-
Durgunluk olasılığı devam ediyor
27.05.2008
Fed eski başkanı Alan Greenspan, ABD ekonomisinde son haftalarda yaşanan göreli istikrara karşın durgunluk olasılığının daha devam ettiğini söyledi.
Greenspan Financial Times´da yayımlanan bir söyleşide[COLOR="Red"][B] "Ben hala durgunluk olasılığının yüzde 50´den fazla olduğuna inanıyorum," [/B][/COLOR]dedi.
Fed eski başkanı mali krizin en kötü döneminin geride kaldığını söylemek için "çok erken" olduğunu ve bunun konut fiyatlarının nasıl seyredeceği ile ilgili olduğunu kaydetti.
Financial Times, Greenspan'ın konut fiyatlarının Şubat seviyelerinden yüzde 10 daha gerileyeceğini tahmin ettiğini ve sonuçta konut fiyatlarında zirveden düşüşün yüzde 25'İ bulabileceğini düşündüğünü yazdı.
Greenspan, "Konut fiyatlarındaki bu düşüş, gayrımenkule dayalı ipotek senetlerinin temeli olan kendi evinde oturan mal sahiplerinin varlıklarında bir azalmaya neden olacak," dedi.
Fed eski başkanı, büyük mali kuruluşların daha kaliteli olarak değerlendirilmiş ipoteke dayalı kredi ürünlerini ellerinde tutmak için gerekli zararı yazıp yazmadıklarının da bilinmediğini söyledi.
Greenspan ekonomide mali sektörle güçlü şirket likiditesi arasında şiddetli bir rekabet yaşandığını, şirket likiditesinin yavaş da olsa aşındığını öne sürdü.
Greenspan, " bu rekabetin ne zaman sona ereceği, yani mali krizin reel ekonomiyi durgunluğa itmeden bitip bitmeyeceği bilinmiyor," dedi.
Financial Times Greenspan'ın gördüğü en büyük riskin konut değerleri düşerken hane halkı tasarruf oranının analistlerin tahmin ettiğinden daha hızlı artması, işgücü piyasasının zayıflaması ve kredi almanın zorlaşması olduğunu yazdı.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
Subject: Recession still likely in US, says Greenspan - FT
By Krishna Guha in Washington
Published: May 26 2008 23:37 | Last updated: May 26 2008 23:37
The US is still more likely than not to have a recession in spite of the relative stabilisation in the economy in recent weeks, Alan Greenspan has told the Financial Times.
The former chairman of the Federal Reserve said: “I still believe there is a greater than 50 per cent probability of recession.” But, he said, “that probability has receded a little and I think the probability of a severe recession has come down markedly”.
EDITOR’S CHOICE
Greenspan urges focus on banks’ capitalisation - May-26Comment: Why money data are vital to eurozone - May-26US economy in ‘uncharted waters’ - May-20Gloomy Fed sends dollar to one-month low - May-22In full: FOMC statement - May-21US corporate property prices take hit - May-21His comments, in an interview with the FT, come as a counter to the increasing optimism in some quarters. In the past six weeks, most economists have scaled back their estimates of the likelihood of a US recession following a better-than-expected jobs report and stronger business activity surveys. Many now think the US will narrowly dodge outright economic contraction.
The former Fed chief also said that it was “too soon to tell” whether the worst of the financial crisis was over, as this would depend on what happened to house prices.
Mr Greenspan estimates that house prices will fall by another 10 per cent from their February levels, for a total peak-to-trough decline of roughly 25 per cent.
If the economy is weak and the market overshoots, house prices could decline by another 5 per cent, he says.
“Such house price declines imply a major contraction in the level of equity in owner-occupied homes, the ultimate collateral for mortgage-backed securities,” he said. Mr Greenspan said it was still not clear whether big financial institutions had taken all the writedowns they would need to take on higher rated tranches of mortgage-backed credit products.
He admitted he was puzzled by recent economic data that suggests the economy stopped deteriorating around March. “A recession is characterised by significant discontinuities in the data,” he said. “It started off that way – there was a period of sharp discontinuity from December to March. But then it stopped.”
Mr Greenspan believes there is a “tug of war” taking place in the economy, with financial sector stress pulling one way and strong corporate liquidity pulling the other. Corporate liquidity is being eroded, but only gradually.
“No one knows how this tug of war will end – specifically, whether the financial crisis will end before it drags down the real economy.”
The main risk he sees is that the household savings rate will move up more rapidly than most analysts expect as home equity falls, the labour market weakens and access to credit declines.
