29 Kasım 2009 Pazar
|
Uranyum
| Nükleer santrallerde kullanılan Uranyum bitme aşamasında filan değildir. Bu santralerde okadar az uranyum kullanılır ki sizin sözünüzü ettiğiniz şey bu olaya çok uzaktır… Bir nükleer santralin yakıtı bir tırdır sadece ~40senelik. Bir sürü |
Petrol konusunda da çok uzun yıllar yeteceği şeklinde
dezenformasyon yapılmaktadır. Fakat sizin yaptığınız gibi detaylara
bakıp dikkatli inceleyince petrolün peak yaptığı anlaşılmaktadır.
Scientific American’da martta bir makale çıkmıştı, uranyum 60.000 yıl
yetecek şeklinde…Dünyanın sıkıntıya girdiği dönemlerde böyle balonlar
sıkça uçurulur,biyo-yakıtlarda da böyle olmustu,Hidrojende de,ve ilk
bakışta uçurulan balonlar doğrudur,çapanoglu ancak detaylara girilince
ortaya çıkar.
Yani gerçeklerin bazıları söylenir bazıları saklanarak bir dezenformasyon kampanyası yapılır.
Uranyum’da da durum buna benzemektedir,Uluslararası enerji ajansının uranyum üretim grafiği aşağıdadır.
29 Kasım 2009 Pazar
|
Tek bitip ekonomik zarar verecek şey petroldür
[quote=von mises;169728]Sadece petrol değil, bir kaç gün önce okuduğum bir yazıda Lityum’un bitme aşamasında olduğu yazıyordu. Yine nükleer santrallarda kullanılan uranyum bitme aşamasındadır. Son bir yıl içinde Abd ve Rusya’da nükleer santrallarda kullanılan uranyum, silahsızlanma sebebiyle sökülen nükleer füze başlıklarından sağlanabilmiştir.[/quote]
Nükleer santrallerde kullanılan Uranyum bitme aşamasında filan değildir. Bu santralerde okadar az uranyum kullanılır ki sizin sözünüzü ettiğiniz şey bu olaya çok uzaktır…
Bir nükleer santralin yakıtı bir tırdır sadece ~40senelik. Bir sürü Uranyum madeni bulunmuştur. Gözünüzün önüne getirirseniz ne kadar çok yakıt olduğu ortaya çıkar. Hatta breeder reaktörler sayaesinde bu tip yakıtlar daha değerli yakıt Pu üretmekte ömürlerine ömür katmaktadır.
Sözünü ettiğiniz olay ABD-Rusya silahsızlanma yüzünden bu santrallerde füze başıkları imha edilmekte ve enerji sağlanmaktadır. Yani o başlıklar olmasa zor yakıt bulunur gibi bir durum yoktur. Ben size daha yüzlerce yıl bol U yakıtı olduğunu söyliyebilirim. Hadi oha bitirdik diyelim bu kez binlerce yıl yetecek thoryum yatakları mevcuttur…
Tek bitip ekonomik zarar verecek şey petroldür. Bu konuda haklısınız….
1940 dan beri çalışmakta olan Suidi petrol yatağının kenar havzalarından 2008 den beri sene su çıkmaya başlaması buna en güzel delildir.
29 Kasım 2009 Pazar
|
Dünyada kaynak kısıtlılığı sözkonusudur
[quote]Dünyada finansal kriz çıktığı için büyüme durmamıştır. Büyüme durduğu için finansal kriz çıkmıştır.Finansörler 2007-2008′de dünya petrol üretiminin zirve yaptığını bu yüzdende büyümenin durduğunu veya durmak üzere olduğunu farketmişlerdir yani uykularından uyanmışlardır. Bunu farkeder etmezde kredi vermeyi durdurmuslardır,haksızda değildirler hiç bir banker geri dönmeyeceğini bile bile kredi açmaz.[/quote]
Önceki yazıda kısmen yukarıdakileri yazmıştım. Dünyada kaynak kısıtlılığı sözkonusudur.
