sabit
getirili ürünlere yönelik bölgesel ve küresel arastırmalar, defalarca Institutional Investor, The
Wall Street Journal, LatinFinance, Asiamoney, Euromoney, Extel ve Reuters gibi kurumlar
tarafından en üst sıralarda degerlendirilmistir.
Dünyanın lider varlık yönetimi, sermaye piyasaları ve ticari danısmanlık
kuruluslarından olan Merrill Lynch’in 40 ülkede ve bölgede ofisi bulunuyor. Yönettigi
varlıkların toplam degeri yaklasık 1,6 trilyon dolar olan Merrill Lynch, tüm dünyada menkul
kıymetler ve türev araçları alım satımında ve ihracında önde gelen bir yatırım bankası
olmanın yanısıra, kurum ve kuruluslara, hükümetlere ve bireylere yönelik stratejik
danısmanlık hizmetleri sunmaktadır. Merrill Lynch ayrıca dünyanın en büyük halka açık
yatırım yönetimi sirketlerinden olan ve yönettigi varlıkların toplamı 1 trilyon doları asan
BlackRock’un yaklasık olarak yarısının sahibidir.
Daha fazla bilgiye [url]www.ml.com[/url] adresinden ulasılabilir.
-
[QUOTE=HKAYIKCI;18357]ABD Borsaları dün birikmiş stresin RBS’in (Royal Bank Schotland) analistinin yaptığı
yorum ile depreme dönüştüğü bir gün yaşadı. ılgili analizi yazan [COLOR="red"][B]Bon Janjuah, önümüzdeki üç
ay içerisinde global enflasyonun başta büyük ekonomiler olmak üzere çöküşlere neden
olacağını[/B][/COLOR] yazarken S&P 500 endeksinde %20’lik düşüş beklediğini belirtti. (yani Eylüle kadar 1.050 seviyesi demek oluyor)
Bu türden raporlar hep yazılıyor ve genelde de önemsenmiyor ancak Bob Janjuah, benzer bir raporu iki yıl önce dünyada kredi kaynaklı krizi (mortgage krizi) öngörerek yazdığından dün ABD borsalarında çok önemsendi.
Janjuah ne öneriyor : NAKIT !!! ...CASH IS KING ..[/QUOTE]
Ürküten rapor: Borsalar çökebilir
19 Haziran 2008
Dünya adını bile telaffuz etmezken konut krizini öngören Janjuah açıkladı:
Piyasalar teslim bayrağını çekti. şimdi yatırımcılara şu bilgi notları yağıyor: "Berbat bir döneme giriyoruz. Borsaların 3 ay içinde çökme olasılığı yüksek...YTL gibi para birimlerine dikkat."
Avrupa'nın önde gelen bankalarından Royal Bank of Scotland (RBS) dün sabah müşterilerine yönelik olarak hazırladığı raporda, gelecek 3 ay içerisinde piyasalarda resmen çöküş beklediğini yazdı. ABD'de başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan mortgage krizini bundan yaklaşık 2 yıl önce yayımladığı analizlerle öngören RBS'nin analisti Bob Janjuah tarafından hazırlanan raporda, "Durum artık merkez bankalarının kontrolünden çıktı, küresel ekonomik yavaşlama hızlanacak, resesyon yayılacak ve şirket bilançoları bundan olumsuz etkilenecek. ABD borsalarında S&P endeksi 2008 yılının eylül ayına kadar (3 ayda) yüzde 22 düşer" dedi.
RBS'nin müşterilerine gönderdiği bilgi notunda, "Nakdin kral olduğu bir döneme giriyoruz" diyen Janjuah, şu öngörülerde bulundu:
* Geçen yıldan bu yana düşen borsalar kendilerine gelemiyor. Kredi piyasaları birer birer batıyor. Küresel ekonomik büyüme yavaşlarken enflasyon kontrolden çıktı. Fiyatlar denetimsiz bir şekilde artıyor.