A rise in the savings rate (excluding the one-off impact of tax rebates) would depress growth in consumer spending, possibly to the point where there is an outright decline in consumption.
This has not happened for many years. For instance, consumer spending grew every quarter during the 2001 recession.
Copyright The Financial Times Limited 2008
-
[COLOR="Red"]Soros: Kriz için Greenspan suçlanmalı[/COLOR]
27.05.2008
George Soros, "Hayatımızın en ciddi resesyonu ile karşı karşıyız" dedi. George Soros, ıngiltere'de yayınlanan The Daily Telegraph gazetesi ile yaptığı söyleşide, "Bu, zenginliklerin yok edildiği bir dönemdir. Daha az insan para kazanacak. Kaybedilen para, kazanılan paradan fazla olacak" şeklinde konuştu.
ABD ve ıngiltere'nin 1990 yılları başında ve 1970 yıllarında yaşananlardan çok daha büyük bir resesyonla karşı karşıya bulunduğunu savunan Soros, stagflasyon ve petrol üreten ülkelere alım gücü transferinin yanı sıra bu defa konut krizinin de olduğuna dikkat çekti.
'Piyasalar ahlaksız değil'
George Soros, "Bir hedge fonu yöneticisi olarak kamu çıkarlarına hizmet ettiğimi öne sürmem. Ben para kazanmak için iş yapıyorum" dedi.
Piyasaların 'ahlaksız' olduğu söylemlerine tepki gösteren Soros, mortgage krizine değinerek, "Kuralları koymak otoritelerin görevidir ve bazen kimi insanlar, kuralları ihlal eder veya subprime mortgage gibi uygunsuz faaliyetleri yürütür" biçimde konuştu.
Bunun bir 'skandal' olduğunu ve [B][COLOR="red"]mortgage sektörünü düzenlenmediği için Fed eski Başkanı Alain Greenspan'ın suçlanması gerektiğini söyleyen Soros[/COLOR][/B], ancak bunun devlet tahvilleri veya finansal araçlarda spekülasyon yapmaktan çok farklı bir şey olduğunu vurguladı. Soros, "Piyasaların çok yararlı bir rolü var ve ahlaksız değil, ahlak dışı" ifadesini de kullandı.
-
[IMG]http://img242.imageshack.us/img242/3382/kredikartkanunuyn1.jpg[/IMG]
RJ: Kredi kartı kanunun etkileri
Raymond James Meclis´e gönderilen kredi kartı yasa taslağının bankacılık sektörüne etkilerini inceledi. Detaylar şöyle:
Cuma günü kredi kart faiz oranlarının olası düşüşüne yönelik endişelerle Türk bankaları hayli değer kaybetti. En büyük olumsuzluğu ise yoğun kredi kart işinden dolayı YKB yaşadı (bir günde %7,5 düştü). Kredi kart işinde %23'lük pazar payıyla YKB önderliğini korurken bunu Garanti Bankası (%21,5), Akbank (%14,1) ve ış Bankası (%14) izlemekte.
Yeni kredi kartı yasa taslağı ne getiriyor?
Kanun taslağı ile kredi kart oranları üzerine bir sınır koyuyor ve böylece oran Merkez Bankası tarafından ilan edilen aylık ağırlıklı mevduat oranı ortalamasının iki katından fazla olamayacak. En son veri Mart 2008'deki %1,35, yani kredi kart oranı %2,54'ü geçemeyecek. Bu da şu andakinin (Nisan başından beri %4,54) %60 kadarı. Ayrıca bankalar müşteriler tarafından ödenen miktar ile gerekli minimum ödeme miktarı arasındaki fark olarak temerrüt oranı alacaklar, kalan miktar için ise bankalar sıradan kredi kart oranını alacaklar.
Mevcut durumda eğer bir müşteri gerekli minimum tutardan daha düşük miktar öderse bankalar tüm miktar üzerine temerrüt oranını yansıtabiliyor. Hükümet yasa taslağını geçen hafta Meclis'e sundu. Taslak birkaç ay Meclis'te tartışılacak, yani muhtemelen 2009'dan itibaren etkin olacak.
Bankalara etkisi ne olacak?