Sadece petrol değil, bir kaç gün önce okuduğum bir yazıda Lityum’un bitme aşamasında olduğu yazıyordu. Yine nükleer santrallarda kullanılan uranyum bitme aşamasındadır. Son bir yıl içinde Abd ve Rusya’da nükleer santrallarda kullanılan uranyum, silahsızlanma sebebiyle sökülen nükleer füze başlıklarından sağlanabilmiştir.
Son Dubai olayına da bu açıdan bakmak gerekir.
Dubai, Asya ve Afrika’nın kara para aklama merkezidir. Dubai’nin Ağası, din kardeşimiz muhterem Şeyh Maktum’dur. Bu kişi ”Global Bankerlik hiyerarşisinde” Bay Soros’dan önce gelir. Global kriz sebebiyle kara paraya karşı sert önlemler alınınca,sadece inşaat ve turizme yatırım yapmış olan Dubai topu dikmiştir. Buradan İnşaat ve Turizm sektörlerinin Global krizden en fazla etkilenmiş ve etkilenecek sektörler olduğunu görüyoruz.
Bundan Türkiye’nin çıkarması gereken önemli dersler vardır. İçine girdiğimiz dönemde kara paraya uyuşturucu parasına güvenip iş yapmaya kalkmak deliliktir,başınıza olmadık dertler açılır. Türkiye’de de inşaat ve turizm en fazla etkilenen sektörler olacaktır. Şuanda emlak fiyatlarının krizden etkilenmediğini bile yazabilirim. Konut piyasasında fiyatlar maliyetlerin bile altına gelebilir. Büyük bir forumda emlak piyasasını tartışmıştık ve son olarak aşağıdaki yazıyı eklemiştim. Ertesi gün foruma girmek istediğimde girememiştim. Hiç bir sebep belirtilmediği için aşadaki yazı yüzünden foruma giremediğimi zannediyorum. Bu tartışmada konut fiyatlarının normal şartlarda 120 aylık kira bedeli karşılığı olduğunu savunmuştum.
Not: İlk cümle mecazi anlamda kullanılmıştır.
Laikleşme, insanların kafasının içinde değişiklikler yapılarak olabilir.
Çabuk olmaz, uzun bir süreçtir.
Kolay olmaz, insanlar müthiş direneceklerdir, o kuşağın laikleşmesi bana göre mümkün değildir. İkinci kuşak, daha sonra da üçüncü kuşak laikleşecektir.
Laikleşmiş insanlardan icatlar, keşifler bekleyebilirsiniz.
Gerçekten laiklik yerleşmişse bilimsel anlamda müthiş gelişmeler, sanat anlamında evrensel eserler ortaya çıkacaktır. Toplum artık aydınlanmıştır.
Ülkenin dünya çapında işadamları vardır. Onbinlerce insana iş yaratırlar, işlerini sürekli büyütürler, birbirleri ile delicesine rekebet ederler.
En kaliteliyi en ucuza üretmek için gece gündüz çalışırlar. Bu artık bir felsefe haline gelmiştir. Ortaya çıkan ürünler(sanayi anlamında) birer mühendislik harikalarıdır.
Yukarıda yazdıklarımı işadamları ve girişimciler yapacaktır.
Oluşturduğunuz sistem, arsa ve emlak spekülasyonuna izin veriyorsa ve servet bu şekilde kolayca aktarılıyorsa laikleşme gerçekleşmez.
Çünkü siyasetçilere yakın olanlar, içeriden bilgi alabilenler kolayca servet sahibi olacaklardır. Bilmeniz gerekenler köprü nereden geçecek, yol nereden geçecek, hangi bölge imara açılacak, bu kadar basit. Ne çalışma var, ne rekabet var, ne araştırma var. İktidardaki siyasi partiye yakın olmanız yeterlidir.