* Özellikle önümüzdeki 3 ay için çok berbat bir dönem kapımızda. Son günlerde tek iyi haber, petrol fiyatlarındaki kısmi düşş. Enflasyon yatırımın düşmanıdır. Bu yüzden dünya enflasyonla mücadele için daha düşük büyüme oranlarına razı olmak zorunda.
* ABD Merkez Bankası (Fed) şu an panik içinde, aslında ne yapacağını bilemiyor. Piyasa indirim bekliyor, Fed de faizleri indiriyor. Başka da bir şey yapamıyor. Fed de, Avrupa Merkez Bankası da tek seçenekli bir seçimle karşı karşıya. Petrol, gıda fiyatlarıyla birlikte işsizlik oranları da artarken bankalar kredileri kesemezler.
-
WALL STREET AÇILIS ÖNCESI
Bugün WALL STREET açilistan önce en önemli gündem AIG’nin CITI tarafindan
"upgrade" edilmesi. Ilginç çünkü bu son günlerde ‘AL rapor’lari ABD’nin
stratejik kurumlari destek seviyelerine yaklasinca geliyor. Yani bu sirket
tam destek asagi kiracagi an geliyor bu AL raporlari. Yoksa bankalarin
olumlu raporlari bu sirketleri kurtarmak için son çare olarak mi
düsünülüyor ?
LEHMAN ise, açilista tekrar satis dedikodular ile yerinde sayiyor, burada
ABD medyalari tekrar BLACKSTONE alacak haberini piyasaya bilerek sürdürüp
LEHMAN’i kurtarmak !!!! Ne yazik ki, bu günlerde ABD’de sistem çökecek
korkusuyla, herkes birbirine destek geliyor. AIG bugün DOW’a destek
verebilir tabii PHILLY çok kötü gelmezse. Aksi halde CITI’nin çabasi bosa
gider.
GOLDMAN PETROLÜ POMPALAMAYA DEVAM EDIYOR
Bu hafta GOLDMAN SACHS petrolden ikinci çeyrek bilançosunda, kar yazmasi
yetmemis gibi, simdi kalkiyor 2009’a yönelik petrol tahminlerini yükseltti
bugün. Yani resmen GOLDMAN petrol fiyatlarini manipüle etmeye devam ediyor
ve ortaya su tablo çok net çikiyor : GOLDMAN için resmen petrolden baska
bir gelir kaynak kalmadi !!! Yani su an GOLDMAN’in en büyük korkusu petrol
fiyatlarinin düsmesi.
[B][COLOR="Red"]Maalesef ABD bankalarinin aldatma oyunlari devam ediyor[/COLOR][/B]
-
"Bear Stearns vakasi" baska gelismelerin oncusu olabilir.
Bear Stearns'in hisse degeri 2007 yilinda 170 $'i bulmusken, 2008 Mart ayi icinde persembe gunu kapanisinda 60 $, Cuma gunu kapanisinda 30 $ oluyor, ve pazar gunu JPMorgan, Bear Stearns hisselerini 2 $ birim fiyat ile aliyor. Islemin toplami 240 M$.
Bear Stearns'in assetleri elle tutulur degil. Toplam risk olark 6 B$ tahmin ediliyor ama bu, sadece bir tahmin.
JPMorgan, sonradan teklifini 2$'dan 10 $'a cikartiyor, bu da ilginc.
"Bear Stearns'un risklerinin ustlenilmesi suretiyle piyasanin tepetaklak gidisini durdurma cabasi" surecinin esas oyuncusu FED. FED, JPMorgan'dan "rica etti", JPMorgan da FED'i "kirmadi". 2$/10$ duzeltmesinin de spekulasyonu destekliyor.
Basi sonu belli sirketlerde bile, kontrol el degistirirken olusturulan fiyatin kalitesi, genelde umuma yansitilandan belirgin sekilde dusuktur. Bear Stearns gibi, dibi nerede oldugu belli olmayan bir seyi satin almak icin rasyonel bir fiyat olusturma cabasinin ne gibi bir bosa gayret olacagi ayan beyan belli oldugundan, o cabaya gostermelik olsa dahi girilmedi, FED'in ittirmesiyle JPMorgan, Bear Stearns'in yukumluluklerini ve belirsiz risklerini bedavaya devraldi, sonradan da bedavanin taniminda bir duzeltme yapildi(2$/10$ duzeltmesi).