Kredi kart işi bankaların en karlı ürünüdür (aylık kredi kart oranı %4,54, diğer ikinci büyük karlı ürün ise %2-2,5 arasındaki KOBı kredileri). Eğer taslak olduğu gibi yasalaşırsa yoğun kredi kartı işi yapan bankaların karlılıklarına olumsuz yansıyacaktır; YKB, Garanti, Akbank ve ış Bankası. Bankaların kredi kartları ile ilgili promosyonlarına ve taksitlerinde kısıntıya gitmeleri ve kredi kart oranlarındaki düşüşü dengeleyebilmek için ücretlerde artışa gitmeleri bekleniyor:
Gelirlerdeki olası etkiler: 2009 beklentilerine göre en kötü senaryo altında YKB'de %16'lık, Garanti'de %10'luk, Akbank'ta %7'lik ve ış Bankası'nda ise %12'lik azalma tahmin ediyoruz. En kötü senaryomuz: kredi kart oranları aylık %2,70 seviyesine gerileyecek, fakat devir oranı artmayacak ve bankalar faizsiz taksit satışlarında kısıntıya gitmeyecekler. Baz senaryomuzda ise oranlar aylık %2,70 seviyesine düşecek, taksitli kredilerin toplamdaki payı %5'e gerileyecek ve devir oranı %5'e yükselecek. Beklendiği gibi, yüksek devir oranı kısmen kredi kart oranlarında düşüşe karşılık dengeleyici rol üstlenmekte. Bu senaryo altında 2009 tahminlerine göre YKB'nin gelirleri %10, Garanti'nin %7, Akbank'ın %4 ve ış Bankası'nın %9 oranında gerileyecek.
Değerlemelerdeki olası etkiler: Kredi kart oranlarındaki düşüşün değerlemeler üzerindeki uzun vadeli olası etkisini dahil etmek için istikrarlı özsermaye getiri oranımızı düşürdük. Hedef değerlerimiz YKB için %14, Garanti için %7, Akbank için %4 ve ış Bankası için %2 oranında aşağı geldi. YKB için yeni değerlememiz bankanın baz senaryo altında adil değerle işlem gördüğüne işaret ediyor (sigorta ve gayrimenkul yatırım ortaklığı iştiraklerinin olası satışları hariç tutuldu). Halihazırda ış Bankası'nın özsermaye getiri oranını hayli düşük tutuyorduk (bankanın yüksek rekabet ortamında kar etme kapasitesi üzerindeki endişelerimizden dolayı). Bu, neden gelirlerde yüksek, değerleme de ise düşük etki olacağını göstermekte.
-
[IMG]http://img364.imageshack.us/img364/3045/imkb100sa0.gif[/IMG]
(27.05.2008 )
İMKB hisse senedi piyasasında endeks yurt dışı piyasalara paralel ama daha yüksek oranda düşüşe dün de devam etti. Siyasete ilişkin kaygıların gündeme oturduğu görülüyor. Önümüzdeki günlerde yurt dışında olabilecek tepkilerin de yansıması olabilir ama bu kaygılar olduğu sürece kuvvetli tepki beklemiyoruz. Dün 39000 desteğinden tepki vermeye çalışan endeksin bugün bu eğilimni sürdürmesini bekliyoruz. Ancak yurt dışı piyasaların desteklemesi şart. 39500 ve 40400 bu anlamda ilk direnç olurken, Çok kısa vadede 40400 e tepkide satış yapılabilir.
Kısa vadede dirençte satmak veya destekte stop loss çalıştırmak üzere al-sat yapılabilir, ama orta vadede ihtiyatlı olanların [COLOR="Red"][B]alım için 42500 ün kırılmasını beklemelerinde yarar var[/B][/COLOR], çünkü 38500 desteğine yaklaşmanın bu desteği zayıflatabileceği ihtimalini unutmamak gerekiyor.
[IMG]http://img364.imageshack.us/img364/7167/vob2705ui9.gif[/IMG]
VOB’da İMKB 30 Haziran kontratı bir önceki dip seviye olan 48300 ü test etti ve bu seviyede tutundu. Geri dönüşlerde 49500 ve 50000 seviyeleri direnç işlevi görebilir. 48300 desteği stop loss olmak üzere uzun pozisyonları satış için 50000 izlenebilir
-
Borsalara tatil yarayacak gibi
27.05.2008
ABD ve ıngiltere´de dün tatil olması nedeniyle yaşanan sakin hava sürüyor. Dün gerileyen Asya borsalarında bu sabah yükseliş var. Tokyo ve Hong Kong´da endeksler % 0,5 ile 1 arasında yukarıda. Dün endekslere % 2´ye varan oranlarda gerilemişti.
Petrol 133 dolar civarında dar bir bantta seyrederken pariteler de genelde sakin. Euro-dolar 1,58´in hemen altında işlem görüyor. Açılışta dolar-YTL 1,24-1,25 aralığındaki seyrini sürdürüyor.