Konjoktürel anlamda, paranın tarih boyunca en çok olduğu dönemde, dünyanın en yüksek faizini vererek, tarih boyunca görülmedik ölçüde borçlanıp, bu paraları inşaat yapanlara verip, ihtiyacın çok üzerinde konut yaparak sadece büyüdüğümüzü ve geliştiğimizi sanabiliriz. Bu bir masaldır.Yapılan sadece servet transferidir.
Gelişme nedir, diye sorulabilir. Ben bir örnek ile şöyle anlatabilirim. Gelişmiş bir ülkede üretilen Mercedes adlı otomobil bir mühendislik harikasıdır. Arkasında felsefe, tarih, kültür ve en önemlisi laiklik vardır. Fakat aynı fiyata orada Lexus duruyorsa ve bir adam Mercedes alıyorsa, o adam eşşeklik sınavını başarıyla geçmiştir.
İnşaat yaparak gelişme sağlanamaz. İnşaat; taş, toprak, kum, çimento ve demirden yapılır. En eğitimsiz insanlar bile inşaat yapabilir. Bu topicde konutun kutsal olduğunu yazanlar bile oldu. Komiktir.
İnşaat yapmanın gelişme olarak kabul edildiği bir ülkede, mevcut siyasi iktidara yakın olan ve inşaat yapanlar hızla zenginleşirler. Artık çok paraları vardır. Son model arabalara binerler, badem bıyıklıdırlar, hanımları türbanlıdır. Son derece pahalı elbiseler giyerler( nedense üstlerinde eğreti durur). Gider, Etiler For Seaseans’da yemek yerler.
Bu durum Kürt Raporunun yazarı ve Kürt açılımının destekçisi Prof.Doğu Ergil tarafından da laikleşme olarak kabul edilir.
İnşaat yapmak gelişme ise, yukarıda yazdıklarım da laikleşme ise o zaman kira çarpanı gerçekten 200-250 dir ve de yükselecektir. Değilse 120 dir. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?[/quote]
Herkesin Kurban Bayramını kutluyorum.
29 Kasım 2009 Pazar
![]()
|
Dubai Çöküşü
Projelendirdiği ultra lüks yatırımlarla dünyanın yeni çekim merkezi
olan Dubai’de iflas paniği yaşanıyor. Körfez bölgesinin en gözde finans
merkezi Dubai’de devlete ait en büyük yatırım şirketlerinden Dubai
World’ün piyasaya olan 59 milyar dolar borcunu ödeyemeyeceğini
açıklaması dünya finans piyasalarına bomba gibi düştü. Projeye finans
sağlayan Avrupalı bankaların hisseleri inişte. Arjantin’in 2001’de
yaşadığı 100 milyar dolarlık iflasın ardından en büyük iflas
tehlikesiyle karşı karşıya kalan Dubai, Körfez bölgesi ve Arap
ülkelerine karşı da güvensizlik uyandırdı. Önemli uluslararası
derecelendirme kuruluşları not düşürdü.
70 dev alacaklı kapıda
Borçlarını ödeyebilmek için alacaklılarından Mayıs 2010’a kadar 6 ay
erteleme isteyen Dubai World’ün 70 civarında alacaklısı var. Bunlar
arasında en başta Abu Dhabi Ticari Bankası geliyor. Ertelenmesi istenen
borcun yaklaşık 40 milyar doları da Avrupa bankalarına ait. Bu bankalar
arasında da Credit Suisse, HSBC, Barclays, Llyods ve Royal Bank of
Scotland bulunuyor. Dubai yönetimi borç erteleme açıklamasının ardından
uluslararası vergi ve danışmanlık şirketi Deloitte’a başvurarak Dubai
World’ün yeniden yapılandırılmasını istedi.