Hani Padisahin ogle uykusu sirasinda bagira cagira kayisi satan sokak saticisi, cezasinin icraati sirasinda kahkahalarla guluyormus da, sebebi soruldugunda kendisinin pesinden seftali saticisinin geldigini soylemis ya, o durum.
ABD bankalarinin, riskleri hangi oranda Avrupa bankalarina devrettigi pek acik degil.
Senaryo su: 2008'in ikinci yarisinda Amerikan tuketicisine daha fazla tukettirme cabalari sonuc vermeyecek. Bundan butun finansal pazarlar olumuz etkilenecek, ancak ABD digerlerinden fazla etkilenecek, dolayisiyla $, € karsisinda daha fazla deger kaybedecek. AB bu gelismeyi terse cevirmeye caba sarfedecek ama degil terse cevirmek, durdurmayi dahi basaramayacak.
ABD'nin bu senaryoyu tersine cevirmek icin cok hizli ve etkili bir secenegi var: harb etmek. "Demokrasi goturulmeye" aday ulkeler hazir elde var, bu yonden sorun yok, ancak yilin ikinci yarisi ABD'de secim ortami, secim ortaminda harbi baslatmanin pratik zorluklari var, harb isi 2009 yilina, yeni baskana kalir.
-
Merrill Lynch tercihlerini değiştirdi
20.06.2008
Merrill Lynch, dün yayınladığı raporunda Türk hisse senetleri için en çok ve en az tercih edilenler listelerinde değişikliğe gitti.
En çok tercih edilenler listesinden YKB´yi çıkararak yerine 12 ay aradan sonra [B]Garanti [/B]Bankası´nı alan Merrill Lynch, Selçuk Ecza´yı çıkararak yerine [B]Anadolu Efes[/B]´i, Turkcell´i çıkararak ise [B]Koç Holding[/B]´i aldı. [B]Tofaş[/B] ise listedeki yerini korudu.
Merrill Lynch, en az tercih edilenler listesine ise Vakıfbank´ı çıkararak Akbank´ı, Aksigorta´yı çıkararak Sabancı Holding´i ve notunu ´al´dan ´nötr´e düşürdüğü TAV Havalimanları´nı aldı. Arçelik
listedeki yerini korudu.
-
JP Morgan: Siyasi riskler önde
23.06.2008
Türkiye´deki siyasi tansiyonu mercek altına alan [B]JP Morgan AKP´nin
kapatılmasının pratikte öneminin az olduğunu fakat kısa dönemde ıMF
ile ilişkilerde herhangi bir ilerleme olmayacağını öngördü.[/B]
Detaylar şöyle:
Anayasa Mahkemesi´nin türban yasasını iptal etmesi AKP´nin kapatılma
şansını yükseltti. Aslında AKP´nin kapatılmasının pratikte önemi çok
az çünkü teoride AKP milletvekilleri yeni bir parti altında yeniden
toplanabilir. Burada daha büyük öneme sahip olan Başbakan da dahil 71
AKP üyesinin parti üyesi olmalarının yasaklanacak olması. Teoride bu
yine trajik olmayacak çünkü AKP mecliste çoğunluğu koruyabilecek ve
Erdoğan da dahil 39 bakan meclise muhtemelen bir sonraki seçimlerden
sonra bağımsız olarak dönecek. ışler böyle olsa da ve mecliste yer
alan bir bakanın önceden benzer bir yasaklanmayla yüzyüze kalması ve
sonrasında meclise tekrar geri dönmüş olmasına (ki bu pratikte
yaşanmış bir örneğe işaret ediyor) rağmen siyaset uzmanları hala
Erdoğan´ı bunun dışında tutmanın bir yolunun bulunabileceğini
düşünüyor. Analistler bunun AKP için ciddi bir darbe olacağını
düşünüyor.