ıMKB-100 Endeksi yaklaşık 1 aydır geriliyor. 28 Nisan´da 44 bin sınırına dayanan endekste düşüş geçen hafta başından bu yana hızlandı. 15 Mayıs´taki 42,624 puandaki kapanışından bu yana 6 gün üst üste gerileyen endeks 10 günde % 8,5 gerileyerek dün 39,032 puan gördü ve 39,439 puandan kapandı.
Dış piyasalardaki sakinleşmeye de bağlı olarak endeks yukarıya doğru bir düzeltmeyle açılabilir.
ABD´de bugün 17.00´de açıklanacak yeni ev satışları ve tüketici güven endeksinin piyasaları biraz hareketlendirmesi bekleniyor. Ev satışları için beklentiler yine olumsuz. Satışların Nisan ayında % 1,1 gerileyerek yıllık 520 bin düzeyine indiği öngörülüyor. Tahminler tutarsa satışlar 17 yılın en düşük seviyesine inecek. Mart ayında satışlar 526 bin düzeyinde gerçekleşmişti.
16.00´da açıklanacak Case-Shiller ev fiyatları endeksinin ise yıllık % 14-15 aralığında bir düşüş göstermesi bekleniyordu. Mart´ta bu oran % 8,9´du.
Conference Board Tüketici Güven Endeksi´nin ise Nisan ayında 60-61´e inerek 1993´ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesi bekleniyor. Endeks Mart ayında 62,3´tü.
[B][COLOR="Red"]Bu hafta ABD´de en önemli veri perşembe günü 15.30´da açıklanacak GSYH.[/COLOR][/B] Nisan ayı sonunda açıklanan ilk ön rakam % 0,6 olmuştu. Bu ay açıklanacak yine kesin olmayan verinin % 0,9-1 düzeyinde gelmesi bekleniyor.
-
[B]En kötü geçti daha kötü geldi[/B]
26.05.2008 - FULYA KOCABALKAN
Küresel borç krizi geride kalıyor.
Şirketlerin özsermayelerindeki erime büyük oranda ortaya çıktı.
Artık borçlanma piyasalarında alıcı ve satıcıyı buluşturan fiyatlar oluşmaya başladı.
Yani riskin büyüklüğü, bu riski almanın maliyeti hesaplanabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan belirsizlik ortamında karar vermek, karanlıkta yürümek kadar zordu.
Şimdilerde ışıklar tam yanmasa da gözler karanlığa alıştı.
Olduğu yerde durmaktan bıkan piyasalar adım atmaya başladı.
Fakat ortaya çıkan manzara pek iç açıcı değil,
Çıkışa giden yol uzun ve çetrefilli.
Yürümeye başlamadan önce gidilecek yolun sonunu iyi bellemek lazım.
Enflasyon yağmurlarına,
Fırsat kollayan çöl haydutlarının spekülatif saldırılarına
Dikkat etmek lazım.
Mesafe açısından uzun olsa da, getiri açısından az olsa da güvenli yolları seçmek lazım.
Türkiye´yi bu ortamda bile ayakta tutan tek şey var,
Gelecek için vaat ettiği yüksek getiri potansiyeli.
Ama kısa vadede yüksek risk, uzun vadede yüksek getiri içeren bu ülke fırsat vermeye devam edecek.
Dolayısıyla yabancı yatırımcının giriş noktasını tespit etmesi açısından önünde uzun bir sure olabilir.
Bu belki de daha da sağlıklı.
Hayatında kriz görmemiş,
Sermaye problemi yaşamamış,
Türkiye´yi tanımayan bir sürü bıyığı terlememiş para yöneticisi yerine,
Daha ne istediğini bilen,
Daha uzun vadeyi görebilenler kalacak burada.
Birden inşaatçı olanlar batacak.
Her yere açılan alış veriş merkezleri sonucu artan arz, kiraları düşürecek.
Fakat bundan ders almazsa ülkem,
Yüksek faiz düşük kurla,
Bir kez daha her şey başa dönecek.
FULYA KOCABALKAN
-
[B]Ayı rallisi mi Washington derbisi mi?[/B]
27.05.2008 - FULYA KOCABALKAN
Ayı rallisi deyince ayılar mı yarışıyor diye düşünebilirsiniz.
Yanlış değil.
Piyasayı boynuzuyla yukarı atan boğanın,
Önce kafasını aşağı,
Pençesiyle aşağı vuran ayının da,
Önce pençesini yukarı kaldırması gerekir.