Piyasalara 80 milyar dolar borcu var
Fazla petrol geliri bulunmayan Dubai, hızlı büyümesini ve büyük inşaat
projelerini finanse etmek için sermaye piyasalarına bağlı durumda. Son
durumu yorumlayan İngiliz Matrix Group yöneticisi Norval Loftus,
“Dubai, yatırımcıların en nefret ettiği duruma düştü” açıklamasını
yaptı. Dubai’nin 80 milyar dolarlık borcunun 59.3 milyar doları Dubai
World’den geliyor. Şirketin elinde 2008 sonu itibariyle 99.6 milyar
dolarlık da varlık bulunuyor. Dubai’nin gelecek ay 4.3 milyar dolar ve
ocakta da 4.9 milyar dolar borç ödemesi bulunuyordu.
Ülkesinin hem şeyhi, hem CEO’su
Dubai Şeyhi Muhammed bin Raşid el Maktum (62), turizm ve finans merkezi
haline getirmek için çalıştığı Dubai’yi Palmiye Adası, Burj el Arab
Oteli ve dünyanın en uzun binası 800 metrelik Burj Dubai kulesi gibi
iddialı projelerle meşhur etti.
ABD ekonomi dergisi Forbes’un sıralamasına göre, 12 milyar dolarlık
kişisel servetiyle dünyanın en zengin 5. kraliyet mensubu. Abu Dhabi
şeyhi el Nahyan ise 18 milyar dolarlık servetiyle en zengin 3. asil. El
Maktum’un Hind bint Maktum bin Juma el Maktum ile Haya bint el Hüseyin
adlı iki eşi bulunuyor. Haya bint el Hüseyin, Ürdün Kralı Abdullah’ın
da kardeşi. Sekizi erkek, 11’i kız 19 çocuğu bulunan el Maktum
çocuklarını spora teşvik ediyor. Kızı Maitha, Birleşik Arap Emirlikleri
tekvando milli takımında. Dünyanın en fazla yarış atına sahip ismi
olarak bilinen el Maktum’un 68 atı İstanbul dahil olmak üzere birçok
kentte koşuyor ve ödüller kazanıyor. El Maktum’un Japonya, Avustralya
ve ABD’nin aralarında olduğu 6 ülkede haraları bulunuyor.
El Maktum, ülkedeki yatırımları gerçekleştiren Dubai Holding’in yüzde
99.67 hissesine sahip. Ülkesinde geleneksel kıyafetlerle dolaşmayı
tercih eden el Maktum, özellikle at yarışları için İngiltere’ye
gittiğinde ise bir İngiliz centilmeni gibi giyiniyor.
Şeyh Maktum ‘İyiyiz, sorun yok’ diyordu
- 2.5 milyonluk nüfusuyla ülkenin en kalabalık emirliği olan Dubai,
petrol zengini Abu Dabi emirliğiyle birlikte ülkede veto gücü bulunan
en nüfuzlu iki emirlik.
- Dubai’yi 1833’ten beri El Maktum hanedanı yönetiyor. Abu Dabi’nin
başında ise El Nahyan hanedanı var. Şu anki Dubai Şeyhi Muhammed bin
Raşid Maktum, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Başbakanı ve Başkan
Yardımcısı.
- Abu Dabi’yi yöneten el Nahyan ailesi projeler konusunda muhafazakâr
olarak bilinirken Dubai’yi yöneten el Maktum ailesinin tüm projeleri
dünyanın ilgisini üzerine topluyor.
- Ana gelirleri finans, emlak ve turizm olan Dubai’nin ekonomisinde
petrol ve doğalgazın payı ise yüzde 6 seviyesinde. El Maktum, Dubai’yi
yıllardır bir finans ve turizm merkezi haline getirmeye çalışıyor.
- Küresel krizle birlikte Maktum, ülkedeki fazla likiditeyi ve inşaat sektöründeki fazla açılma iddialarını kabul etmiyordu.
- Maktum, iki ay önce bir röportajda borçlar sorulduğunda, “Hiçbir
endişemiz yok. İyiyiz” dedi. Bu ay da Dubai’yi eleştirenlerin sesini
kesmesini söyledi.