Her ne kadar AKP reform çabalarını hızlandırsa da AB ve IMF
kanatlarında ilerleme olasılığı sınırlı. AB´ye katılım süreci düşük
viteste ilerliyor, AB altı ayda bir Türkiye ile iki müzakere başlığı
açılmasına izin veriyor. Dava herşeyi daha karmaşık hale getirdi. IMF
ile hükümet arasında Mayıs´ta standby anlaşmasının sona ermesinden bu
yana herhangi bir iletişim yok. Ekonomi Bakanı şimşek ihtiyati standbye
´ın görüşüldüğünü söyledi. Piyasalar IMF ile yakın ilişkilerin devam
etmesini olumlu karşılayacaktır fakat hükümet iç siyasete
odaklandığından yakın dönemde IMF ile ilişkilerde herhangi bir
ilerleme öngörmüyoruz.
Geçen çeyrekten bu yana YTL´ye yönelik riskler arttı. Yukarıda
bahsedilen siyasi risklere ek olarak, TCMB´nin enflasyon hedeflerini
2011´e kadar yükseltme kararı yatırımcı güvenini sarstı. Artmaya devam
eden enerji fiyatları Türkiye´nin cari açık pozisyonunu diğer CEEMEA
(Merkez ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ekonomilerine kıyasla
daha fazla tehdit ediyor. YTL´nin zayıflamasından korkan yerel
perakende yatırımcıları döviz mevduatlarını, YTL´nin ralli yapmaya
başladığı Nisandan itibaren, keskin bir şekilde arttırdı. Bu
hareketlerin tam tersi biraz destek sağlayabilir eğer YTL iç siyasi ve
küresel finansal/ekonomik olaylara bağlı olarak değer kaybederse.
Üçüncü çeyrek sonu için dolar/YTL hedefimiz 1.30.
-
Buffett: Enflasyon patlamak üzere
26.06.2008
Warren Buffet, ABD´de enflasyonun patlamak üzere olduğunu ve Fed´in
büyümeye destek vermek için hiçbir şekilde fiyatlar üzerinde kontrolü
zayıflattığına yönelik sinyal vermemesi gerektiğini söyledi.
Fed Başkanı Ben Bernanke´nin yerinde olmadığı için memnun olduğunu
söyleyen Buffett, ´Fed başkanı olsaydınız ne yapardınız?´ sorusuna
[COLOR="Red"][B]´istifa ederdim´[/B][/COLOR] yanıtı verdi.
-
Semih Saçlı: Son yirmi yılın en önemli çeyreğine giriyor olabiliriz
Pazartesi ikinci çeyreğin son günü, piyasaların bir döneme nokta
koyduğu ve yılın tam ortası olan önemli bir zamanın sonu. Geçirdiğimiz
son iki çeyrek içinde dünya piyasaları hızlı bir değişim içine girdi.
Son zamanların karakteristik özeliklerinden uzaklaşan piyasalar güçsüz
ve dengesiz bir trendi oluşturmaya başladılar.
Bugünkü yazımda sizler ile önemli olduğuna inandığım bir konuya
değinmek istiyorum. Yılbaşından bugüne kadar gözlemlediğimiz düşüşler
büyük ölçekli grupları orta ölçekli gruplara oran ile daha çok
etkiledi. Bu da bize ekonominin şu ana kadar hala dayanaklı ve
dirençli bir yapıya sahip olduğunun bir işareti. Zaten bunu açıklanan
GDP verilerinden de algılayabiliyoruz.
Piyasalarda çeyrek kapanışları bence hem bilançolar nedeniyle hem de
piyasaların nasıl bir dinamik oluşturduğunu anlayabilmek açısından
önem verilmesi gerektiğine inandığım bir nokta. Bunun nedeni de
bilançolar ile piyasaların arasındaki ilişkileri doğru algılayabilmek,
doğru denklemi kurabilme açısından ipucu verici olduğunu düşünmemdir.