Bu esas trende ters ama geçici hareketlere
Ayı rallisi ya da boğa tuzağı denir.
Bu tarz hareketler finansal araçlarda yüzde 20’yi geçen kazanç ya da kayıplara neden olabilir.
Borsalarda 2008’in mart ayına kadar süren düşüş Bear Stearns’ün kurtarılmasıyla yerini ciddi bir toparlamaya bıraktı.
Bu hareket bugünlerde ivme kaybediyor.
şimdi soru çok net,
Ayı rallisi bitti mi?
Piyasalar tekrar düşüş trendine dönecek mi?
Yoksa biten hareket piyasaların toparlanma sürecine geçmesi öncesi bir soluklanma mı?
ABD de başkanlık seçimleri öncesinde kıyasıya bir yarış var.
Fakat seçimin sonucu siyah ya da beyaz olmayacak,
Billary (Hillary Clinton) ya da Obama değil,
Demokratlar kazanacak.
Belki de Stiglitz bu sefer de 2000’lerin yükselişi kitabını yazacak.
Yani savaşların bittiği, petrolün düştüğü,
Dünyada tansiyonu azaltan bir ABD yönetimi göreceğiz.
Yılın kalan döneminde, daha yapıcı bir siyaset ve ekonomik konjonktür görebilir miyiz?
Latin Amerika borsalarında gördüğümüz olumlu havanın hızlanarak sürmesi likiditenin ve risk alma iştahının kanıtı mı?
ABD Bankacılık sistemi yazdığı büyük zararlara rağmen yeni ortaklarla yeni duruma ayak uydurup ayağa kalkabilir mi?
Türkiye de zaten çok sağlam olan bankacılık sistemi yeni ortamda fiyat olarak sunduğu cazibe nedeniyle yeni talipler bulabilir mi?
Seçim, siyaset derken bile para kazanan finansal sistem borsayı yukarı çeker mi?
Türkiye siyaseti halletse de halletmese de uzun vadeyi düşünenler için cazip bir değer mi?
Yanıt evet ise önümüzdeki 1 yılı düşünenler için finansal varlıklarda dibi yakalamak yerine biriktirme zamanı geldi mi?
FULYA KOCABALKAN
-
Petrol düşünce ABD yükseldi
28.05.2008
ABD´de tüketici güveni beklentilerden çok kötü gelerek 57 gibi neredeyse son 16 yılın en düşük seviyesine gerilemesine karsin konut verilerinin beklentilerden hafif iyi gelmesi ve petrol fiyatlarinin 135 seviyesini gormesinin ardindan 128 dolara gerilemesi Amerikan borsalarini destekledi. Dj %0.6, SP %0.7 ve Nasdaq %1.5 yukseldi. Bu sabah itibariyle Amerikan vadeli piyasalarda borsa future´larinin %0.2 civarinda asagida oldugunu goruyoruz.
Avrupa borsalarinda da sabah yatay diyebilecegimiz acilistan sonra Vodafone karinin beklentilerden daha iyi cikmasi ve dusen petrol fiyatlarinin karlar uzerindeki baskiyi azaltacagi beklentisi borsalarin hafif yukselislerle gunu kapatmasina imkan sagladi. Hisseler ortalama %0.3 yukselis kaydetti.
Asya´da ise bu sabah islemlerde dunku yukselisin ardindan bir miktar saticili oldugunu goruyoruz. Madencilik ve petrolle iliskili hisselerde satis gozlenirken en buyuk dusus Japon Nikkei´de gozleniyor. Nikkei endeksi su siralarda %1.5 asagida oldugunu goruyoruz. Diger endekslerde de Cin haric %1 civarinda kayiplar mevcut.
Asagi yonlu hareket dunyada son iki haftadir surerken emtia saticisi gelismekte olan piyasalarin direnc gostererek dusus gostermemeleri egilimi dun de kendini gosterdi.
Latin Amerika´da onceki gunlerin aksine hafif dususler gozlenirken Dogu Avrupa´da yine onceki gunlerin aksine hafif toparlanma gosterdi.
Piyasalarin en kotusu Turkiye ise dun neredeyse en cok artis gosteren gelismekte olan piyasa oldu.
ABD´de aciklanacak veriler bugun yakindan takip edilecek. Onemli bir kar aciklamasi bulunmazken, daha dogrusu kar sezonu yavas yavas geride kalirken ekonomik veriler on plana cikacak. Bugun takip edilecek tek onemli veri ABD´de 15.30´da aciklanacak dayanikli tuketim mali siparisi. Onceki ay % 0.3 gerileyen siparislerin %1.5 gerilemesi bekleniyor.