- Son dönemde Dubai World şirketindeki gidişattan pek memnun olmayan
Maktum, başkan Sultan Ahmed bin Sulayem’i geçen hafta Dubai’nin ana
holding şirketlerinden Investment Corporation of Dubai’nin yönetiminden
çıkarmıştı.
Körfezin hissedar olduğu Daimler, Porsche ve Sainsbury hisseleri düşüşte
Küresel krizin etkilerinin yavaş yavaş geçtiğinin konuşulduğu bir
ortamda, Dubai’nin iflasın eşiğine gelmesi dünya piyasalarını paniğe
sevk etti. Avrupa borsalarında açıklamanın getirdiği endişeyle yüzde
2’nin üzerinde düşüşler yaşandı. Asya borsalarındaki düşüş rakamı yüzde
4’leri buldu. Şirket hisselerine bakıldığında en büyük düşüş Londra
borsasında yüzde 7’yle ING bankası hisselerinde oldu. Dubaili
yatırımcıların hissedar olduğu Alman Daimler, Porsche ve İngiliz
perakende devi Sainsbury’nin hisselerinde düşüş yaşandı. Aabar’ın yüzde
9.1’ine, Kuveyt’in yüzde 6.9’una sahip olduğu Daimler yüzde 4.55,
QIO’nun yüzde 26’sını kontrol ettiği Sainsbury hisseleri ise yüzde 1.65
düştü. Yüzde 10’u Qatar Holding’e ait olan Porsche hisselerindeki düşüş
yüzde 5.05 oldu. Dubai’nin borç erteleme açıklamasının piyasaların
kapalı olduğu İslam dünyasının Kurban Bayramı ve ABD’nin Şükran Günü’ne
denk getirilmesi dikkat çekti.
Ünlülerin yatırım merkezi
Dubai’nin hızlı büyümesinde büyük rolü bulunan Dubai World, liman
işletmeleri ve dünya çapında inşaat projelerine sahip. Dubai World’e
ait inşaat şirketi Nakheel, halen yapımı devam eden çok iddialı
‘Palmiye Adası’ (Palm Jumeirah) projesinin sahibi. Palmiye Adası’ndan
ev aldığı bilinen Brad Pitt ve eşi Angelina Jolie ile David Beckham
gibi ünlülerin durma tehlikesi yaşayan Dubai projelerinden etkileneceği
belirtiliyor.
Analistler ‘kusursuz fırtına’ dedi
Torontolu RBC Capital Markets yöneticisi Nick Chamie, “Dubai, küresel
likidite bolluğunun en büyük göstergesiydi. Bu olaydan sonra dünya
çapında, özellikle gelişmekte olan ülkelerde iflaslar görülmeye
başlanabilir” yorumunda bulundu. Nakheel’in ayakta
kalması için Dubai’nin şirkete çok büyük para enjekte etmesi
gerektiğini belirten Commerzbank stratejisti Luis Costa ise, “Şu andaki
şartlar kusursuz fırtına” dedi. İsviçre’nin en büyük bankası UBS,
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Nakheel’in iflasını önleyeceğine
inandıklarını açıkladı.
KRİZDE EMLAK BALONU PATLADI BATIŞLAR GELDİ
- Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yedi özel emirliğinden
biri. Krizde batma noktasına gelen Dubai’nin yıldızının söneceği, Abu
Dabi’nin BAE’yi eline geçireceği konuşuluyor.
- Dubai BAE’nin petrol dışı genel ticaretinde önemli pay sahibi.
- Petrolü pek olmayan Dubai’nin milli geliri 75 milyar dolar. 2010
sonuna kadar 22, 2012 sonuna kadar 50 milyar dolar borç ödemesi
gerekiyor. Bu rakam üç yılda milli gelirin üçte ikisine denk geliyor.
- Dubai, 2009’un ilk çeyreğindeki 56 milyar dolarlık ihracatını yılın
ikinci çeyreğinde yüzde 6.5 arttırdı. BAE’nin toplam ihracat rakamı 210
milyar doları (2008) buldu.