Bu yüzden içinde bulunduğumuz ikinci çeyreğin kapanışının çok önemli
olduğuna inanıyorum. Piyasaların bu çeyreği negatif kapatması,
piyasalarda ilk defa iki çeyrek üst üste negatif kapanış olacaktır. Bu
da uzun süredir piyasalarda gözlenmemiş bir dinamiğin başlangıcının
işaretlerinden biri olarak kabul edilebilir.
Ama bugünkü konumuzun temelinde orta ölçekli gruplar yatmaktadır. Uzun
vadeli yatırım fonlarının en çok sevdiği ve yatırım dünyasında en çok
takip edilen bu grup, son 20 seneden beri büyük yatırımcının göz
bebeği olmuştur. Bunun nedenlerinin başında grubun büyüme potensiyeli
ve bunun yanı sıra büyük yatırımcıların yatırım karaktestiklerine uyan
yapısı yatmaktadır.
ışte uzun vadeli yatırımcının göz bebeği olan orta ölçekli
yatırımların geçtiğimiz iki çeyrek içinde büyük ölçeğe oranla güçlü
kalması hem olumlu hem olumsuz algılanabilecek bir noktadır. Olumlu
senaryoda, uzun vadeli trendin hala yükseliş dinamiğinde olduğunu
ileri sürebiliriz, öte yandan olumsuz senaryoda ise henüz düşüş
trendinin başında olduğumuzu ve bu yüzden uzun vadeli yatırımcıların
daha henüz bu çok sevdikleri yatırımlarından ayrılmadıklarını
düşünerek bunun negatif bir işaret olduğunu algılayabiliriz.
Peki diyeceksiniz ki bu senaryolardan hangisi doğru. Uzun vadeli
trende baktığımızda orta ölçekli firmaların oluşturduğu S&P 400
endeksinin 2002 resesyonundan beri 22 çeyrek içinde % 100'den fazla
yükseldiğini görüyoruz. 22 çeyrekten beri bir yükseliş dinamiğinde
olan bu orta ölçekli grubun son iki çeyrekte ilk defa çok güçsüz
kalması bu grup için önümüzdeki çeyreklerdeki baskıların daha da
artabileceği yönünde olmasına neden oluyor.
Niye orta ölçekli grup bu kadar önemli değecek olursanız. Yukarıda
bahsettiğim gibi, Warren Buffet ve pek tanınmayan diğer büyük
yatırımcıların göz bebeği olduğuna inandığım bu grubun baskı altına
girmesi, yatırımlarını on yıllık zaman zarfı içinde yapan uzun vadeli
büyük yatırımcıların da yavaş yavaş yatırımlarını kaydırmasına yol
açacaktır diye düşünüyorum.
Bunun da piyasaların üzerinde özellikle orta ölçekli grupta baskıyı
artıracağı kanısındayım. Bu nedenlerden dolayı bence içine girmeye
hazırlandığımız üçüncü çeyrek belki de son yirmi yılın en önemli
çeyreği olabilir. Çünkü uzun vadeli yatırımcıların piyasaları
terketmesi bir aylık veya bir çeyreklik trendler sonunda
gerçekleşmeyen bir dinamik olduğundan, bunun piyasaları daha uzun
vadeli bir şeyin beklediğinin işareti olabilir diye düşünüyorum.
Sonuçta her şeyi zaman gösterecek. Bence piyasalarda izlenmesi gereken
çok şey var, fakat önümüzdeki aylarda küçük ve orta ölçekli gruplara
çok daha fazla dikkat edilmeli diye düşünüyorum. Ve bu grupların
perfomaslarının uzun vadeli trend açısından bir ipucu olabileceğini de
akıldan çıkarmamalıyız.
Piyasaların nerelere inebileceğini tahmin etmek zor bir iş, gerçi zor
olan bu işi yakında çok yatırımcı yapmaya çalışacaktır. Bence önemli
olan nokta piyasaların nerelere inebileceğinden çok, trendin neresinde
olduğumuzu algılayabilmektedir. Yani düşüş trendinin sonuna mı
yaklaşıyoruz yoksa başındamıyız. Bence bu sorunun cevabı uzun vadeli
düşünenler için en önemli cevaplardan biri diye düşünüyorum.