ÖZGÜR ALTUĞ
Raymond James Türkiye Başekonomisti
-
Refah´tan Veda Partisi´ne mi?
28.05.2008
Raymond James AKP´ye karşı açılan kapatma davasını değerlendirdiği raporunda şu görüşlere yer verdi:
Savcının ek süre için bir talepte bulunmayacağını varsayarsak iddianamenin son hali Mahkeme ve AKP´ye Mayıs´ın sonunda sunacaktır.
ıddianamenin son haline göre AKP savunmasının son halini hazırlamak için 30 güne sahip olacak. Eğer iktidar partisi de ek süre talebinde bulunmazsa iddianamenin ve AKP savunmasının sözlü sunumu Temmuz´da gerçekleşecektir. Bu sunumlardan sonra mahkemenin raportörü bütün gerekli dökümanları toplayacak ve dava hakkındaki raporunu yazacak. Eğer raporun bir ay içinde bitirildiğini varsayarsak Mahkeme dava hakkında nihai kararını Eylül´ün sonunda verebilir.
Mahkeme sürecinin her aşamasında taraflar ek süre talebinde bulunabilir genellikle istenen süre bir aydır fakat Mahkeme kararına bağlı olarak daha kısa olabilir. Bu yüzden eğer bir taraf süreci uzatmak isterse kolaylıkla başarılı olacaktır.
Önceki davalar ışığında oluşturduğumuz senaryolar bize mahkeme kararının Ağustos 2008 ile Mart 2009 arasında bir yerlerde açıklanacağını gösteriyor. Bununla birlikte biz orjinal takvime bağlı kalınmasını tercih ederiz (Eylül 2008). Bununla birlikte yatırımcılar davanın uzayacağına ilişkin diğer senaryoları göz ardı etmemeli.
AKP yetkilileri yerel seçimlere girmek için bir strateji belirlemek istiyor. Eğer mahkeme kararı beklenenden geç gelir ve karar olumsuz olursa AKP için başka bir isim altında yerel seçimlere katılmak zor olacak. Buna ek olarak AKP´nin popülaritesini günden güne eriten siyasi kanatta uzayan belirsizlik tüketici güveni ve genel ekonomiye zarar verecek
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç´ın geçmişte parti kapatma davalarına ilişkin tutumunu dikkate alırsak Kılıç´ın siyasi belirsizliği kaldırmak için süreci hızlandırmaktan yana olacağını öngörüyoruz. şunu da belirtelim ki Refah ve Fazilet Partisinin kapatılma davalarında Haşim Kılıç şu anki mahkeme üyesi Sacit Adalı ile birlikte kapatmaya karşı oy kullanmıştı.
[B][COLOR="Red"]AKP´nin kapatılması yönünde bir karar olasılığı medyada da giderek daha fazla artıyor. Biz de kapatılma olasılığını % 50´nin üzerinde görüyoruz.[/COLOR][/B]
-
Borsalar bu kez petrole rağmen toparlandı
29.05.2008
Borsalar yeniden 130 doların üzerine çıkan petrol fiyatlarına rağmen toparlanma eğilimini sürdürdü. ABD´de dayanıklı tüketim malı siparişlerinin beklenenden iyi gelmesi ABD´nin ardından Asya´da da hisselerin yükselmesini sağladı. Neredeyse bütün seansı ekside geçiren Dow Jones son bir saatte gelen alımlarla % 0,39 artışla 12,597 puandan kapandı.
Petrol dün çok hareketli bir gün geçirdi. [COLOR="red"]Önceki gün 133 dolar seviyesinden başlayan düşüş 126,75 dolara kadar sürdü. [/COLOR]Ardından Morgan Stanley´in raporuyla alımlar tetiklendi ve [COLOR="red"]petrol 131 doları geçti.[/COLOR] Morgan Stanley´in global ekonomiden sorumlu ekonomisti Richard Berner´in raporunda yüksek fiyatların gelişmekte olan ülkelerin petrol talebini etkilemediğini ve fiyatların
kolaylıkla 150 dolara çıkabileceğini belirtmesiyle yeniden yükseldi.
Petrol Asya´da 130 dolar civarında işlem görüyor.