- Serbest bölgeleri ve yabancı yatırımlarla Ortadoğu’nun önemli
ticaret üssü olan Dubai, birçok uluslararası şirketin Ortadoğu merkezi.
Projeler elde kaldı
- Son 10 yılda başta emlak olmak üzere turizm, finans alanında büyük yatırımlar yapıldı.
- Dubai’nin yabancı sermaye ve dev inşaat projelerine dayanan büyüme modeli global krizle birlikte adeta son buldu.
- Petrol fiyatlarının yükselişiyle birlikte BAE’nin artan ihracat
gelirleri, 2009’da petroldeki düşüşle birlikte ülke ekonomisini olumsuz
etkiledi.
- Kriz Dubai’de art arda proje iptallerine yol açtı. İnşaat, turizm,
konutta başlayan 100’ü aşkın önemli projenin durdurulduğu veya iptal
edildiği belirtiliyor. Sadece Dubai’de kriz nedeniyle yaklaşık 24
milyar dolarlık konut projesinin iptal edildiği tahmin ediliyor.
- 2008’e kadar Dubai’de gayrimenkuller inşaat başlamadan satılıyor ve
sürekli prim yapıyordu. Global krizle son bir yılda ofis fiyatları
yüzde 58, rezidans fiyatları yüzde 43 düştü. Tamamlanmış ofislerin
yüzde 59’u kiracı bekliyor.
Abu Dabi’den destek
- Ertelenen projeler bankalarla şirketlerin finansal ilişkilerini olumsuz etkiledi.
- Dubai hükümeti 2009’da 20 milyar dolarlık bono programını yönetmesi için bir destek fonu kurdu.
- Dubai, şubatta Abu Dabi’ye 10 milyar dolarlık bono satışı yapınca
durum bir kurtarma operasyonu olarak görüldü. Çarşamba günü de
Dubai’den Abu Dabi’ye 5 milyar dolarlık daha bono satışı yapıldı.
- Ancak Abu Dabi’nin artık daha fazla yardıma çok da sıcak bak-maya-bileceği belirti-liyor.
İngiltere’deki gayrimenkuller satılabilir
Bazı alacaklıların borçları Mayıs 2010’a erteleme isteğini kabul
etmemesi durumunda, Dubai yönetiminin uluslararası gayrimenkul
varlıklarını acilen satmaya başlayabileceği belirtiliyor. Emlak
uzmanları Dubai yönetiminin yakın bir zaman dilimi içinde özellikle
İngiltere’deki gayrimenkul varlıklarını satmak durumunda kalabileceğini
söylüyor. Kredi piyasalarında güvenin anahtar kavram olduğunu belirten
uzmanlar, Dubai’nin güvenilirliğini daha fazla zedeletmemek için
uğraşacağını dile getiriyor.
26 Kasım 2009 Perşembe
|
Vob
çin %3 eksi olmak üzere, biz kapanırken 10426 olan fdow su anda 10401. tatil riskine girmek istemeyen yatırımcılar piyasayı aşağı cekebilirler.57600 ve 57725 ilk dirençler. destek olarak ilk önce karşımıza 56875 in cıkacağını düşünüyorum. açıkçası haftayı ve ayı 56875 in altında bir rakamla kapatıcağımızı düşünüyorum.
biz tatilken 1,5 gün fazladan açık olacak dow endeksininde bu sürede düşeceğini ve tatil dönüşü bizim eksi gaple düşüşe kaldığımız yerden sertleşerek devam edeceğimizi düşünüyorum. tüm yazdıklarım kişisel fikirlerimdir. yanıladabilirm. Sonuçta geleceği Allah’dan başka kimse bilemez. benimkisi sadece tahmin.
Tüm dostların Kurban bayramını şimdiden tebrik ederim.
bayram dönüşü inşallah yeniden görüşmek üzere…