[COLOR="red"]ABD 10 yıl vadeli hazine tahvilleri Ocak´tan bu yana ilk kez % 4´ün üzerine çıktı. Faizin yükselmesinde Fed´in Ekim ayında faiz artırımına gidebileceği beklentisinin güçlenmesi etkili oluyor. [/COLOR]Chicago Borsası´nda işlem gören kontratlara göre Ekim ayında çeyrek puanlık faiz artırım olasılığı % 60. Mayıs ayı başında böyle bir olasılık fiyatlanmıyordu.
Asya´da borsalar karışık bir seyir izlerken Tokyo´da hızlı bir yükseliş var. ABD´de nakliye malları hariç dayanıklı tüketim malı siparişlerinin % 2,5 artması ihracatçı şirketlere gelen alımlarla Nikkei 225 Endeksi´nin %% 3´e yakın yükselmesini sağladı. Hong Kong ve Şanghay yatay bir seyir izliyor.
ABD´de dayanıklı tüketim malı siparişleri Nisan ayında beklentiler altında azaldı. Dayanıklı tüketim malı siparişleri yüzde 0.5 düştü. Analistler, siparişlerin yüzde 1.1 düşeceği beklentisindeydi. Nakliye malları hariç siparişlerin yüzde 2.5 artış göstermesi piyasaları olumlu etkiledi. Nakliye hariç siparişlerin yüzde 0.5 azalması bekleniyordu.
[COLOR="Red"]ABD´de bugün ilk çeyrek GSYH verisi açıklanacak.[/COLOR] Geçen ay açıklanan kesin olmayan ilk rakam % 0,6 artış göstermişti. Bugün 15.30´da açıklanacak yine kesin olmayan rakamın ise % 0,9-1 olması bekleniyor.
-
[COLOR="Red"][B]Ayı piyasasından çıkmak için erken[/B][/COLOR]
29.05.2008
Son bir yıl içinde hisse senetleri piyasaları için yaptığı tahminlerde isabetli tahminlerde bulunduğu için yıldızı parlayan Morgan Stanley Avrupa stratejisti Teun Draaisma bu kez uzun vadeli bir analizle ayı piyasasının ortasında olduğumuzu ve hisse fiyatlarının dibe ulaşmaktan uzak olduğu görüşünde. Draaisma bu raporu hazırlarken 2005´te yayınlanan Russell Napier´in "Anatomy of the Bear" (Ayının Anatomisi) adlı kitabından da yararlandı. Napier ABD hisse piyasasının 100 yüzyılını inceledi ve buna göre hisse senetlerinin aşırı değerlendiği dönemleri hisselerin değerlerinin çok altında işlem gördüğü dönemler izliyor.
Napier´in analizlerinden yararlanan [COLOR="red"]Draaisma[/COLOR] bir süre önce "ayı piyasası rallisinin sona ermek üzere" olduğunu belirttikten sonra [COLOR="red"]şimdi de "ekonomideki yavaşlamayla birlikte sert fiyat düşüşleri" bekliyor.[/COLOR]
Draaisma´nın gerekçeleri şunlar:
1- Değerlemeler çok çok düşük seviyelere iner. Bugün hisse senetleri yeterince ucuz değil ve en azında [COLOR="red"]%50 düşmeye ihtiyaçları var.[/COLOR]
2- Hisse senetleri yavaşça ucuzlayacak. Ayı piyasasının ortalama süresi 14 yıldı. Bugünün mesajı : [COLOR="red"]14 yıllık ayı piyasasının 8. yılındayız[/COLOR].
3- Ayı piyasasının dibindeki duyarlılık çok büyük oranda olumsuz değil. Ayı piyasasının dibinde hiç boğa olmayacağına dair yaygın mit yanlış. Pek çok piyasa yorumcusu tam da ayı piyasasının dibinde doğru kararla alım yapmayı tercih eder. [COLOR="red"]"Hisse senetleri öldü" ve "hisse senetleri için bir gelecek yok" gibi konuşmaların artması dibe gelindiğinin bir göstergesi gibi kabul edilir. Fakat bu gerçek olmaktan çok uzak. Buna ek olarak can alıcı bir son ve yüksek hacimlerde yapılan son bir satış diye bir şey de yoktur.[/COLOR] Tam tersi son düşüş gittikçe azalan işlem hacimleriyle gerçekleşir. Bunu izleyen yüksek seviyelerde yüksek hacimler ayı piyasasının bittiğini onaylar. Bugünün mesajı: Makro görünümde ayı piyasası meyilli olan birçok insan olmasından dolayı bunu bir işaret olarak almayın. Bu ayı piyasasının en düşük noktasının klasik bir işareti değil.
4- Sabır. Hisse senetleri [COLOR="red"]ekonomik resesyondan çıkışı 6 ila 9 ay öncesinden göstermezler[/COLOR]. Önden gitme süresi çok daha kısadır, genelde hisse senedi ve ekonomik iyileşme beraber yürür, çok az olarak da hisse senetlerindeki düzelme ekonomiyi izler. Anahtar sözcük sabır.
5- Zaman değişti fakat çoğu kural değişmedi. Her ne kadar zaman değişse ve ekonomiler farklı şekilde işlese, yatırımcılar tartışılır bir şekilde daha sofistike olsalar da ayı piyasasının dibine ulaşıldığında görülen pek çok işaret ve karakteristik aynı kaldı.
6- Fed´le dövüşmeyin. Fed faiz oranlarını indirirdiğinde ve hisse senetleri ucuzladığında satın almalısınız. Birkaç önemli istisna var: Kasım 1929´da, Mart 1980´da ya da Ocak 2001´de Fed gevşemesi hisse satın almaya başlamak için yanlış sinyaldi. Bugünün mesajı: [COLOR="red"]Hisse senetleri ucuzca Fed´le savaşmayın fakat hisse senetleri henüz yeterince ucuz değil. [/COLOR]
7- Birkaç erken ekonomik iyileşme işareti var. [COLOR="red"]Bakır fiyatı dibe vurup yükselmeye başlar, oto satışları artar ve stoklar çok düşük seviyelere iner.[/COLOR] Bugünün mesajı: Bakır fiyatı henüz düşmedi bile bu yüzden ayı piyasasından çıkıştan uzak bir noktadayız.
8- Tahvil piyasaları bazı iyi uyarı sinyalleri verir. Hisse senetleri en düşük seviyesine gelmeden önce hazine ve şirket tahvilleri sırasıyla ortalama 10 ay ve 4 aylık ralliler yapar. Bugünün mesajı: [COLOR="red"]Devlet tahvilleri henüz düşmeye başlamadı.[/COLOR] Özel şirket tahvilleri Mart´ta dibe vurup toparlanmaya başladı, bu da hisse senetleri için dibten çıkış sinyali olabilir ama öteki işaretler olmadığı ve şirket değerlemeleri çok yüksek olduğu için bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz.
-
[B]MUTL-U olmak mı MUTL-U ölmek mi[/B]
Morgan Stanley´in eski ekonomisti,
İflah olmaz iyimser Serhan Çevik´in Türkiye için yazdığı bir raporun başlığıydı,
Sisipusun Laneti.
Mitolojide bir öykünün kahramanıdır Sisipus,
Sırtında koca bir kayayla dik yokuşu çıkmayı başarır.
Başarır ama sonra kaya aşağı yuvarlanır.
Herşey başa döner.
Her seferinde aynı senaryo tekrarlanır.
Türkiyemde kayayı taşıyanlar,
Zirveye giderken kullanılan yollar,
Zaman zaman degişse de amaç aynı,
Zirveye ulaşmak ve orada kalabilmek.
Bugünlerde kaya tekrar aşağı yuvarlanıyor,
Hem de önüne çıkanları ezerek,
Faizleri yukarı, büyümenin barometresi borsayı aşağı iterek.
Peki kaya nerede duracak?
Durduğu yerde ne kadar kalacak?
Parti kapatılırsa ne olacak?
Kapatılmazsa ne olacak?
Bu ülke bu kayayı yukarı taşımasını bilir.
Bu kadar emek harcayıp yukarı taşıyan ülkem orada nasıl tutulacağını da öğrenir.
Latin Amerika ülkelerinden Brezilya´nın geldiği olumlu nokta ülkemin potansiyelinden küçük bir örnektir.
Ülkemde kriz çıkmaz,
Uzun vadeli sermaye çıkmaz,
Olsa olsa aza tamah edenler olduğu yerde rahat etmez.
Burada havuç çok büyük,
Dünyada da hala aç tavşan dolu.
Yüzde 10´un üstünde reel faiz,
Hisse fiyatı yüzde 50 iskontolu sağlam bankacılık sistemi,
Daha düşerse kendi malımı kendim alırım diyecek patronlar,
Döviz taşımaktan bıktım ev mi alsam diyenler varken,
Dibi bulayım öyle alayım demek bize düşmez.
Biz faniler görürüz göremeyiz bilemem ama mutlu olmadan mutlu ölünmez.
Ülkemde,
Umutlu olmadan U-turn (u dönüşü) çizilmez.
FULYA KOCABALKAN